Siyez unlu poğaça



Siyez buğdayı son zamanlarda adını ,daha sağlıklı olmasından ötürü sık sık duyduğumuz bir buğday türü.Özellikle Canan Karatay'ın buğdayın genetiğinin bozulması nedeniyle unlu mamullere karşı çıkması,
'' Nasıl yani hiç mi ekmek yemeyeceğiz, biz mutfaklarında bir şekilde hamura alışkın bir milletiz,unsuz olmaz'' serzenişleri karşısında ,
 ''O zaman geleneksel buğdayla tanışın, bozulmamış buğday unlarından yapılan ürünler yiyin'' alternatif cevabı ile gündeme geldi. Tabi ki daha önce yöresel ürünleri takip edenler, alanlar, satanlar, yiyenler vardı ama çoğumuz siyez buğdayını, Canan hoca'dan duyduk. Kastamonu taraflarında yetişen geleneksel bir buğday, atalarımızdan gelen bir tür ,siyez buğdayı.
Neden siyez buğdayı rahatlıkla yiyebilirmişiz; çünkü kromozom yapısı ,cüce denilen hibrit buğdaylara göre daha az sayıda yani14' müş. Hibrit ya da cüce bugdayların ise kromozom sayısı kırklara varıyormuş. İnsan vücudu bu buğdayların içindeki içerikleri kullanamıyor ve bir çok hastalıklara maruz kalıyormuş. Her buğdayda bulunan gluten(buğdayın içerisindeki protein) oranı ise siyez buğdayında ,tam da sağlığımız için almamızın yeterli olacağı, vücudumuzun kullanabileceği miktarda bulunuyormuş(yüzde 10 kadar). Cüce buğdaylarda ise gluten oranı çok çok yüksek(Yüzde60-80)civarındaymış. Glutenin vücudun ihtiyacından çok fazla alınması  durumunda bir çok hastalığa neden olduğu araştırmalarla ortaya çıkartılmış durumda. Dolayısıyla gluten oranı düşük,kromozom sayısı az ,gerçek buğday türlerinden olan siyez buğdayından üretilen siyez  unu diğer unlara göre daha sağlıklı olarak sunulup,yenmesi konusunda yasaklara uğramıyor.Yine de aşırı olmamak kaydıyla ve şimdilik tabi..
Siyez gibi geleneksel buğday türlerinin daha çok yetiştirilmesi için ,başkalarının hibrit buğdaylarına muhtaç olmamamız için,daha sağlıklı besinler tüketmemiz için,çocuklarımız için🙏 umarım gerekli adımlar atılıyordur.

Bende bu unu ilk kez denedim ve peynirli bir poğaça pişirdim.Çok da güzel oldu,
Buyrun, poğaçamın yapım malzemeleri şöyle;

*1 yumurta(akı hamura, sarısı üzerine)
*1 su bardağı yoğurt,
*1/2 su bardağı zeytinyağ,
*1 su bardağı siyez buğday unu,
*2,5 su bardağı tam buğday unu,
*1 çay kaşığı kadar tuz,
*yarım paket kabartma tozu,
*üzeri için susam, çörekotu,
-Tüm malzemeleri yoğurup hamuru biraz dinlendirin.İçine kıyma ,peynir ne dilerseniz koyabilirsiniz.Benim poğaçalar peynirli,maydanozlu.

Not:Siyez buğdayı ile ilgili bilgiler Canan Karatay programlarından,
Siyez unu ile poğaça , benden😊.
Ağız tadınız yerinde olsun..

Beylerbeyi Sarayı

pudra şekerim blog
Evet,  İstanbul havası soluyacağınız yeni bir yazı ile haftaya başlangıç yapayım dedim. Beylerbeyi Sarayı, ki  karadan ayrı denizden ayrı güzellikte görülen bu muhteşem yapı ,İstanbul'un nadide mücevherlerinden birisi kanımca. Şehir ne kadar dağınık , kozmopolit, karmaşa içerisindeyse , mimari açıdan aralarda serpiştirilmiş bu muazzam güzellikteki tarih kokan yapılarla ,kendini kurtarmayı başarabiliyor. Keşmekeşliğin içinde ,soluğunuzu kesen güzellikleriyle tarihi miraslarımız bizi yine 'ne güzel bir şehirsin, ey İstanbul!'  moduna  geçiriveriyor.
pudra şekerim blog
Beylerbeyi Sarayı yazlık bir saray olarak ,  boğazın hemen kenarında inşaa edilmiş.Yabancı devlet adamları, misafirler bu sarayda ağırlanmış. Sultan 2.Abdulhamit tahttan indirildikten sonra, 1918 'deki vefatına kadar , son 6 yılını bu sarayda geçirmiş.
Sarayın 24 odası, 6 salonu var.Taban döşemeleri rutubeti önlemesi bakımından Mısır'dan getirilen hasırlarla kaplı.Hasırların üzerine Hereke  halı ve ipek dokuma fabrikasında üretilmiş halılar serili.Oda ve salonlarda Yıldız çini ve porselen fabrikasında üretilmiş vazolar, duvarlarda büyük aynalı konsollar, tavanlarda Fransız kristallerinden yapılmış ışıl ışıl dev avizeler takılı. Bunun yanısıra porselenler, mobilyalar, genellikle denizcilikle ilgili tavan resimleri ayrı bir güzellikte.
pudra şekerim blog
Sarayın sadece ana binası ziyarete açık.Deniz köşkleri, üst bahçelerde Sarı Köşk, Mermer Köşk ve Ahır Köşk ziyaret kapalı.

pudra şekerim blog



İçeride resim çekmek yasak, biz bilmiyorduk , uyarılmadan önce bir kaç tane çekivermişiz.
Müze pazartesi-perşembe hariç haftanın diğer günleri açık.
Bilet ücreti; 40 TL(turistlere) bize yani TC.vatandaşlarına;
                    20 TL.
                    Sadece bahçede dolaşıp, çay kahve içeceğim derseniz giriş;
                    5.-TL...   (bir bardak çay da 5.-TL)
                    Ücretsiz verilen elektronik rehber ile ayrıntılı açıklamalar eşliğinde
                    müzeyi rahatça gezebilirsiniz.