Sevgili okuyucu bir haftalığına gittiğim Doğu Anadolu gezisinden, yazmak istediğim bir çok şey oldu..
Memleketimin taşını toprağını çok seven bir insanım. Her karışını gezip görmek istiyorum. Ve çoğu gezgin gibi gittiğim yerlerde ''Ah!keşke burada yaşasam'' diyorum. Bunu hissetiğim çok oldu. Van'da bunlardan biriydi. Lakin kış aylarının ne kadar uzun olduğunu , karlı,buzlu ,soğuk hallerini düşününce bu isteğim köreldi. Yine de Van güzel ve yaşanılası bir şehir.Hemen her imkan erişilebilir durumda, üstelik hayat pahalılığı henüz buralara uğramamış. Hala bir bardak çayı 20 -25 TL ya içebiliyorlar. Hatta lokantalarda hala ikram olarak veriliyor. İstanbul'da bunlar artık nostalji oldu. Hani Yunanistan'a gidip ''şöyle ucuz yiyoruz, böyle ucuz içiyoruz'' diyenlere tavsiyem; bir de Doğu Anadolu 'da yiyip içmeleri. Aynı ülke içinde fiyat, lezzet ve porsiyon açısından ne kadar büyük farklar olduğunu görecekler.Hem de euro harcamadan, kendi paramızla.
Evet, geziler çok güzel anılar kazandırıyor. Tat, koku, duygu, düşünce dünyamız genişliyor. Unuttuğumuzu düşünsek de bir gün bir yerde bir tanesi önümüze düşüp bizi mutlu ediyor. Gezmek güzel.
Son olarak da size Tuzluca Tuz mağarasından bahsetmek ve resimlerini paylaşmak istedim. Iğdır'da milyonlarca yıl önce oluşmuş ve Türkiye'nin 100 yıllık ihtiyacının karşılamaya yetecek büyüklükte bir tuz rezervini barındıran mağara var;Tuzluca . Tuz mağarası günümüzde sağlık ve turizm açısından da hizmet vermekte.Girişi böyle ,tepelerde ve yamaçlarda görülen beyazlar tuz. Dışarısı sıcak olsa da içerisi çok serin. Klimalı ortamlar gibi.
Çok büyük galeriler açılmış, devasa boyutta. Aralarda oturma yerleri yapılmış. Işıklandırma ve hafif çalınan müzik mağarayı ilginç kılıyor .Başka bir gezegen gibi.
Mağaranın dışında tuz ve ürünlerini alabileceğiniz satış veri , temiz bir kafeterya var. Mağaraya giriş ücrete tabi.
Ve bir gezinin da sonuna geldik. Gittiğimizde Erzurum havaalanına ,heybetli Palandöken dağları manzarasına karşı inmiştik.
Dönerken ise Van Gölü kıyısında kurulan Ferit Melen Havaalanından binerek güzel bir uçuşla İstanbul'a geldik. İkisinde de şansımıza yeni uçaklardı.Gayet güzel uçtuk (Ferit Melen Türkiye Cumhuriyeti 14.Başbakanı ve Van'lı.)Doğu Anadolu'yu karlı dağları, yemyeşil ovaları ,samimi insanları ile yeniden tanımak ülkemizin ne kadar güzel ,insanımızın ne kadar şanslı olduğunu hatırlamak iyi geldi.







Harika yerler gidesim geldi ama fırsat bulamıyorum :)
YanıtlaSilUmarım en kısa sürede gidebilirsiniz.
SilBiz Güneydoğu'da10 güne yakin çok fazla yorulmuştuk. Dönüşte ucak olsaydi keske :(. Midyat'ta da tüm kasaplar gece bile açıktı ve etin kilosu bizdeki kiymanin yarısı fiyata satılıyordu. Hem de biftek dahil her tür etin kilosu aynıymış. Ne cok sasirdik. İstanbul ne pahaliymis öyle. Daha 1 yıl önce 1 küçük çay 10 TL idi belediyenin boğaz manzaralı 3 ayrı çay bahçesinde. Şimdi hiç sanmam 20 TL bile değildir. Ayrıca 2 top kalite dondurma 75 tl burada.
YanıtlaSilTuz mağarası ve o sanat galerisi gibi görüntüler çok ilgimi çekti, hiç duymamıştım. Emeklerinize sağlık bu güzel Doğu Anadolu diziniz için.
İstanbul'da çay artı yüz liralarda. Herkes termosu doldurup sahilde piknik yapar oldu. Dondurmada 100 TL den başlıyor topu. İstanbul aşırı pahalı hala göç alıyor. Köle misali oldu insanlar. Doğuya gidince şaşırıyoruz böyle.
SilTeşekkürler, sevgiler.
Doğu Anadoluyu henüz görmedim, merak ediyorum. "Biriktirdiğimiz tatların,kokuların önümüze düşmesi" de ne hoş bir ifade.Gercekten öyle oluyor. Damadımız Kars'tan,orada da tuz mağarası varmış. Yörede yaygın sanırım.
YanıtlaSildoğu anadolu deyince insanın aklına kuru sıcak geliyor, yunanistana gitmeli :)
YanıtlaSil