BOZCAADA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BOZCAADA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bozcaada'dan ne alsak?

 harika domates reçelleri var, incir de öyle.. en eski ve iyi reçel yapan yeri Salto Reçelcisi;

meydanda PTT nin yanında,tavsiye etmişlerdi ,gerçektende güzel reçelleri var.
Domatesleri bademle birlikte reçel yapmışlar,söylemeseler domates olduğu hiç anlaşılmıyor.

tabii bir de Çiçek Fırın'ı ziyaret edin.Harika bademli , damla sakızlı kurabiyeleri var;


Başlığın devamında aslında ''Şarap'' demem ve öyle devam etmem lazımdı.
Adanın en ünlü geçim kaynağı  üzümleri ,gittiğimizde toplanmamıştı,
ama sepetlere koymuşlar evlerinin önünde ikram ediyorlar:)

bir de üzümden yaptıkları şarapları, ancak  eskiden şarap tadımı yaptırıp, mahzenlerini, şarap yapımını görmenizi sağlayan firma iki haftadır bunu yapmıyormuş, yasakmış artık!
öyle tadım yapmak filan yok,bizde sadece satış yerlerini ziyaret ettik, rehberimiz biraz anlattı
nasıl şarap üretildiğini, hangisinin tadının nasıl oluştuğunu..


aklıma geldi 
 hergün televizyonlara çıkıp
'' biz kimsenin  hayat tarzına müdahale etmiyoruz''
demiyorlar mıydı????

                                                   --  bitti....

bu ne güzel ada..

çiçekler ayrı bir renk cümbüşü yaratır da mavi sular eksik kalır mı?
Bunu da en güzel görebildiğimiz yerlerden biri Egenin serin suları;

        Bozcaada burası. Ben ilk kez gittim.
Geyikli'den bakınca çok yüksek olmayan bir tepesi ile kaş şeklinde uzanan
boz renkli bir kaya parçası gibi.
 Küçük şirin bir balıkçı kasabasını andırıyor. Türkiyemizin 3.büyük adasıymış.Böyle taş göründüğüne bakmayın üzeri kendine özgü bir bitki örtüsüyle kaplı, sanki kadife kumaş gibi.
Başka bir özelliği hiç köyü olmayan bir ada olmasıymış.
Sadece iki mahalleden oluşuyormuş, Rum ve Türk mahalleleri . Tabii Rum mahallesi
sadece adında yoksa adada yaşayan rum neredeyse kalmamış.


Kocaman bir kalesi var,

sahilinde püfür püfür esen rüzgara karşı çay bahçeleri var;
 

 bir uçtan bir uca uzanan sokakları var , çiçekli pencereli, harika boyanmış kapıları ki üzerinde anahtarları bile alınmamış taş evleri var,
  

burası da adalı Sokrat'ın evi, hiç anmak istemediğim acıklı bir öyküsü var.

Ada nın plajlarına giderken Ayazma şapelinden geçtik.Burası özel bir işletmeye verilmiş,
kafeterya olacakmış !!
tamirat yaptıklarından bizi içeri sokmadıkları gibi terbiyesizce davranıp neredeyse azarlayıp,
kovdular. Ama biz yinede çeşmesinden akan sudan içtik;
Rehberimiz bu sudan içen adalı oluyormuş demişti de:))


ve işte en güzel renkler;
gördüğüm en güzel denizlerden,zaten akvaryum demişler,
soğuk olması bile sizi yüzmekten alıkoyamıyor.Harika bir yer...


                                                             -1-