Bulaşıkçılar


 

Bulaşıkçılar, Morris Panych’in kaleme aldığı, kara mizah dozu yüksek ve absürt bir tiyatro oyunudur. Oyun, lüks bir restoranın mutfağında, sahne arkasında çalışan üç bulaşıkçının etrafında şekillenir. Görünmez emek, sınıf farkı ve insanın değersizlik duygusuyla mücadelesi; ironik diyaloglar ve sert bir mizah eşliğinde ele alınır.

Sahnenin merkezinde bulaşık yıkayan karakterler vardır ama asıl anlatılan, toplumun en alt basamağına itilen insanların iç dünyası, hayalleri ve öfkeleridir. Bulaşıkçılar, hem güldüren hem de rahatsız eden yapısıyla seyirciyi düşünmeye zorlayan, çağdaş tiyatronun dikkat çeken metinlerinden biridir.

(Zaten evlerimizde ve hatta işyerlerimizde hepimiz birer bulaşıkçı değil miyiz? Daimi olmasak da bir yerde bulaşığa eli değmemiş olanımız var mı?Üstelik çoğumuz da diplomalı bulaşıkçı.)

Bulaşıkçılar oyununda sevdiğim yıldızları da izleme fırsatı doğdu. Özge Özpirinçci,Ahsen Eroğlu, Şebnem Sönmez ve Ekin Eryılmaz sahnede tüm tiyatro konusundaki hünerlerini sergilediler. Gerçi seyirciler oyunculara kusur eyledi. 21.00 de başlayacak oyun seyircilerin yerleşememesi nedeniyle 21.15 olarak anons edildi, 21.15 de hala girenler olunca Özge Özpirinçci sahneye çıkıp oyuna başladı. Işıkların sönmemesi de garipti. Öyle kendiliğinden başladı oyun. Bir zamanlar kapıların kapanması, oyun sırasında içeri ve dışarı çıkılmaması, bir şey yenilip içilmemesi gibi nazik kurallardan eser kalmamıştı.

İstanbul'da evet, hemen her türlü kültürel etkinlik var. Fakat ulaşım ve ulaşmak zor ,çaba gerektiriyor. Mesela ulaşımda cuma cumartesi geç saatlere kadar olan raylı sistem ulaşımları pazar dahil diğer günlerde gece yarısı sona eriyor. Alışmış insanlar umursuyor mu? Hayır. Oysa böyle yaşayan bir şehrin metro ve marmarayı tüm gün ve gece çalışsa ne güzel olur. Sadece eğlence için değil gece çalışan bir çok insan var.
Neyse biz trene yetiştik, kalabalık vagonlarla herkes bir yerlerden evine dönüyordu. Güzel bir geceydi.

3 yorum:

  1. Bu oyunu geçen yaz Ankara'da açık hava tiyatrosunda izledik, yerimiz yandaydı, dekorun neredeyse yarısını göremedik. Tiyatro oyunlarına uygun olmayan bir konser sahnesi, başkente hiç yakışmıyor. Sen üstüne bir de şakır şukur yağmur indirmez mi? Özge aynen sizin yazdığınız gibi kalakaldı. Bu oyunun mâkus talihi galiba. Güzel bir oyunu ıslanıp üşüyerek yarım yamalak izledik. Sonra şöyle demiş Özge Özpirinçci, yağmur yağınca çok panikledim herkes gidecek diye ama Ankara seyircisi bekleyerek beni şaşırttı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizde güya iyi görelim diye tribün değil sahne önünden aldık. Fakat görmek için boynumuz uzadı:) tribün kısmı daha iyiymiş .

      Sil
  2. genelde bilet bulmak kolay olmuyor, hemen bitiyor biletler :)

    YanıtlaSil