Canımız sıkıldı hava da güzel, eski semtimizi dolaşalım dedik. İlk evlendiğimizde bir yıl kadar oturduğumuz , eşimin daha önce yaşadığı yer;Pendik. Şimdi o kadar kalabalık ki, çarşıda omuz omuza yürüyorsunuz. Pendik eski tarihlerden beri çok kalabalık canlı bir ilçedir. Anneannem 'Pendik'in köyleri çok, herkes alışverişe oraya geliyor , ondan.'' derdi. Gerçekten alışveriş anlamında iyidir, ne ararsanız İstanbul'a inmenize gerek kalmadan bulursunuz. Şimdi köyleri oldu şehir, etrafı yeni yeni semtlerle dolu koca bir ilçe.
Canlı, kalabalık sokak aralarında dolaşırken eskiden gittiğimiz mantıcının yeni yerine denk geldik. Karnımızda acıkmıştı ve mantı en çok sevdiğim yemeklerden. İçerisi ferah, masalar dolu, biz cam kenarında masaya geçtik. Mantılarımızı ve paylaşmak üzere bir adet çi böreğimizi sipariş ettik. Evde mantı yapılınca kalan hamur mutlaka çiğ börek olarak kızartılır. Mantıdan önce birer tane yenir,böyle bir usul var . Mantıcılarda çiğ börek bulunur genelde, burada içli köfte de vardı ekstra. Lokantanın menüsü bu kadar. Mantı, çi börek ve içli köfte. İsmine uygun, başka çeşitlemelere girmeyen sadece en iyi bildiğini yapan lokantaları seviyorum.
Konuyu dağıtmayayım, mantılarımızı yedik, kalkacağız , öyle boş muhabbet ediyoruz. Çapraz masadan amca, amca diye bir kadın sesleniyor. Eşimin arkası dönük ,ben yandan görüyorum bize sesleniyor. Acaba dedim eşim bir şey mi düşürdü, öyle bir ses tonu ile geliyor ''amca, amca'' Önce ben döndüm, kızın yan masasında iki kadın onlarda şaşkın bir bize bir kıza baktı. Eşim de arkasını dönünce;
'Amca param çıkmadı, sen öder misin hesabımı''!!!!!!!!!
Yan masadaki kadın'' Bu ne şimdi, sosyal deney mi yapıyorlar'' dedi.
Yan masadaki kadın'' Bu ne şimdi, sosyal deney mi yapıyorlar'' dedi.
Kız normal giyimli, kocaman siyah gözlükleri, kulağında kablosuz beyaz kulaklıklar, siyah uzun saçlar bakımlı , hiç öyle parasız gibi durmuyor . Üstelik geldiğimizden beri de o orta masada oturmuş, telefonu ile ilgileniyor, arada benim mantım nerede kaldı, diye söyleniyordu. Bir yere girdiğimde genel huyum, etrafı ,oturanları mutlaka incelerim. Onu da görmüştüm. Ama sonunda hesabı bize kalacağını hiç aklımdan geçirmemiştim.
Tabii ki benim beyim eli açık ve merhamet duygusu fazladır, ''Paran mı yok, tamam , öderiz'' falan gibi bir şeyler söyledi, şaşkınlıktan kelimeleri tam hatırlayamıyorum. Bunu duyan kız garsona ''hesabı amca ödeyecek '' diye söyleyip , koştur koştur çıkıp gitti.
Biz de şaşkın şakın gidip hesabı ödedik , çıktık. Olayı anlamlandırmaya çalışıyorduk kendi aramızda ki epey uzaklaştığımız lokantaya doğru dönüp bakasım geldi. Kız geri dönmüş, kapıdan bir şeyler söylüyordu..Belki de gidip para alıp bir yerden gelmişti, bilemiyorum, bizim için muamma olarak kaldı. Dolandırıldık mı, yardım mı ettik hala bilmiyoruz.
Başımızın gözümüzün sadakası olsun deyip, geçtik.
Siz olsanız ne yapardınız acaba sevgili okuyucu?
Merak ettim:))
