Mart ayının birinin sabahı acil kapısında beklerken.
Mart ayının birinin akşamı hastane odasında hemşirenin gelip serumu değiştirmesini beklerken.
Sevgili evladım dışardan yediği yemekten feci halde zehirlenince kendimizi apar topar hastanede bulduk. Çok şükür iyi şimdi, bol serum, antibiotikler kısa sürede toparladı. Çalışanlar hasta olunca rahat rahat iyileşme süreci yaşayamıyor, bir an önce işlerine dönmek istiyorlar. Son yıllarda dışardan yemek söylemek günümüz yeni kültürü gibi oldu ,özellikle çalışan aileler ve ayrı yaşayan gençler arasında. Dışardan yemek konusunda çok fazla seçenek, çok fazla reklam ,çok fazla yönlendirme var , ne yazık ki. Bu iyi bir şey mi, diye sorgular oldum kızım hasta yatağında kolunda serumlarla yatarken. Daha önce de gıda zehirlenmeleri ile karşılaştık tabi ama bu sefer biraz daha kötüydü durum. Ev de de başımıza gelebilir ama dışardan aldığımız yemekler ne derece hijyen koşullarına uygun pişiriliyor, hadi pişirildi ne derece doğru servise çıkıyor? Gençleri hazır yemeğe yönlendirip tembelleştiriyorlar biraz sanki.
Artık bugün ''Ne pişirsem ?'' değil, bugün ''Ne yesem?'' sorusu kafaları meşgul ediyor.
Ağız tadınızın sağlıkla buluştuğu, güzel bir hafta diliyorum.

