mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Eski Ramazanlar (mim)



Sevgili İstiridye Avcısı(tık tık) hepimizi bir ramazan ayı birlikteliğine çağırıp,mim hazırlamış. Hem soruları onun yazısından,kendi sayfama geçirdim, hem de aklıma ilk gelenlerle, cevapları hazırladım.
Ramazan geldi , hoş geldi...
1- Ramazanı bir hediye paketine benzetirsek, sizin için nasıl bir paket olurdu, içinde sizin için neler olurdu?
         Ramazan ayı bolluk, bereket dolu; huzurla , güleryüzle,iyiliklerle, dualarla, şükürlerle hazırlanmış bir hediye paketi ; benim için de, bol dua ve huzurlu bir kalp olsun içinde. (Bu aralar ruhum daralmış durumda😩.)

2-Ramazan ile ilgili en net anınız hangisidir? Size kazandırdığı hislerle birlikte anlatır mısınız?
        Ramazan ayında tabii ki işin doğası gereği en çok açlıkla ,susuzlukla sınanıyoruz. Bende sıcak bir ramazan günü ,oruçlu olduğumu unutup kocaman bir bardak suyu, kana kana içip ,sonrasında suyu içen bedenim aklımı başıma getirip oruç olduğumu hatırladığımda ,duyduğum pişmanlıkla karışık, vicdan azabı ,şu an en net hatırladığım ,ilk aklıma düşen anım oldu.Çünkü maalesef açlığa kolay dayananlardan değilim:) O günde;
 Ya oruçum gitti mi? Nasıl unuttum, aklım nerelere uçtu ?diye diye hayıflanmıştım..
Birde büyüklerin ''top patladı mı'' diye iftar saatini sordukları anlar aklıma geldi şimdi bak. Belki küçük illerde, hala iftar saatinde top atılıyordur.
Ya da minarenin kandillerinin yanıp yanmadığını anlamak için, cam kenarlarında, bahçelerde küçük çocuklar bekleşiyordur hala..

3-Çocukluğunuzdaki ramazan ve şimdi yaşadığınız ramazan arasındaki en belirgin farklar nelerdir?

Yaşanma şekli olarak ,o kadar çok fark var ki. Bir kere o zamanlar, genelleme yapıyorum, anneler çalışma hayatına bu kadar çok dahil olmadığından, sahur sofraları daha mükellef,daha uzun vadeli geçerdi. Pişiler sıcak sıcak, çaylar yeni demli, yumurtalar, makarnalar taze haşlanmış olurdu.
'Akşamdan yediğimle tutayım,n'olcak dayanırım', diye bir tez yoktu:)
Sonra ramazan ayının hemen her günü ya bir iftar sofrasına davetli gidilir, ya da evde iftar sofrasına misafir davet edilirdi. Özellikle akrabalar ,yakın eş dost günler öncesi bunun hazırlıklarına başlar,günler kesilir, önce büyükler, sonra eş dost sıraya konurdu.
(Şimdi ,geçim derdi var,hayat  zor,artık bu işi belediyeler toptan hallediyor. Plastik ,kapalı kaplı kumanyalarla  iftar sofralarında ,insanlar evlerine yetişme telaşına düşmesin , diye yardım kapısını açık tutuyor. Bu kalabalık şehirler için iyi bir şey tabii. Bir kap yemek ihtiyacı olan herkesin karnını doyurmak, yardımların en güzeli .)
Bir de şu fark vardı ki iftara yakın saatte ,genelde evin en gencinin gidip sıcak pide alma kuyruğuna girmesi olayı da sanırım artık kalmadı.
Çünkü etrafta ya fırın zor bulunuyor ya da fırına gidecek kimse.
Malum büyükşehir çocuğu ,öyle her yere salıp gönderemezsin, ne olur ne olmaz etraf kötü.Büyükler desen, yorgun argın gelmiş işten güçten, nasıl gitsin.
Eh! artık görevliye söylenen önceden gelmiş pidelerle idare ediliyor.

----  Oruç tutmanın sadece ,yiyecek ve içecekle nefsi terbiye etme anlamına gelmediğini unutmamalıyız.
Ramazan ayında (ve her ayda tabii ki) kul hakkının yenmediği, yalan dolandan uzak durulduğu, yardım etme imkanımızın bol olduğu, öfkeden, nefretten uzak kalıp, dilimize sahip olduğumuz, dedikodudan uzak durduğumuz, iyilik kapılarını hep açık tutup, kötüler ve kötülüklerden uzak durduğumuz, bol bereket ve huzurlu günler görmeyi/görmenizi/görmelerini diliyorum.

eşleştirme mimi??

(@mehtap_altnrd ..İnstagram)
 Sevde'nin Şiirleri blogunda başlayan eşleştirme mimi soruları cevaplarımdır.

soru 1) Hayat sizce nedir?

         Hiç bir müdahalemizin olamadığı,''gelmek ister misiniz?''diye sorulmadan  aniden,seçmediğimiz bir rahme düşüp ,gelişerek ,doğumla başlayan, aynı şekilde yine, ''gitmek ister misiniz?'' diye sorulmadan, nerede, nasıl olacağını bilmediğimiz bir şekilde ölümle sonuçlanan bir süreç.
         Bu iki nokta arasında dünya bize neler yaşatacak ,neler tanıyıp, neler göreceğiz o da belirsiz. Belirlemek için yanımıza umut, hayal, sevgi, aşk, tutku,hırs,merhamet,vicdan ,akıl, duygu,haz,gözyaşı,kahkaha gibi gibi,  ne gerekirse verilmiş.Şükür..

soru 2) Sen nasıl bir insansın ?(Olumlu-Olumsuz)

          Kendimce iyi olarak anılmak isteyen bir insanım. İnatçılığım, suratsızlığım, sulu gözlülüğüm yaş aldıkça azaldı. Biraz evhamlıyım özellikle evlatlar konusunda. Bir çok hatayı, olumsuzluğu hoşgörebilirim.😇 Kolay kolay sinirlenmem.Saysan sayılır gerçek manada sinirli olduğum anlar.Gülümsemeyi,gülmeyi severim.Olumlu yanlarım bunlar.Bazen de ufacık bir şeyi asla unutmam, kestirip atarım,
olmazsa da sündürür dururum😐.
             

soru 3) İnsanlar sizi hiç üzüp kırdı mı?
Off kırmaz mı hiç?😞  Üstelik genelde en çok canınızı yakanlar, en çok yakınınızda olanlar oluyor.
       ama bu soruya daha zor bir ek soru olmalıydı;
      -Ya siz , insanları hiç üzüp, kırdınız mı?

soru 4) Sizce dost nedir?
       Uzun yollarda yanınızda olandır. Derdinizi açtığınızda ,onda kalacağını bildiğinizdir.Yanında ağlayıp, kahkahayla gülebildiğinizdir.Küsemediğinizdir.
Ömürlüktür .

hayalim 3 kelime ...(aynı zamanda MİM)



2019 yılı yaklaştıkça ,hedefler, dilekler, listeler oluşmaya başladı. Tabii ki yepisyeni bir yıl olacağını düşündüğümüz 2019 ,belki de 2018'den çok çok daha iyi geçecek. Belki bizi, belki kimilerimizi şahane bir yıl bekliyor.
Böyle yazıyorum ki iyi şeyler çağrışsın, olumlu düşünceler oluşsun. 
Beyda'nın Kitaplığı isimli blog komşum ,bu konuda bir paylaşım yapıp,
2019 hayalleri ,hedefleri isimli bir mim yapmış. Bende katılayım dedim.
Ama uzun uzun liste ve hedefler benim yaşamımda pek yer tutmaz. İstek ve duygularım doğrultusunda hareket eden bir insanım. Tabii ki özel ,bana ait bir iki dileğim var. Bol bol gezeyim, tozayım, göreyim, ağız tadıyla yiyip içeyim . Bunları istiyorum.Milli piyangonun 😎70 milyonluk ikramiyesini bile istiyorum.
Yeni yerler görmek✈ ,yeni havalar solumak,🌄 yeni insanlarla tanışıp, yeni tatlar almak her insanın dileği olmalı.Yollar ve yılların ayırdığı eski dostlarımla tekrar görüşebilmeyi istiyorum.Yeni satırlarda başka dünyalar bulup, başkaları için yeni satırlar yazabilmek.Bunları istiyorum.
Kendime sakladığım, özel dileklerimde var.Benimkilerden de çok canım evlatlarım, canlarım için dileklerim var. 
Bana ait bu isteklerim,dileklerim ,bitmesini dilediğim çalışmalarımı, belki devam edip bitiririm ,belki kısmet olmaz  başka bir yeni yıla kalır.
Ne demiş ,(sanırım John Lennon) ''Hayat biz planlar yaparken ,başımızdan gelip geçen şeylerdir'' 
WhatsApp 'da bir dilek tablosuna rastladım.Bu tablodan  ilk gördüğümüz 3 kelimede karşımıza çıkanlar, sizin şans dilekleriniz oluyor.
Yeni yıl dileklerimi buradan çıkan üç kelime olarak belirledim.
Bana çok uydular, tam istediklerimi gördüm.Bu kadar olur ,dedim kendime
Benimkiler altta,
Siz de bakın bakalım ,ne göreceksiniz..


🎁  sağlık,
 💐 tutku,
🎇 ilham,
 Size de gönlünüzden geçenler görünsün, her daim.

Güzel hafta sonları..




asla mı asla bir MİM ;



Asla Yapmadım;
inatçıyımdır, yapmam dediysem, yapmamışımdır.

asla itiraf etmem;
şişşt herkesin bir sırrı olabilir.Söylemem..

asla dememeli;
çocukları bunaltmamak adına, devamlı şunu yaptın mı ,bunu yaptın mı  dememeli..


asla söz etmem;
hoş olmayan şeylerden..


asla gitmem;
Temmuz-Ağustos sıcağında güney illerimize..

asla bitmesin;          
mavi gökyüzünün beyaz pamuklu bulutları..

asla yemem;
bakla..

asla hazetmem;
çıkarcı insanlardan, emrivaki işlerden..

asla vazgeçmem;
Evlatlarımdan.

asla affetmem;
Rahmetli Yıldırım Gürses'in güzel sesiyle söylediği;
Ateş olup yaksan da ,gonca güller taksan da,ahu olup baksan da
Affetmem ASLA seniiii..



sondan başladığım blog komşusu MAİ'nin mim sorularının cevapları işte böyle.Bakarım demiş,  yaparım demiştim.Ne zormuş.Hem yokmuş benim öyle pek ''Asla ve kat'a'' larım.Belki yaş gereği o kadar katı bir insan olmaktan caymışım. Grileri gören tarafım ağır basmaya başlamış çoktan.
Asla kelimesi ağır bir kelime ,hayatımızın her anına bulaştırmadan  kullanmalıyız.
Hayat ,söylediğimiz her büyük lafı bize yedirmesini çok iyi bilir.
Büyük büyük konuşmayalım..Kesin tavırlar koyarken ,az biraz pay bırakmayı unutmayalım..
Hadi bakalım, yapmaya niyetlenenlere kolay gelsin..

blog muhasebesi mimi




Blog alemine nasıl girdin? 

Blog alemine küçük kuzenim sayesinde girdim.O yıllarda, yani yıl 2011 yeni emekli olmuşum, öyle o el işi kursu senin, bu altın günü benim ,tv 'de Zahide Yetiş programları, Deryayla geçen saatler ,platese mi gitsem, sahilde yürüsem falan, öyle emekli emekli takılıyordum.Kuzenimde o aralar blog açtı ya da vardı ,hala da başarılı bir blogger kendisi, sevgili Balgözlü Kız onun blogunu takip ederken daldım blog alemine,bende bir blog açmaya karar verdim.İlk açtığım blog deneme gibi olmuştu,Bembeyaz Perde idi ismi ve bir yıl sonra kapattım.Sinema ile ilgiliydi.2012 de Pudra Şekerim isimli bloğumu açtım.Çünkü hem blogları takip etmek hem blog yazısı yazmak, çok keyif aldığım bir alışkanlık haline geldi.

Hangi blog sana ilham oldu?

Kesinlikle Balgözlü Kız .Sevgili Tuğçecim.

Bloga yazdığın ilk yazınla ,son yazın arasında fark var mı?

Olmaz mı:)) Çünkü, şöyle ki ben blogumu önce pasta, börek, yemek tariflemi yazmak niyetiyle oluşturdum.Yemek bloggerlarının ayrı bir birlikteliği ,ayrı bir güzelliği var.En çok o gruptan etkilenmiştim.Yemek yapmayı ve yemeyi seven biri olarak ,tariflerle başladım. Sonraları,zamanla , konu genel yaşam, aile, anlar, anılar ile ilgili yazılara döndü.Arada tariflerimde var tabii.Anne tarifleri:)

Yakın çevrendeki insanlar blogunu biliyor mu?

En yakınımdakiler , eşim çocuklarım, biliyor.Arkadaşlarım blog yazdığımı bilmiyor.
Şimdi böyle yazınca garip geldi.Ama öyle.

Blog yazmak yaşantına ne kattı? Ne çıkardı?

Çok güzel bir hobi edindim.Yazı yazmayı çok sevdiğimi, beni çok rahatlattığını öğrendim.Sadece bloga değil kendimede ufak hikayeler yazmaya başladım,
günlük tutmaya başladım.Fotoğraf çekmeye başladım.
Ne çıkardı dersen; bir sürü boş şeyler çıktı gitti.Sırf bir şeyler yapmış olmuş
olmak için ,'bir çok şey 'yapmaya çalışmıyor, kendi istediğim 'tek bir şeyi' yapmış oluyorum.

Şu anda bu mim yayını ile blogunda kaç yazı ve kaç sayfa görüntülenmen var?

Şu an taslaklarla birlikte 525 yayın görünüyor.Yazıları bazen anında yazıp yayınlarım ,bazen nadasa bırakırım,bazen silerim.
Yıllar içinde ,yayınladıklarımdan da sildiklerim var.
sayfa görüntüleme 290.129

Bu aralar böylece dururken,pek yazasım yokken, bu mim muhasebesi ilaç niyetine iyi geldi bloga.
Güzel bir hafta olsun hepimize.Artık havalarda açtı.
Güneş yüzümüze baksın, mutlu olalım, bol yazıp bol okuyalım.