Paulo Coelho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paulo Coelho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bugünlük..


 Yeni bir kitaba başladım Paul Coelho''Casus''. Romanda, 20.yüzyılın başında casuslukla suçlanarak idama mahkum olan Mata Hari'nin avukatına yazdığı mektubu konu edilerek, hayatı anlatılmış. Paul Coelho'nun yine sürükleyici bir dille kurguladığı romanını severek okudum. Hava buz gibi, yağmur,lodos bitmiyor tam evde kitap okuma havası. Zor şartlarda yaşam sürenleri, çalışanları düşününce tam bir lüks. 

Malum dünya karmakarışık, bir düzen değişikliğinin tam ortasındayız. Venezuella'dan sonra İran'daki karmaşa,isyan, hak mücadelesi artık ne denirse. Pek çok insanın canı yanıyor. Ülkesinde yaşayan insanları zorla bastırmak isteyen güçlerin ilk yaptığı şey interneti kesmek, dünyadan izole etmeye çalışmak.Sansür, şekli değişse de hep var. Yönetenler sadece kendi seslerini duymak istiyorlar. 

Bizde de en düşük emekli maaşlarının yirmi bin lira olması için muhalefetin cılız sesinden başka ses yok. Hafta sonu mecliste oturma eylemi yapmışlar, aman ne büyük etkinlik, bravo..
İçtiğimiz suya yeni yıl geldi hemen zam  geldi. 160 TL den 185 TL ye çıktı. Bu nakit ödenen bir harcama olduğundan dikkat çekiyor. Diğer faturalar kredi kartına bağlı olduğundan çoğuna gelen zammı fark edemiyoruz.  Bu arada zam zam diye ortalığı inlettikleri farkları da henüz görmedik, şubatta inşallah. 
Galatasaraylı olarak Fenerbahçe'yi kutlamadan olmaz, Türkiye Kupasının sahibi oldular. Küçük ailemde herkes Fenerli bir ben Galatasaraylı. Ben de onlarla sevindim. Maçtan çok dağıtılan yağmurlukların olay olması ayrı bir gülünç durumdu. Galatasarayın bunu telafi etmesi bir sonraki maçta seyircisine kaliteli yağmurluklar dağıtmasını bekliyoruz. Çok dalga geçildi çünkü. 
Yeni bir hafta başlıyor. Bugün kar yağma ihtimaline karşı okullar tatil, etrafa bir sükunet hakim. Lakin kar yağmıyor. Belki kuzey taraflarına yağıyordur. Keskin bir soğuk var. Dışarıda olanlara kolaylık dilerim. İyi haftalar.

HİPPİ


Hippi,Paulo Coelho'nun   1970 yılında dünyayı kasıp kavuran hippilik felsefesi
akımı içersinde, kendi hayatından bir bölümünü hikayeleştirdiği bir roman.
Aslında birazda yol ve yolculuk romanı.
Genç Paulo Peru,Brezilya,Hollanda gibi pek çok ülkede yaptığı ilginç seyahatler sonrasında, o zamanlar dünyanın en ünlü ve merak edilen meydanlarından olan Amstredam'daki Dam meydanına geliyor. Niyeti bu duraktan sonra,dünyanın merkezi olma yarışında ikinci sırada olan Londra'daki Piccadilly Circus a gitmek. Lakin Dam meydanında karşılaştığı genç ve  güzel hippi kızı Karla, dostça yaklaştığı Paulo'yu  ne yapıp edip  Nepal yolculuğuna ikna ediyor.
Nepal'e  Magic Bus isimli bir otobüsle ve kendisi gibi özgürlük, barış, başka bir dünya arayışı içinde yirmi hippiyle seyahat etmek Paulo'ya ilginç geliyor bu deneyimi yaşamak için Karla ile yola çıkıyor.
Geçtikleri ülkeler ve yaşadıkları , tüm yolcuların yeni tecrübeler edinmelerine,
kendilerini tanımalarına yol açıyor.
En son bir hafta kalacakları İstanbul'a geliyorlar. Paulo İstanbul'da, döne döne dans ederek ,bir çeşit trans haline girdiklerini düşündüğü müritlerine hayranlık duyduğu sufilik öğretisinin arayışına giriyor.
Peki Paulo, çok ilgisini çeken sufilik ile ilgili merakını giderecek mi?
Karla ile dostça başlayan ilişkileri yine Karla'nın isteği ile aşka doğru dönecek mi?
Karla ve Paulo'ya ne olacak?
Diğer yolcular İstanbul'da neler yaşayacak?
Evet kitabın son bölümü,bir çok ülkeden geçip geldikten sonra  İstanbul'a bağlanıyor.İstanbul ve insanlarından bahsediyor.
Kitapda  anlatılan başka bir dünya , özgürlük ve barış isteyen hippi insanları olmakla birlikte,bence esas konu   Paulo ve Karla'nın ilginç arkadaşlıkları .
Hippi'nin kapak tasarımı rengarenk. 5 ana renk olarak tasarlanmış.Benimki pembe olandı.
Bir dönemi ve insanlarını ,yaşanmışlıklar çerçevesinde anlatan ,rahat okunan
güzel bir Paulo Coelho romanı.Tavsiye ederim.
(Çeviri; Emrah İmre)