hayatpahalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayatpahalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Baş edilmez hale gelen fiyat artışları..

Bir koli yumurta 215 TL yani tanesi 7 TL 16 kuruşa geliyor. Oysa 2009 yılında en yüksek  para birimimiz olarak tedavüle çıkan 200 TL ki o zaman pek sık cebimizde olmuyordu, şimdi bir koli yumurta almaya yetmiyor. 2009 yılında yani 200 TL nin piyasaya sürüldüğü yılda 1 adet yumurta sadece 14 ile 15 kuruş arasındaymış. Şu an kuruş ile alınabilen bir şey var mı??

Ekmek ...

 

Hayat zorlaştı sevgili okur. Üstelik çok pahalı. Yürüyüş yaparken cadde üstündeki çok işlevli  fırının, siyah camlı pencerelerle çevrili kafe kısmını geçip,  pasta mamülleri vitrininin yan köşesine dizilmiş bol susamlı, yumurtalı pidelerden alalım dedim;

-Tekli mi olsun abla?

-Evet, bir de tam buğday ekmeği.

-Keseyim mi abla?

-Kes /kardeş/ kes bakalım.

Zor çalışan ekmek kesme makinasının başında bekleyip ekmekleri kesti;

-Pidenin yanına olur mu abla? 

-Olur.

Fırının markası yazılı ,iki tarafı açık ince kesekağıdının içindeki pidenin yanına kesilmiş ekmekleri koydu, hepsini bir torba yapıp verdi

-Kaç lira?   

Malum her fırında, her bakkalda, markette farklı farklı fiyatlar var.

-17,5 Tl abla..

On beş lira çıkarmıştım tahmini, cüzdandan bozuklardan iki buçuk lira daha çıkarıp verdim. Vay canına!

Eve dönüş yolumun üzerinde Halk Ekmek büfesi var. Aslında oradan Halk ekmeğin organik ekmeğinden alacaktım lakin gelirken çok kalabalıktı,  sıra vardı, dönüşte sıra daha da uzamıştı. Elimdeki ekmek torbasını saklamak ister gibi bir hissiyata girdiğimi hissetim. Hızlı hızlı geçtim büfenin önünden.

Üç gün sonra;

Çarşıda işlerimi halletmem lazım. Arabaya yer bulmak zor oluyor, zaten kullanmayı da sevmiyorum bu trafikte. Minibüse bindim. En son 4TL idi ;

-bi lira daha varsa abla.

Bir lira verdim;

-varsa yirmi beş kuruş daha, yoksa canın sağolsun abla..

Kardeş peşin söylesene, veresiye yazıyorsun. İndi-bindi beş lira yirmi beş kuruş olmuş. Gelirken tren/Marmarayla geleyim dedim içimden. Kartal meydanı düzenlemesi yapılıyor ,ortalık berbat ötesi. Kaldırımlar, yollar delik deşik. Çalışmalar bir an önce biter inşallah. İstasyona giderken yine tam kaldırımın üzerine  bir Halk ekmek büfesi kondurmuşlar. Hiç sıra yok, hatta kimsecikler yok, Gidip bir organik ekmek alayım dedim. En üst rafta dört tane dizili. Satıcı bey uzanıp verdi. Kaç lira ,dedim.

-on üç buçuk, dedi. /Ablasız şükür/  Şaşırdım yine. Bak şimdi fırından aldıklarım, bu ekmeğin yanında ucuz kaldı.  Ucuz olanlar inan olsun sandviç ekmeği kadar, elbette beşer onar alır insanlar. Bu organik olanlarda büyük sayılmaz dört kişilik bir aile için hele oldukça küçük.

Bunları neden mi yazıyorum? Çünkü hayat aşırı pahalı sevgili okur. Bir ekmek bile çok pahalı. Hala ziyan edip çöpün kenarlarına koyanlar var. Oysa ekmeğe ayrı bir duruşumuz vardır/dı, nimettir, yerde görsek alıp kenara koyarız, hatta üç kere öpüp başımıza koyarak büyüyen nesiliz. Tabi bunları bizden sonrakilere aktarıyor muyuz? Bilemem.. 

Ağız tadımız bol olsun.