ACI KAHVE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ACI KAHVE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi

 Bu gri İstanbul günleri fena halde can sıkıcı. Arada yağıyor, duruyor, soğuyor, ılıyor,kış havası hükmünü sürüyor.  Evvelki gün babamı doktora götürürken de böyleydi hava. KBB hekimi genç hanım  babamın kulak tedavisini kontrol için çağırmıştı. Neyse ki hastane yakın. Hastane değil de Tıp Merkezi, yeni açıldı. Ufak bir yer ama her tür branş var. Babam için bir ilaç yazmış, piyasada yok ilaç.''Bulamadınız değil mi? '' dedi. Kontrol için çağırıyor lakin kullanması gereken ilacı kullanamayacağını tahmin ediyor! Biraz tuhaftı. Muadilini yazdı, pazartesi tekrar kontrole çağırdı. 

Çıktıktan sonra sahildeki belediye tesislerine gidelim ,dedik. Hava yağmurlu diye boş olacağını düşünmüştük. Tahminimi doğru çıktı ,hemen masa bulduk. Güzel, kuru bir havada burada zamanınız sıra beklemekle geçebilir. Öylesine talep fazla. Talebin fazla olma sebebi hem lezzetli yiyecekler, hem nezih ortam, hem uygun fiyatlar. Biz de güzel bir kahvaltı yapıp, üzerine sade kahvelerimizi içtik. 
Kahve içmek için o kadar çok yeni mekan açıldı ki bu  civarda. Sahile giden sokak arasında bir tane daha açılmış. Yürürken gördük. Değişik bir ismi var ,çoğunun olduğu gibi. Şıkır şıkır ışıklandırmış, sakin sokak bir anda cadde havasına bürünmüş. Önünden geçerken içerisinin dolu olduğunu görmek şaşırtmadı. Kimi lak lak yapıyor, kimi laptoplu çalışıyor. Bu kadar çok kahveci olması garibime gidiyor bu muhit için. Çünkü buralar meskun mahal, mesela bu sokak, sokak arası, mahalle içi denilen yerlerden . Çarşı pazar yoğun kalabalık yerler değil ama gelip buraya kocaman ışıl ışıl bir kahveci açmışlar. 
Kısaca zincir olanı ,olmayanı ile  semtimiz, kahvecilerden kahveci beğen bir yerleşim yeri haline geldi.


bi acı kahve


Ne güzel kahve sunumları görür olduk. Bakır cezvesi, yanında lokumluğu,kulpsuz fincanı
ile kendine özgü bir ikram olmuş.
Kahve bahane sohbet şahane derler.
Ama kendi ülkemizde dün akşamdan kalan sohbet konusu,
 
bir güvenlik görevlisinin, bir emniyet mensubunun, bir yabancı ülke elçisine düzenlediği suikast.
sade kahve kadar acı bir tat var ağzımızda.

bir acı kahve..


bir tatlı kaşığı kahveyi, bakır rengi  küçük cezveye koyup,
üzerine de bir kahve fincanı tatlı su ilave etti. Ocağın en küçük gözünü
kutusundan aldığı kibriti çakarak yaktı. Hızla alev alan ocağı kısığa getirip,
cezveyi üzerine koydu.Kaşığı daldırıp usul usul karıştırdı bir müddet
sonra durup köpürmesini bekledi ..
Kahverengi karışım için için kaynayıp, kahvenin en hoş rengi
ile köpürmeye başlayınca , ocaktan aldığı cezveden güllü fincanına kahvesini
doldurdu..
Bir elinde su bardağı, bir elinde kahve fincanı ,
kuruldu balkondaki sandalyesine,
verdi yüzünü güneşe;
 
20 Mart meğerse Birleşmiş Milletler tarafından ''Dünya Mutluluk Günü'' ilan edilmiş.
bunu duyunca kutlamak için
acı kahvesinden bir kocaman yudum aldı höpürdeterek...