doğumgünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğumgünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İki Tarih Arasında

 Unutmam ,unutursam diye de takvimime not alırım sevdiklerimin doğum günlerini. Çok kalabalık değil zaten, çocuklarımın ki unutulmaz ikisi aynı tarih olduğundan kolaylık, canlarım benim. Eşim zaten bir ay önce hatırlatmaya başlar. Kardeşimin tarihi bana yakın. Babamınkini son yıllarda hatırlar olduk. Anneminki ise iki farklı tarih; kimlikte yazın ortası, gerçekte kışın ortası.  Anneannem''sen ocak ayında doğdun'' demiş, nüfusa geç kaydetmişler. Öyle diyorsa öyledir, doğuran bilir.Onun için bu ay kutluyoruz doğum gününü. 

Lakin ben bu kez unutmuşum ,takvime de bakmamışım.Sabah kardeşim arayıp hatırlattı. Aradım ''Telefonla mı kutlayacaksınız?'' dedi. ''Yok ,gelicez, ön kutlama yapıyorum.'' dedim. Sekizle başlayan yaşlara giriş yılında, biraz mutsuz,geriye fazlaca bakıyor. ''Anne sen artık yetmiş dokuz da kal o zaman,'' deyince ''Boşver yaşlarındayım artık, soranlara söylemem'' dedi. Maşallah diyeyim sevgili annem, sağlıklı yaşları olsun.

Tesadüf bu ya, akşam annemle aynı yaşta olan bir sanatçıyı dinlemeye gittik. Sesine hayran olduk; Işıl Ay . Eski bir Türk Sanat Müziği sanatçısı olan Şükran Ay'ın(1931-2011) kızı.Annem Şükran Ay'ın sesini çok severdi. Küçüklüğümde radyodan ya da plaklardan dinlemişliğim çoktur. Işıl Ay hanımın sesi de geçmişten süzülüp gelmiş gibiydi. Muhteşem, keyifli bir müzik ve eğlence gecesi oldu. Üstelik bu gecede kırk yıllık üniversite arkadaş ve dostlarımızla beraberdik. 

Dönüşte oldukça geç olmuştu ama Kadıköy hala cıvıl cıvıl gençlikle kaynıyordu. Metroda siyah gömlek ve kırmızı kıravat takarak bir örnek giyinmiş, bazıları, renkli saçlı liseli gurubun arasında kaldık.Yabancı dil gibi gelen konuşmaları, bizi geçmişten geleceğe taşıyıverdi:) Geldikleri konser ,şarkı ve şarkıcılarla ilgili yorumlarına, anlamadan kulak misafiri olduk. Emo Era party konseriymiş, onlara göre nostaljik ama hit şarkılardan oluşan bir konsermiş. Neşeleri, enerjileri müthişti. Yorumları ilginçti. Bir anda sanat musikisinden ,rock müzik dünyasına geçtik. Gençler bizi hatıralardan çıkarıp, hızla günümüze getirdiler. Aynı vagonda, iki farklı zamandan ,biraradaydık.

 Bu hafta sonu da öyle geçti işte. Bir doğum günü, bir ses, bir metro vagonu. Zaman kendince aktı. Biz de içinde, kendi tarihlerimizle yol aldık

 


Birlikte Geçen Zamanın Kıymeti..



 Dün annem ve babamla AVM'ye gittik. Epeydir yeni kışlık ayakkabı ihtiyacı olduğunu söylüyorlar ama hep bir bahane üretiyorlar. Emrivaki yapınca ki belki onu bekliyorlardı ''tamam gidelim dediler'' Annem yaşını göstermez, maşallahı var. Babam ise artık epey belli ediyor. yaşını. Gezerken hemencecik yoruldu, son zamanlarda  ayaklarını sürüyerek yürümeye başladı,tedirgin yürüyor,farkediyorum.Bu yaz başında geçirdiği kalp krizi ve takılan stent ,onu bunalıma soktu, ölüm korkusu yaşattı. Babamın bu korkusu yaşı ile ilgili değil. Annemle yeni evlendiklerinde de böyle bir bunalımlı dönem geçirmiş. O zaman  arkadaşının vefatı ile başlamış bu durum. Askerlik mesleği bile önleyememiş bunalıma düşmesini. Sonra düzelmiş. Bu yaz başında da böyle bir döneme girdi ama çok şükür şimdi iyi, yaşam enerjisini buldu yine.

Ayakkabılarını hemencecik seçti, sonra eşimle beraber bir kafeye oturdular, biz annem için dolaştık biraz daha. O da ihtiyaçlarını gördü ama biz kadınlar biraz daha seviyoruz galiba alışveriş için dolaşmayı. Gerçi cinsiyet ayrımı yapmayayım alışveriş seven erkeklerde var mesela eşim bayılır mağaza dolaşmayı, özellikle elektronik eşya satan yerleri sabah girsin akşam çıkar. 

Biz de alacaklarımızı aldık ,onlara da biraz değişiklik oldu. AVM'lerde şimdi en ışıltılı dönem,her yer süslenmiş, ışıklandırılmış, kocaman yılbaşı ağaçları süslenmiş. Hoş bir hava var. Çoğu yerde indirimlerde başlamış. Güzel.

Çıkışta güzel bir de yemek yedik. Babamın doğum günü şerefine:) Tabii ki ne kadar doğru bir tarih bilmiyor ama nüfus cüzdanına yazılan tarihe göre doğum günü bugünse ,biz de ona göre kutladık. 

Annemin kimliğinde ağustos ayı ama '' ben ocak ayında doğmuşum '' dediği için ocak ayında kutluyoruz doğum gününü. 

Aslında bizim evde ben gençken  doğum günü falan kutlanmazdı. Bazı ailelerde özel günler, tarihler önemlidir, günler öncesinden hazırlanılır, kutlanır. Bizim evde hiç öyle büyümedik, görmedik . Kardeşimin kutlanırdı ,biraz tekne kazıntısı olduğu için. Ben de yazın en ortasında doğduğumdan arkadaşlarım tatilde, biz tatilde olurduk, geçiştirirdik. Annemle babamın ki konu bile olmazdı.

Neyse yıllar geçip İstanbul'a dönünce, teyzemin de katkıları ile   annemin doğum gününü kutlamaya başladık. Bir gün babam ''benim hiç doğum günümü kutlamıyorlar'' demiş anneme. Of tabi bu bir şaşkınlık ve üzüntü yarattı.Acıma, pişmanlık, şevkat hepsi karışık duygular. Kimliğinde yazan tarihe bakıp ,onun içinde kutlama yapmaya başladık. Kutlama dediğimde,hatırlama babında, bir pasta ve bir araya gelme işte o kadar. Lakin o bundan çok memnun. İşte dün de böyle biraz gezip ,üzerine de güzel bir doğum günü yemeği yiyince yine mutlu oldu, yüzü güldü. 

Allah hayatta olan ana babalara sağlık, huzur versin, göçüp giden büyüklerimize de rahmet etsin.



temmuz sonu

 Dün evin yeni elemanı vantilatörün döndüre döndüre üflediği havalı ortamda The Gentlimen adlı diziyi izledik. Müzikleri antipatik gelse de dizi güzeldi.

**

 Tabii  TeamTürkiye'nin programına bakıp Türk sporcuların oyunlarını izlemeden de geçemeyiz. Mete Gazoz'un 2024 Paris Olimpiyatlarında rakibini yenerek bir üst tura çıktığı oyunu izledik.  Boks branşında başarı sporcumuz Hatice Akbaş'ı da gururla takip ediyoruz. Kendisi dün 5-0 lık bir galibiyetle çeyrek finale yükseldi. 

***

Akşamları mahallenin dondurmacısını sık sık ziyaret eder olduk. Bir top dondurma 55 TL. geçen yıl genelde akşamları kuyruk oluyordu bu sene müşterisi azalmış hatta çay ve kahve de satmaya başlamışlar. Tabi bu fiyat bizim mahallenin dondurmacısının fiyatı. Geçen gün kızımın oturduğu mahalledeki dondurmacıya gittik Orada da bir top dondurma 60 TL , çocuk dondurmasının topu 40 TL .Muhite göre farklı ha bir de o dondurmacının ismi İtalyanca idi. Bizim ki Türkçe.  En çok kağıt helva arası dondurmayı severim ya da kıtır külahta.. Bazı yerlerde külahı hemen oracıkta dondurmacıda yaparlardı böyle şimdinin waffle hamuru gibi kalıba döküp külah şekli verirlerdi. 

****

Biz bir top dondurmayı hesaplarken Türk-İş temmuz ayı açlık sınırı yani dört kişilik bir ailenin asgari gıda masrafı ,yaşamak için yemesi harcaması gereken gıda masrafını 19.234,43 TL olarak açıklamış,buna diğer masraflar eklenerek hesaplanan(kira,ulaşım, eğitim,faturalar vs.) yoksulluk sınırı ise 62.652,87 TL olmuş. Bu durumda çoğu çalışan açlık ile yoksulluk arasında demek oluyor ki bu durum uzun zamandır devam ettiği halde şu 5199 sayılı yasada yapılacak değişiklikler kadar konu edilmiyor, alışılıyor tıpkı bir müddet sonra o yasaya da verilecek tepkinin azalacağı  gibi.

****

Vee bir temmuz ayı daha biterken yine bir doğum günümü yaşamadan geçemezdim. Her ne kadar özel günleri kutlama konusunda isteksiz olsam da sevdiklerimin hatırlamasını , pasta yemeyi ve gelen çiçekleri seviyorum. Üstelik bu doğum gününde uzun süredir yapmadığım bir etkinlikte bulunmaya karar verip tiyatroya gittik. Kadıköy de bir parkın içindeki anfitiyatroda,açık havada Uygur kardeşleri izlemek güzeldi. Açık hava sinemasına çok gittim ama açık havada tiyatro ilk kez izlemiş oldum. Doğum günüm farklı oldu.

Durgun,  aşırı sıcak ,çoğunlukla evde geçen 2024 Temmuzunu da böylece bitiriyorum.. 

Hoş gel Ağustos..




iyi ki doğdun 💑 pastası

Sağlığımız yerindeyse,
hayat normal akışında olması gerekenleri yapmamızı gerektiriyor.Moral motivasyon şart. Bugün bizim evde doğum günü var.
Eşimin doğum günü.
Pastamızı ben yaptım.Çekirdek ailecek kutladık ki en sevdiğimiz kutlama biçimi zaten bu :) Ağzımızın tadı hep yerinde olsun.
Neşemiz, sağlığımız ,inancımız yerinde olsun.

Bu pastanın tarifini vereyim bugün .Belki yapacak olanlar olur.
Malum pastaneler kapalı.En güzel pasta ,evde yapılan pastadır,sevgi ile aşk ile:)

Önce krema;
2,5 su bardağı(Yarım lt.) süt, 2 çorba kaşığı un, 1 çorba kaşığı tereyağ,
1/2 su bardağı tozşeker ve vanilya karıştıra karıştıra ,gözgöz olup kaynayana kadar pişirilir.Ocaktan alınıp ilk harı gidip ,ılınınca 1 paket toz krem şanti ilave edilip, iyice mikserlenir. Dinlenmesi için buzdolabına kaldırılır.

Kek için;
4 adet yumurta, 1 su bardağı(200 ml) tozşekerle iyice çırpılır.
1/2 çay bardağı süt ilave edilip çırpmaya devam edilir.
Kuru malzemeler; 1 su bardağı un+1 paket kabartma tozu+Vanilya+3çorba kaşığı kakao katılıp karıştırılır. 
Yağlı kağıt serilmiş kelepçeli kek kalıbına hamur dökülerek ,önceden ısıtılmış 170 derece de 15 dakika pişirilir.

Çikolata Sos;
Keki fırındayken , 2 çay bardağı süt,1 çorba kaşığı kakao, 1 tatlı kaşığı nişasta, 2 çorba kaşığı toz şeker pişirilir. Kaynamaya başlayınca içine 120 gr bitter çikolata(daha yoğun çikolata seviyorsanız 200 gr a kadar ilave edebilirsiniz)
atılarak erimesi sağlanır.
En son aşama;
Ilınan kek kalıptan çıkartılıp yağlı kağıdı alınır, tekrar kalıba konur.
1 bardak sütle ıslatılır.
Beyaz pasta kreması ile kaplanır.
Üzerine çikolata sos sürülür ve buzdolabına dinlenmesi ve içini çekmesini sağlamak üzere kaldırılır.
Yapacak olanlara afiyet olsun.
Her günümüzün kıymetini bilelim.
Ağız tadıyla...