Ayvalık'ta Gece Başka Güzel..

 Bu yaz ,Ayvalık gecelerini yaşamak bir başka güzeldi. Önceki gelişlerimizde daha çok Cunda tarafına geçerdik. Bu kez ise Ayvalık'ta sokak aralarında, deniz kenarlarında çok güzel mekanlar keşfettik. Kalabalık ama keşmekeş değil, neşeli ama taşkın da değil. Tam kararında bir yaz hareketliliği vardı.

Aslında gece hayatı pek bize hitap etmez. Fakat bu kez hoş bir sürpriz yaşadık. Kızım üç günlüğüne yanımıza geldi. Tatili bir gündü , iki günde evden çalışma yapınca hem ona hem bize şahane bir kaçamak oldu.

''Zeytin Ağacı'' dizisinde gördüğümüz deniz kenarındaki meyhaneye gidelim dedik. Deniz kenarında demek haksızlık olur, sanki denizin içindeymiş gibiydi masalar. Sahibi de kardeşimin arkadaşıymış, o da geldi nefis bir akşam geçirdik. 

Güzel sesli  piyanist bey nostaljik şarkılar çaldı, arada söyledi de. Kendisine eşlik eden kadın şarkıcı repertuarı da fena değildi. Tabi gecenin ilerleyen saatlerinde ortam klasik '' vur patlasın çal oynasın'' havasına döndü.:)  Bu gibi ortamlarda en çok hoşuma giden şey önce mesafeli duran insanların , saatler ilerledikçe kaynaşması, hep birlikte şarkılar söyleyip, dans etmesi. Bir kaç saat önce birbirini tanımayan insanların gecenin sonunda aynı şarkılara birlikte eşlik etmesi. Bu bana hep çok sıcak gelir. 

Kızımla şahane bir gece geçirdik. Çıktığımızda İstanbul'daki gibi taksi zor bulunur diye düşünen yavrum, internetten bir taksi durağını aradı. ''Beş dakikaya geliyor abla'' demişler. 

Yol kenarında beklerken baktık hiç taksi sıkıntısı yok, biri gidiyor, biri geliyor. Hatta bir iki tanesi durdu, ''Bizim çağırdığımız taksi mi'' diye düşündük ama değilmiş.''Sizinle gidelim o zaman '' dedik. Şoförler ise,''Olmaz,siz bir taksi çağırmışsınız,ayıp olur arkadaşa gelir şimdi,'' diye bizi almadılar.

Tam ''keşke aramasaydık'' diye söylenirken bizim taksici çıkageldi. Meğer o akşam Ebru Yaşar konseri varmış, onun için yoğunmuş taksi trafiği.  Biz de o gece Ayvalık'ın neden yaz akşamları bu kadar sevildiğini bir kez daha anladık. Sadece denizi ya da mezeleri değil; insanı, müziği ve o kendine özgü sıcaklığı da insanın aklında kalıyor.



Ayvalık Geceleri

Ayvalık Gün Batımı


Şehir Susmayınca

 

Sıcaklar başlayınca açılan tüm pencerelerden içeriye, çevredeki dönüşümün yıkım sesleri  doluyor. Kimi binayı yıkıyorlar, yıktıklarının temelini kazıyorlar, koca kamyonlar daracık sokaklardan hafriyat çıkarıyor. Kimine beton mikserleri gelmiş beton döküyor. Bir hengame içinde.Kartal uzun yıllardır görmediğimiz, toptan bir dönüşüme girdi. Yıkılanların yerine yapılanlar, on beş -yirmi kattan aşağı değil. Nasıl yaşanacak, bilmiyorum. Bu arada yeni inşaatlardan birisinin okul olduğunu öğrenince çok  mutlu oldum. Hem de teşkilatı sağlam, ana okulu, ilk orta lise bir arada kampüs tarzı olacakmış.hadi bakalım. Çocuklarım büyüdü ama etraftaki bunca yapılaşma karşısında, hiç yeni okul yapılmamasına üzülüyordum doğrusu. Nihayet bu eksikliği görmüşler. Amaa , ama İstanbul bunaltıyor.

***

Sonra bizde hadi Ayvalık'a gidelim dedik.

Ayvalık
Ayvalık 

***

Geleli bugün tam bir hafta oldu. Deniz güzel, hava sıcak, etraf sessiz. Sadece kumruların hiç bıkmadan yorulmadan guguuk ,guguuk.. ötüşleri, ağustos böceklerinin çaldığı sazlar ve denizden gelen çocuk sesleri bu sessizliği bozuyor.

Ağustos böceklerine kim tembel diyebilir ki? Hiç durmadan cırıldıyorlar.