patatesçi geldii
24 Haziran pazar günü yapılacak ülkemiz için çok çok önemli seçim öncesindeki son hafta liderleri dinliyor, bazılarıyla umutlanıyor (''Yine yeniden'') bazılarına ağzımız açık ,şaşkın şaşkın bakakalıyoruz. Fırından buzdolabına, kek çeşitlerinden 15 yıl önce, bizim hiiç hatırlamadığımız hallerimizi dinliyor ,vay be!ne kadar gelişmişiz meğer ,diye hayret hayret bakıyoruz.
Bu arada hayat pahalılığı sinsi , sessiz fakat mutfakları derinden etkileyerek hızla ilerliyor. Gündeme pahalılığı ile bir anda gelip oturan soğan ve patates bunun en iyi göstergesi.
İşte içime doğmuş gibi, geçen yıl , 2017 Nisan ayında ,yani yaklaşık 1 yıl önce bizim pazarda patates soğan sergisini çekmişim, kilosu 1,5 TL ki, biz bunun 1TL nin altında olduğu zamanları çok çok iyi biliriz ..
Soğan hani o bildiğimiz her yemeğin olmazsa olmazı, kuru fasulyenin arkadaşı, çoban salatanın baştacı, balığın yanına bile en çok yakışanı kuru soğan artık dolarla endeksli 6 TL olmuş.Yani biz ki bol soğanlı zeytinyağlı yemeklere bayılırız, nasıl olacak şimdi.
Alışverişte alırken sormadığımız bir soğan patates kalmıştı;
-Yerli di mi evladım bu? diye
şimdi artık onu da sorucaz anlaşılan..
Patates yazı konusu olur mu demeyin. Gıda konusu çok önemli bu konuda yazılmış Saklı Seçilmişler kitabı ile ilgili yazıma bir göz atın o kitabı herkes okumalı bence.
Yani bu ülkede , bu verimli topraklara, ekip biçilebilecek sınırsız tarım arazilerine, göllere, nehirlere sahip bu topraklarda bir patates ve soğan bile
pahalı diye haber oluyor, dolar kuru ile değerlendiriliyor,6 -7 TL.den konuşuluyorsa ,ben de bunu buraya not olarak koyarım.
Efendim sonra ileriki yıllarda
-..bundan onbeş yıl önce evlerde buzdolabı yoktu ,fırın yoktu ,o yoktu bu yoktu,
herşeyi biz getirdik ,götürdük...diye konuşanlar olmasın.
Malum gündemde her gün yeni bir şey, her gün başka bir olay.
Biz bu ülkede patatesi soğanı ne zaman bir ziynet değerinde görüp, boynumuza beşi biryerde diye takarak ironisini yapmaya başlamışız ,yazalım da unutulmasın.
Nereden nereye,
vah halimize arkadaş,vah ki ne vah!...
Bayram bana erken geldi

Biraz uzak kalıyormuşum gibi geldi. Yazasım var ama şöyle başımı iki elim arasına alıp bir oturup düşünemiyorum ki bu aralar.Dokuz ayın çarşambası bir araya geldi gibi bir şey.
Bu dokuz ayın çarşambası arasında beni mutlu eden şeylerde var, beni çok
dertlendiren şeylerde var, beni yine çok mutlu eden şeylerde var.
Evet ,mutlu eden şeyler ikilendiğine göre ,dertlendiğim şeyi bir köşeye koyarak günlerimi geçiriyorum.
Amma velakin evde tüm kış ,temizlikten temizliğe girilen odalar doluverince,
gönlüme bir huzur geldi ki sormayın gitsin. Tamam ,itiraf ediyorum,
ilk geldikleri bir iki gün çamaşır ve ütü sarıyor dört bir yanımı,
ama olsun çamaşır dediğin nedir ki yıkanıp kuruyor,yerleşip bitiyor.
Sonra hasretleşip, dertleşip, yiyip içip ,muhabbete devam etme zamanı.
Dörtlüyü tamamladık yine..
Dolayısıyla bayram bana çoktaan geldi.Zaten bu güzel ve bizim aile için özel olan 14 Haziran tarihine ait takvim yaprağındaki mani gibi;
Sayılı gün tez biter, Ramazan gelir gider,
Orucunu tutanlar Çift katlı bayram eder,
Olgunu ,hamı gelir, Cim ile lamı gelir,
Ramazanın ardından Şeker Bayramı gelir.
hasret giderecekleri mutlu bir Şeker Bayramı diliyorum.
Şeker Bayramınız kutlu olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



