sırayı bozmayayım yayınlayayım dedim ;
buralar 15 inden sonra tenhalaşıverdi birden.
Malum izinler iptal edilince herkes apar topar evine döndü.
bir hüzün sardı sanki etrafı.
Kalanlar Tv'lerin başında olanı biteni öğrenme peşinde.
Biz bunları şöyle biliyorduk, böyle biliyorduk, söylemiştik diyerek,
işte bunlar daha da beterini bile yapar diyerek, ayıklansınlar temizlensinler
artık diyerek konuşan uzmanlar her gece kanal kanal dolaşıp açık oturumlarda
uzun uzadıya konuyu irdeliyor.
Bizler duyduklarımızdan dehşete kapılıyoruz.
Temmuzun ilk haftalarında nerede bomba patlayacak korkuları ile
yaşayan yurdum insanı şimdi Demokrasi Nöbeti adı altında her gece meydanları
dolduruyor, bayraklar sallıyor, sanatçıları siyasetçileri alkışlıyor.
Ayvalık'ta da meydanın heykel kısmı ve civarı dolu, dombralar çalınıyor,
pilav ayran dağıtılıyor, açılan kocaman Türk Bayrağimiz nöbetleşe sallanıyor.
Diğer tarafta ise çoğu, ellerinde dondurma külahları sahilde piyasada, kıyıda dizili
çay bahçelerinde çay tost ikilisi ile keyfinde.
Sanki bir şaşkınlık , bir araf durumu..
OYSA Kİ BEN ŞU AN ŞU SATIRLARDA;
Ayvalık'ta Ayvalık Cunda arası motor fiyatlarının 5 Tl ye çıktığını ama ondan
daha zevkli bir kısa mesafe yolculuğu tanımayacağımı;
Bu sene bamyanın yine en tazesini Armutçuk'da pazardan alıp yediğimizi;
(Annem eline sağlık)
Bu sene çok da rüzgar esti, deniz pek keyif vermedi diye sızlandığımızı;
Off burası ne kadar güzel manzaralara sahip, şu denizin rengine bak,
annemin eflatun rengi mis kokulu yaseminleri bu sene çoştukça çoşmuş;
falan yazacaktım...







