Bir Şairin Evi Satılıktır

 Martılar gibi tüm gün oturup denizi seyrediyorum. 

''Hele martılar ,hele martılar. Her bir tüylerinde ayrı bir telaş.'' Onlar bile bazen telaşlı,ben değilim.

Bazen de televizyonu seyrediyorum. . 

 ''Beni hep bu güzel havalar mahvetti.'' Beni de bu gri havalar . Havadaki ağırlık fena etkiliyor.

Geçenlerde bir haber dinledim .Türk şiirinin en bilinen ,sevilen şairlerinden Orhan Veli'nin Beykoz'da doğduğu ,çocukluğunu ve gençliğini geçirdiği ev satışa çıkarılmış. Mahalle sakinleri, yapının müzeye yahut kültür evine dönüştürülmesini talep ediyorlarmış.

Ne güzel olur..

Sevgili okuyucu ;insan ister istemez düşünüyor .Kurgu bir romandan, kurgu bir kahramana ait bir takım gereksiz(izmarit gibi) nesnelerin, eşyaların sergilendiği bir müzenin kapısı önünde insanlar kuyruk oluşturuyor. Hayali kahramanların hayali eşya ve evlerini görmek  için, hiç var olmadıklarını bile bile. Oysa bu şehirde gerçekten yaşamış, bu şehrin sokaklarında dolaşmış bir şairin evi satış listelerinde.

Bu bir çelişki değil mi? Hayali kahramanların ,hayali evlerine gösterdiğimiz ilgi ve alakayı kendi şiirimizin hafızasına neden göstermiyoruz?

Orhan Veli Kanık müzesi , İstanbul için güzel bir katkı, güzel bir tamamlanma olmaz mı? 



Günlük..

Kartal meydanda Atatürk heykeli ,28 ekim 1963 de dikilmiş.Sahil doldurulmadan önce biraz daha içerdeydi, sonra meydanı görecek şekilde yeri biraz değiştirildi. İnternette eski halini görünce paylaşmak istedim, burada da bulunsun.
Resimde denizin başladığı köşede duruyor şu an. 
Kocaman bir meydanımız var.

Denizi doldurup sonra yine su ve süs olsun diye fıskiyeli havuz yapmak! Biraz ilerde şahane marmara denizi var.

Biraz yürüyüş, sonra sade bir türk kahvesi.. Burada manzara iç açıyor..