Bu sabah ıvır zıvır ne varsa yaptım. Sabah uyku tutmadı, erkenden kalkınca vakitte ağır ağır geçiyor. Arafta yaşıyor gibiyim. Akşam yemeğimizi yedik, mutfakta bulaşıklar toplandı falan, dizi seyrediyoruz. Telefon çaldı. Geç vakit değil ama bizim kız ,öyle önemli bir şey olmazsa ,belli bir saatten sonra aranmayacağını bilir.
-Annecim, dedi ,kötü haber. İşyerinde bi çalışanın korona testi pozitif çıktı.
İki gündür işe gelmiyormuş, ateşlenmiş adamcağız, yaptırdığı test pozitif çıktı, diye haber verince ,hepsi panik halde ne yapacaklarını düşünür olmuşlar. Bugün test yaptıracaklar. Bu testleri özel hastanelerin çoğu, artık bir hastalık belirtisi yoksa yapmıyor. Devlet hastanesine gidecekler. Evde de maskeyle oturuyorlarmış. Zaten ev arkadaşı da ünlü bir markanın fabrikasında çalışıyor, kızcağız da her hafta bir bölüm karantina nedeniyle kapalı,diye anlatıyor ve yarı zamanlı evden çalışıyormuş. Kızımın bir okul arkadaşı daha geçen gün pozitif çıktı. Ateşlendi, öksürük falan. Onunla bir aydır görüşemedik diye ,içini rahatlatırken işyerinden patladı olay. Bu aralar çevremden o kadar çok duyar oldum ki.
Bakalım sonuç ne çıkacak. Ama bu gri İstanbul sabahında içim sıkkın, yüreğim daralıyor. Korona kapıları zorluyor.
Not:Maske çok çok önemli. Burnumuzu maskenin altında tutmaya alışalım/çalışalım.


