Cami avluları huzur verir bana. Marmaraydan çıkıp meydanı geçince kestirme olsun diye bu güzel caminin avlu içerisinden geçerken bir an da kendinizi başka bir zaman diliminde hissedebilirsiniz. Bu da İstanbul'da yaşamanın sevinç duymanızı sağlayan anlarındandır. Arada saklı güzellikleri olmasa yaşanacak halden çoktan çıktı ama:(
Üsküdar'a Gider İken..
Cami avluları huzur verir bana. Marmaraydan çıkıp meydanı geçince kestirme olsun diye bu güzel caminin avlu içerisinden geçerken bir an da kendinizi başka bir zaman diliminde hissedebilirsiniz. Bu da İstanbul'da yaşamanın sevinç duymanızı sağlayan anlarındandır. Arada saklı güzellikleri olmasa yaşanacak halden çoktan çıktı ama:(
Aradaki farkı bul ...
Bugün Altunizade'ye giderken bindiğimiz M5 Metrosu Türkiye'nin ilk sürücüsüz metrosu olması özelliğini taşıyormuş. Enteresan geldi. Yeni yapıldığı için sanırım gayet temiz, bakımlı, rahat oturaklı vagonları vardı. Marmaray ve diğer metrolara göre boştu ya da bizim bindiğimiz saatlerde öyleydi, bilemiyorum. Sonuçta biz ilk biniyoruz bu istikamette bir metroya.
Üsküdar'a uzun süredir gitmemiştik. Kız Kulesi en son gördüğümüzde restorasyon nedeniyle örtülüydü, işler bitmiş, gayet güzel olmuş. Dün TV'de alt yazı geçiyordu 11 Mayısta törenle açacaklarmış. Ben de yeni halini bir paylaşayım dedim.
Aşağıda görülen de 2019 yılından bir Kız Kulesi manzarası. Pek bir değişiklik yok, gayet güzel olmuş,yenilenmiş.Sahildeki cafelerin bazıları yıkılmış ,hatta olaylı bir yıkım olmuştu haberlerde izlemiştik, lakin ortalık hala harabe gibi. Yıkılan yere sahibi koskoca tabela asmış '' .... ailesine aittir,özel mülktür '' diye .Yani sanki yıktın ama elletmem buraları, diyor gibi:(Her zaman uğradığımız Köftecinin de teras kısmını yıkmışlar, göz açtırmıyor belediye anlaşılan ama hepsine de değil sanki. Bazı gereksiz yerlerde gereksiz mekanlar duruyor. Neyse her ilçe kendi ahalisini ilgilendirir. Kartal şu aralar güzel toparlandı var tabi daha yapılacak işleri ama bakalım seneye belediye seçimleri var , genel seçimlerden sonra sanırım ilçe işlerine sıra gelir artık.
pastırma yazı
soğuk kış günleri ardı sıra beklediği için bu fırsatı mutlaka değerlendirmek lazım gelir.
Pastırma Yazı özellikle sonbahar gelmeye başladığını hissetiğimiz zamanlarda, hasretle
gözlediğimiz bir dönemdir, tıpkı şu günlerde olduğu gibi günlük güneşlik geçer,
ancak geceleri yinede pastırma yazına aldanıp kalorifer , soba yakmadanda geçirilemez..
O kadar da yaz değildir hani laf aramızda....
Dün de o günlerden biriydi ve ömerle kendimizi dışarlara attık, İstanbul Anadolu Yakası
nın bir ucundan bir ucuna bir gezinti yapıp hem Boğaz havası aldık hem de dua ettik;
Boğazın suları bir göle dönüşmüştü, durgun, sakin,
Gerçi böyle açık ama puslu , güzelliğini sisler arkasına saklamış İstanbul havasını sevmem
lakin bu manzara da her hava durumunda hayran kalınmayacak gibi değilmiş.
Bahçeler yapraklarını döken ağaçların sessizliği ile yazın kalabalığından sonra adeta
dinlenmeye çekilmiş,
Ağaçlar sonbaharın renklerini giymiş, sarılar, kırmızlar, yeşiller,
yapraklarını henüz dökmeden, etrafı süslemeye devam ediyor




