masketakalım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
masketakalım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hastalık çok yayıldı:(

 Bu sabahın en güzel whatsapp mesajı;

''Anne testimiz negatif çıktı''..

Test sonucu bir günde çıkmış oldu. İçime sular serpildi./nereyekadar/ Gerçi herhangi bir belirtisi yoktu ama olsun işte. Yaklaşık otuz kişiler, 3 kişide pozitif çıkmış.İkisi çok yakın çalışan ve hasta olduklarını farketmeyen, bir tanesi olayı hasta olarak ,belirtili farkeden. Bir de esas acaba mı? dedikleri kişi vardı,o kişi de negatif çıkmış, mesela. Bu yazıyı yazarken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da Corona hastalığına yakalandığını öğrendim. Kendi videosunda, çarşamba test yaptırdığını ,negatif olduğunu, fakat iki gün sonra ateşlendiğini ve pozitife döndüğünü , anlatıyor. Hastaneye yatmış. Geçmiş olsun.

Neyle karşılaşacağımızı bilmediğimiz bir meret bu. Tam anlamıyla ferahlamamamın sebebi işte tam da bu. İnsanlar çalışıyor, toplu taşımaya biniyor, dışardan yemek zorunda kalıyor vs.(Ki İBB Başkanı gibi adamlar çok sıkı tedbirlerle yaşıyorlardır eminim )  

Sonuçta maskenizi sıkıca taksanız bile bir yerler  çıkarmak zorunda kalabiliyorsunuz, o eller mutlaka ağıza yüze gidiyor, siz  maskeli olsanız da karşınızdakinin takıp takmadığı, kiminle temas halinde olduğunu bilmiyorsunuz. Yani işimiz artık şansa kaldı. ''Tedbir bizden takdir Allah'dan'' a bağlayabilirim özeti.

Not:Korona test yapıldıktan sonra e-nabız dan korona testi sonucunuzu öğrenebildiğiniz bir uygulama yapmışlar, verdikleri barkodla sonuç bir gün sonra öğrenilebiliyor. 

corona kapıya dayanmışken..

   Bu sabah ıvır zıvır ne varsa yaptım. Sabah uyku tutmadı, erkenden kalkınca vakitte ağır ağır geçiyor. Arafta yaşıyor gibiyim. Akşam yemeğimizi yedik, mutfakta bulaşıklar toplandı falan, dizi seyrediyoruz. Telefon çaldı. Geç vakit değil ama bizim kız ,öyle önemli bir şey olmazsa ,belli bir saatten sonra aranmayacağını bilir. 

-Annecim, dedi ,kötü haber. İşyerinde bi çalışanın korona testi pozitif çıktı.

İki gündür işe gelmiyormuş, ateşlenmiş adamcağız, yaptırdığı test pozitif çıktı, diye haber verince ,hepsi panik halde ne yapacaklarını düşünür olmuşlar. Bugün test yaptıracaklar. Bu testleri özel hastanelerin çoğu, artık bir hastalık belirtisi yoksa yapmıyor. Devlet hastanesine gidecekler. Evde de maskeyle oturuyorlarmış. Zaten ev arkadaşı da ünlü bir markanın fabrikasında çalışıyor, kızcağız da her hafta bir bölüm karantina nedeniyle kapalı,diye anlatıyor ve yarı zamanlı evden çalışıyormuş. Kızımın bir okul arkadaşı daha geçen gün pozitif çıktı. Ateşlendi, öksürük falan. Onunla bir aydır görüşemedik diye ,içini rahatlatırken işyerinden patladı olay. Bu aralar çevremden o kadar çok duyar oldum ki.  

Bakalım sonuç ne çıkacak. Ama bu gri İstanbul sabahında içim sıkkın, yüreğim daralıyor. Korona kapıları zorluyor.


Not:Maske çok çok önemli. Burnumuzu maskenin altında tutmaya alışalım/çalışalım. 


Yaz ce ee ,dedi..

Daha düne kadar ,akşamdan akşamları kaloriferleri bir gıdım yakıyorduk,hırkalar,montlar omuzlarda, kapişonlar baştaydı.
Hoppa bir baktık bir gece de yaz gelmiş. Dışarıya az çıkanlar olarak ,sık sık dışarı çıkanların giydiklerinde hava durumunu takip ediyordum.
Artık ona da gerek kalmadı.Balkon kapısından, açık pencere camından içeri ılık bir yaz havası kokusu buram buram giriyor.
İstanbul'a koronalı günlerde yaz da geldi.
Ekmek yapımıydı, pide pişirmeydi derken,Bayramdı seyrandı falan fişmekan bahar ,görünmeden ,kıyıdan kıyıdan geçti gitti,yaz başı geldi, şimdi  kışlıklar kaldırılacak,yorganlar dolaplara girecek,tatlı serin yaz geceleri başlayacak.

Kırlangıçlar hızlı hızlı uçuşup, serçeler çılgın gibi ötüşürken çarşamba günü neredeyse unuttuğumuz çocuk sesleri ,heryeri cıvıl cıvıl doldurdu. Ne güzelmiş dışarıdan şen şakrak çocuk seslerinin, bağırışmalarının, gülüşmelerinin gelmesi.
Özlemişiz.
Bu gün cuma , çarşamba dışarıya çıkan çocukların bir boy büyükleri dışarı çıkacak.
Aslında bunlar genel kural.
Yine çoluğunu çocuğunu dışarı her zaman çıkaran yok mu? Tabii ki var.
Bizim toplum da /belki her toplumda/ kuralları uygulamaktan pek hazetmeyen/önemsemeyen, sorulduğunda;'Bilmiyordum! 'a
sığınan ,içinden;amaan ne olacak?
diyen bir kesim vardır.
Herkes kendinden mesul. Ama dikkatli yaşamamızın sonuçları yavaş yavaş ortaya çıkıyor, salgın kontrol altına alınıyor.
Ne güzel işte. 
Dikkatli yaşamaya, maske takmaya ,kalabalıklara girmemeye özen gösterelim. Maskeler artık ücretli de satılıyor. Tam benim ücretsiz maskem gelmişti ki maske satışı serbest bırakıldı .
Maskesiz çıkmam asla..




gelen kolonya ve maskeler


Kolonya nedir?
Kolonya genellikle limon kokulu bir çeşit ucuz parfüm.Etil alkol, su ile limon yada çiçek ,hatta bir zamanlar çok revaçta olan tütün esansı gibi hoş koku veren maddelerin karışımdan oluşturulmuş kokulu bir tuvalet malzemesi. Tüm zamanların en yaygın kullanılan parfümü olan kolonya, 1709 yılında bir İtalyan tarafından ,Köln'de üretilmiş.
İçindeki alkol oranı 70 derece 80 derece diye belirtilir.Ayılanı bayıltır.Cilde sürüldüğünde ferahlatır.

Kolonyanın kendi verdiği serinlik yetmez gibi, rahmetli anneannem kolonyasını evde mutlaka buzdolabında tutardı. Ne zaman ziyaretine gidilse dolaptan hemen kolonya çıkar , birleşen avuçlarınızın içine şişeden sallaya sallaya kolonya damlaları dökülür,siz kafi demeden de dökmeyi bırakmazdı. Yarısı yere saçılan, yarısı iyice ovuşturulan ellerde kalan kolonya ,en son burna götürülüp şöyle derin nefesle içe çekilirken ,kolonya şisesi tekrar dolaptaki yerine yerleşirdi.
 Yazın o kadar serinletici bir olay ki bu.
En çok limon kolonyası severdi .

Şimdi çok çeşitli kokulu kolonyalar var.
Ama limon kolonyasının yeri bir başka. Evde hemen her odada bir tane ,her daim bulundururdum.O nedenle hiç kolonya sıkıntısı çekmedik. Ufak plastik bidonlarla satılanlardan alırız, eşim şişeler bittikçe kolonyaları doldurur.
Hani bir zamanlar eczanelerde tombul cam kavanozlarda olurdu. Yanlarındaki plastik ,renkli yuvarlak pompalardan boş şişelerimize  doldurturduk o misal. Biz de kullan at yapmıyor, şişeleri doldurup duruyoruz.

Koronavirüsü dolayısı ile bu kolonya-temizlik-korunma  mevzuuları ortaya çıkınca ki hasta ziyaretlerine bile kolonya hediye götüren toplumuz ,zaten başköşede olan kolonya şişemiz, iyice evin uvertürü oldu. Her iş öncesi, her iş sonrası döküp döküp sürünüyoruz.Henüz dolaba girmedi, çünkü güneş yüzünü saklıyor, hava serin,kaloriferler yanıyor daha.
Azıcık ısınsın buzdolabına kaldıracağım bir tanesini.
Gelen gidene dökeriz diyeceğim ama kimsecikler gelip gidemiyor ki birbirine.
Şimdi bugün hava güneşli.
Camdan kontrol edeceğim dışarı çıkanları.
Dün CB. konuşunca yine heveslendik. Tam sokağa çıkma yasağı mı geliyor, diye.
I ıhh ,değilmiş. Sahra hastaneleri yapılacakmış 45 gün gibi bir rakam duydum. Yani 45 gün daha evde miyiz, anlamadım.O belli değil.Bu hastaneler kalıcı olacakmış, tek katlı, İstanbul'un her iki yakasında her daim çalışabilecek,1000'er yataklı,devletin kendi imkanları ile yapacağı hastaneler olacakmış.
Gayet güzel. Evden çıkma yasağı da olaydı ,iyiydi.
Bir kısım kendini korumaya almış ama dışarıda olanlar devamlı virüs taşıyıp,sağa sola geçirebilecek pozisyonda olursa ,bizim evde kalmamız ne kadar anlamlı olacak? 20 yaş altı ile 65 yaş üstü korunmaya çekiliyor da diğer yaşlar hastalık taşımayacak mı? Bir müddet sonra evde kalmaktan dolayı dışarıda insanlar dolaşırken kendimizi nasıl hissedeceğiz? Her dışarıdan gelen mikrop getirecek endişelerine gark olacağız.Kendimizi kapımızı her çalana fıs fıss dezenfektan sıkıp, maskeli, eldivenli olmazsa kapıyı bile açmayacağız..mı acaba??
Bu kolonya konusu da CB.nın göndereceğiz dediği kolonya ve maskelerin annemlere gelmesi üzerine yazıldı. Genç bir polis bey tarafından apartmandaki tüm 65 yaş üzeri büyüklerimize, temiz torbalar içerisinde, gayet kibar bir şekilde teslim edilmiş.

Neyse şimdi bende gidip,kendi kolonyamızdan  azıcık sürüneyim, içim ferahlasın.
Bu günlerin biran önce geçmesi dileklerimle ,yaşayalım görelim bakalım.

Her şeyin başı sağlık..