EKMEK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EKMEK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ekmek ...

 

Hayat zorlaştı sevgili okur. Üstelik çok pahalı. Yürüyüş yaparken cadde üstündeki çok işlevli  fırının, siyah camlı pencerelerle çevrili kafe kısmını geçip,  pasta mamülleri vitrininin yan köşesine dizilmiş bol susamlı, yumurtalı pidelerden alalım dedim;

-Tekli mi olsun abla?

-Evet, bir de tam buğday ekmeği.

-Keseyim mi abla?

-Kes /kardeş/ kes bakalım.

Zor çalışan ekmek kesme makinasının başında bekleyip ekmekleri kesti;

-Pidenin yanına olur mu abla? 

-Olur.

Fırının markası yazılı ,iki tarafı açık ince kesekağıdının içindeki pidenin yanına kesilmiş ekmekleri koydu, hepsini bir torba yapıp verdi

-Kaç lira?   

Malum her fırında, her bakkalda, markette farklı farklı fiyatlar var.

-17,5 Tl abla..

On beş lira çıkarmıştım tahmini, cüzdandan bozuklardan iki buçuk lira daha çıkarıp verdim. Vay canına!

Eve dönüş yolumun üzerinde Halk Ekmek büfesi var. Aslında oradan Halk ekmeğin organik ekmeğinden alacaktım lakin gelirken çok kalabalıktı,  sıra vardı, dönüşte sıra daha da uzamıştı. Elimdeki ekmek torbasını saklamak ister gibi bir hissiyata girdiğimi hissetim. Hızlı hızlı geçtim büfenin önünden.

Üç gün sonra;

Çarşıda işlerimi halletmem lazım. Arabaya yer bulmak zor oluyor, zaten kullanmayı da sevmiyorum bu trafikte. Minibüse bindim. En son 4TL idi ;

-bi lira daha varsa abla.

Bir lira verdim;

-varsa yirmi beş kuruş daha, yoksa canın sağolsun abla..

Kardeş peşin söylesene, veresiye yazıyorsun. İndi-bindi beş lira yirmi beş kuruş olmuş. Gelirken tren/Marmarayla geleyim dedim içimden. Kartal meydanı düzenlemesi yapılıyor ,ortalık berbat ötesi. Kaldırımlar, yollar delik deşik. Çalışmalar bir an önce biter inşallah. İstasyona giderken yine tam kaldırımın üzerine  bir Halk ekmek büfesi kondurmuşlar. Hiç sıra yok, hatta kimsecikler yok, Gidip bir organik ekmek alayım dedim. En üst rafta dört tane dizili. Satıcı bey uzanıp verdi. Kaç lira ,dedim.

-on üç buçuk, dedi. /Ablasız şükür/  Şaşırdım yine. Bak şimdi fırından aldıklarım, bu ekmeğin yanında ucuz kaldı.  Ucuz olanlar inan olsun sandviç ekmeği kadar, elbette beşer onar alır insanlar. Bu organik olanlarda büyük sayılmaz dört kişilik bir aile için hele oldukça küçük.

Bunları neden mi yazıyorum? Çünkü hayat aşırı pahalı sevgili okur. Bir ekmek bile çok pahalı. Hala ziyan edip çöpün kenarlarına koyanlar var. Oysa ekmeğe ayrı bir duruşumuz vardır/dı, nimettir, yerde görsek alıp kenara koyarız, hatta üç kere öpüp başımıza koyarak büyüyen nesiliz. Tabi bunları bizden sonrakilere aktarıyor muyuz? Bilemem.. 

Ağız tadımız bol olsun.

köşesinden koparmayı sevenlere,

       

 Geçen gün bazı semtlerde zamlı satılırken ,
 bazı semtlerde hala 1TL den satılıyor diye haber vardı. Ohh nihayet muradımıza erdik,
dün itibariyle bizim Kartal fırınları da;
 250 gr.lık ekmeği 1,25.-TL den satmaya başlayarak % 25 lik ekmek zammını uygulamaya
koymuşlar efendim..
Bir lira yirmibeş kuruş ufak bir para gibi görünse de , %25 zam hiç de ufak bir zam gibi
görünmüyor, hele ki bizim gibi sofrasını ekmeğe dayamış toplum için. Herkes
Canan Karatay hocayı dinlemiyor ki ekmeği sofradan uzaklaştırsın,
şekerin baş düşmanı, kiloların sebebi,
doymamamızın esas oyuncusu ilan etsin..
Bizim yemekler sulu tencere yemekleri, ekmeği bandırarak yenir,
tabağın dibi şöyle güzelce sıyrılır, amanın bir de o ucu yok mu,
kopar şöyle köşeyi, içine tereyağ mı peynir mi artık Allah ne verdiyse..
Hele bizim nesil çocukluğunun elinde ekmek arası yiyeceklerle sokaklarda
koşturmuşluğu kesin vardır.. 
Onun için bu zam çok geldi gözüme...


yarasın çocum..         (int.alıntı.)