Toparlama.

Bayram tatilinde Ayvalık yine aşırı bir kalabalıkla karşılaştı. Dar sokaklar, küçük caddeler trafikle cebelleşti. Biz yazlıkçılar tabii ki mecbur değilsek Ayvalık'a inmedik. Sabah yürüyüşte akşamdan plajda eğlenen kalabalığın çöpleri etrafa saçılmıştı ,yine. Boş içecek şişeleri /hatta bazıların kırıp atmışlar çok tehlikeli/ yiyecek artıkları ,her türde çer çöp etrafa saçılıp bırakılmış. 
Etrafta çöp kutusu az evet ama olmak mecburiyetinde değil. Çöpünü alırsın yanına çöp kutusu bulduğun yere atarsın. Bu gibi kutular  ufak tefek çöplerin atılması için konulmuş, kutuların yanına torba torba bırakmışlar ama gelip alan yok. Çöpün yanında, epey önce yapılan beton bankları da geçen sene yine böyle kalabalık bir zamanda kırıp hallettiler. Onu da gelip tamir eden yok. 
Paslı demirleri çıkmış, kırık dökük duruyor.
Oysa bu sahil hem sakinliği hem manzarasıyla o kadar güzel ki. Ve etrafındaki evler o kadar bakımlı ki. Herkes evinin bahçesine şahane bakıyor, çimini, çiçeğini ihmal etmiyor ama bahçe duvarının ötesi ummurunda değil. 

Burası da instagram hesabı açıp ''en iyi tostu ben yaparım'' diye reklamını yapmaya başladıktan sonra dışardan epey müşteri edinen; sahilimizin salaş mekanı, biricik tostçusu. Bu civarın tüm çocukları ve gençleri buradan tost yiyerek büyüdük ve kesin hepimizin midesi bu tostlar yüzünden bir kez bozuldu:)) Bu bir gerçek ama yine de tostu çok lezzetliydi.Sadece tost değil, dondurma ,gazoz, ayran ye iç sen sonra babandan alır bizim tostçu nasılsa . Sonuçta babanda akşamları burada müzik eşliğinde takılacak,bir arpa suyu içecek belki. Taş oynayacak, muhabbet edecek. O da bu yazlıkta büyümüş ve tabii ki buradan çok tostlar yemiş. Ben uzun süredir yemedim, ağır geliyor artık öyle sosisli ketçaplı falan. Ama gençken ne lezzetli geliyordu. Şimdi artık tabii ki daha temiz çalışıyor, malum devir iletişim devri hele biri beğenmesin tostunu ,tüm şöhreti biter.. İnstagramdan görüp gelen çok oluyor. Biz bundan memnun muyuz? Değiliz pek. Sahilimiz çok kalabalıklaşıyor . Küçük bir plaj çünkü burası kendi halinde. Gelen de sükutu hayal oluyordur. Herşeyin reklam olduğu dönemleri yaşadığımız için azıcık bile adı çıkınca bir yerin ,hemen toplaşıveriyoruz. Neyse, bizim tostçumuz kazansın isteriz belki ilerde zincir kurar o da:)
🌞
Evet sevgili okuyucu ,bugün yine kendiliğinden yazılıveren tostçu hikayemden sonra artık şehrime döndüğümü de bildireyim. Ayvalık maceramıza ara verdik. Anayı babayı bıraktık orada, biz döndük. Artık iyice yaş aldılar/her ne kadar kabullenmeselerde/ tek başlarına nasıl idare edecekler, bilemiyorum. Aklım orada kaldı aslında. Tam iki arada bir derede durumundayım bugünlerde.

 
Ama evime döndüğüme  mutluyum. Tabi laptopuma  kavuştuğum için de mutluyum:) Neden götürmediysem artık. 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder