haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Havadan Sudan Muhabbetler..

 2026 yılının bu ilk ayı, bana çok uzun geldi. Ay sonu gelmek bilmiyor. Neden acele ettiğim konusunda ise bir düşüncem yok. Öylesine geçsin istiyorum.

*****

Annem ,internette beğendiği elbise modelini göndermiş . Hatta linki ile beraber. Zamana uyum sağlamak böyle bir şey. ''N'apalım ,bize göre kıyafet mağazalarda zor bulunuyor.'' diyor. Haklı.  İstediği modelin M si kalmış, aldım. ''Olmaz o beden bana'' dedi, tavır yaptı. Bende başka bir elbise daha aldım XL . Dün geldi kıyafetler; M olan annem için çok bol ,diğeri ise neredeyse dar. Neyse ki kumaşı ve kesimlerini beğendi ,anlar bu işlerden ama ufak tefek tadilat için terziye gidecek. 

Annem bir zamanlar çok iyi dikiş dikerdi. Şimdi evlerde dikiş makinası falan yok. Bizim Singer marka bir dikiş makinamız vardı ve çocukken tüm , gençken çoğu kıyafetim annem tarafından dikilmişti. Burda'nın aylık sayılarından seçerdik kıyafetlerimi. Kumaş almaya bir hevesle giderdik.Akabinde modelin kalıpları çıkartılır, kumaş kesilir, tıkır tıkır dikilirdi. Hepsi ayrı maharet ve çoğu kadın bilirdi elbise dikmeyi. Bize de düz lise olmasına rağmen ufak tefek dikiş işte düğmedir, ilik açmadır, teğeldir vs. bunları öğrettikleri ders vardı. El İşi dersi miydi adı?! hatırlamadım. Şimdi böyle şeyler öğretilmiyor sanırım. Bu dönemden çok farklı zamanlar o zamanlar tabi. Kıyas kabul etmez. Hem yaşam şekli, hem ekonomi hem kullanılan malzeme ,kumaş ,ürün açısından. Bu dönem tüket-at dönemi.

****

Dernek için ,yardım amaçlı kahvaltı organize ediyoruz. İstanbul içi gezilerde belediyeler araç tahsis edebiliyor. Küçük bir otobüs verildi . Talep fazla ,belki bir araç daha verebileceklerini söylediler. Bakalım.

*****

Yazlıkta yaşayan kapı komşum nihayet evine döndü. Önceleri bir kaç aylığına gittikleri yazlıktan şimdi bir kaç aylığına İstanbul'a dönüyorlar. Kiraya vermeyi bile düşünmeye başlamışlar. Kahve içmeye çağırdım geçen sabah. ''Müge'yi seyrediyorum bitince geleyim  '' dedi. Dedim'' gel bende izliyorum.'' :)  Bazı programlar var çoğunluk izliyor ama sorsan kimse izlemiyor, herkes belgesel izlemede. Gündüz programları ve Survivor  mesela..

******

Altın fiyatları uçtu gitti. Bu sene altın günü yapalım demiştik, şansımıza bak. Yedi binleri geçti, on bine varacak diyordu kuyumcu geçen alışımda.  Bu döngü bitsin dolar gününe dönmek lazım, doların artmasını bir şekilde engelliyorlar nasılsa. Seçime kadar da tutarlar gibi. Belli de olmaz ya. Ülkede hiç bir şeyin önünü ardını göremez olduk. 

******

Altın cuma itibari ile düştü. Tv izliyorsanız, altın fiyatları ve emekli maaşlarından başka konu yok. Bir de Suriye mevzuu. Ama akıl ve ruh sağlığı açısından haber ve güncel olayların takibinden uzak durmak hayrımıza.

Öyle böyle derken ocak ayının otuz biri geldi. Bu hafta sonunun bir günü ocak bir günü şubat. Herkes için güzel geçsin,İyi hafta sonları .



iyi gün var kötü gün var..

 Bu gün günlerden cuma. Çalışanların, öğrencilerin  en sevdiği gün. İstanbul'da gayet açık ,bulutsuz,süt mavisi bir hava hakim. Sabahın bu erken saatinde hiç olmazsa hava aydınlık .Oysa içimizin karartıldığı günlerden geçiyoruz. Kendi memleketimizin dertleri yetmezmiş gibi diğer ülkelerdeki insanların vahşetleri bizi kederlendiriyor, içimizi yakıyor,İlerde bizimde başımıza gelir mi diye düşünmeden edemiyoruz. Yine insanlığın nasıl bu kadar vahşi olabileceğini düşünüp duruyoruz. Gücü elinde tutan her hakkı kendinde buluyor. Savaş kötü haklısı yok, haklı da haksız duruma geçebiliyor, haksız da haklı. Sonra da ekranlarda boy boy garibanların, biçarelerin görüntüleri yayınlanıyor, her iki taraf ta biz daha yaralıyız diyor. Sen sana göre ,o kendine göre ,mazlum, yaralı, felakete uğramış. Kim karar verecek? Neye göre karar verecek. İnsanlığın en büyük sorunu devamlı bir savaşmak, itişmek kakışmak, geçinememek istemesi. İyi insanlar da varsa bu durumlarda maalesef hiç işe yaramıyorlar ya da şöyle ifade edeyim, insanlar iyi olsa bu gibi durumlar hiç olmazdı.

Bu gün kötümser tarafımdan kalmış olabilirim. Bu yazı sana kötü gelmiş olabilir sevgili okuyucu. Bir yerlerde bir kötülük yaşa/nıyor/tılıyor. Biz havadan sudan konuşuyoruz. Dizi seyrediyoruz, sergilere, konserlere, sinemalara ,gezilere gidiyoruz. Bu rahatsız edici geliyor, tıpkı haberlerde onca kötü olayı ekranlarda sergileyip; şimdi sıradaki haberimiz; diyen spiker gibi. Şimdi bizim başımızda değil diyoruz da başımıza gelirse ne yapacağız, işte onu hiç bilmiyor, öylece yaşıyoruz.

Şimdilik iyi günlerimiz için güzel bir fotoğraf yayınlayayım da yazı biraz ferahlasın;


Bu instagram arşivimde bugün karşıma çıkan üç yıl önceki zeytin ağacımızın zeytinleri. Toplanma zamanı geldi artık zeytinlerin. Bu sene az zeytin var, tabi bu memleketin en önemli sorunu pahalı fiyat olarak yansıyacak hem zeytine hem yağına. 

 Ruhumuzu güzel tutmaktan başka çaremiz yok. Herkese olabildiğince mutlu bir hafta sonu diliyorum sevgili okuyucu, hoşçakal.