Yeni yıl, yeni hafta. Bakın şimdi bunu yazdık ya hop bir bakarsın koca yıl bitmiş. Çocuklar küçükken, yarıyıl ya da yaz tatiline girdiklerinde havalara uçarlar, çocukluğun upuzun günlerine ,oyuna ,sokağa çıkmalara, arkadaşlarına hayallenirlerdi.
Oyunbozan anne durur mu?;
-'' aman vaktinizi iyi değerlendirin göz açıp kapayana geçer bu tatil'' ,diyeceğim tutardı. Bizim hazır cevaplar durur mu peki?Asla. Biraz küskün ,biraz kırgın, gözlerini açıp açıp kapatır,
-'' geçmedi bak, hani geçerdi geçmedi işte ,geçmedi ..''diye dönenirlerdi oyunbozan annenin etrafında. Tabi sonunda ,oyunbozanlığı kenara koyup,sarılıp şapur şupur, koklaya koklaya öpen bir ana oluverirdim.
(Şimdi yanında bulda sarıl yanaklarına. Sitemkar oldum,geçelim bunu)
Bir ara yağsa da ,parçalı bulutlu lodosun ısıttığı bir İstanbul yeni yıl haftasına başladık. Bir gece rahat ettikten sonra daha sabahına zam zam zam diyen haberlere kulak tıkayıp, iki gün Cem Yılmaz'dı Yılmaz Erdoğan 'dı ,Ata Demirer 'di Güldür Güldür 'dü , Maske Kimsin Sen yarışmasıydı, O Ses Türkiye'ydi, Şarkılar Bizi Söylerdi gibi gibi ne kadar komedi ve eğlence programı varsa izleyip bünyeyi neşe ve kahkaha, şarkı türkü ile doldurduk.
Şimdi esas soru bu bizi ne kadar idare edecek?
Kim bilir?