rüzgar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rüzgar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Lodos var


İstanbul'da lodos var. Buraların meşhur, güneyli rüzgarı. Hafta sonu esti durdu. Pencere aralarından
içeri giren uğultular, havada sessizce pike yapıp duran martıların uğultusu gibi.
Gemiler, kendilerini karaya vurmuş bulmamak için, Büyükada'nın kuytularına sığınmış.
İki yaka arası deniz ulaşımı duruvermiş,denizin haşmetli dalgalarının durmasını bekliyor.
Havada rüzgarlarla yayılan yosunla karışık, ılık bir deniz kokusu var. Kış kıyamet olması
gereken aralık ayında bir sıcaklık yayılıyor rüzgarla birlikte.
İnsanlar iki kaşlarının arasından yayılan bir ağrıyla uğraşıyor.
Tatsız tuzsuz lodos balığı gibi ,sersem sepelek..Bir huzursuz ,bir gergin.
Dışarda insanların uçuş uçuş saçlarını bile zaptetmesi güç.
Rüzgar öyle bir ittiriyor ki sanırsın savuracak insanı.
İstanbul'un neminden kolay kolay kurumayan çamaşırlar  balkonlarda efil efil rüzgarla
hemencecik kuruyuveriyor.
Havanın böyle hafiften ısınmasına aldanmayın. Öteden beri lodosun arkasından
ya yağmur ya da kar gelir, derler. Aralık ayında olmamızdan dolayı muhtemelen kar yağar.
Bir iki senedir, her yeni yıl başlangıcını, karlarla karşılıyor İstanbul.
Yine de belli olmaz.
Havasına hiç güven olmaz İstanbul'un. Bugün ılık ılık eser savurur ,
yarın bir poyraz sabahına uyanırsın, buz kesmiş etraf.

Her ne kadar biraz güzelleme yapmak istesem de,
bu lodos rüzgarı pek hazettiğim bir hava durumu değil.Hani şu yılbaşlarında vitrinlerde
çokça gördüğümüz,içlerinde çeşitli figürler olan cam küreler vardır..
Sallarsınız içerisinde karlar ,simler,beyaz pamuklar uçuşur.
Lodoslu havada sanki o cam küredeyimde birisi cam küreyi
eline almış, devamlı sallıyor  gibiyim bende.
Bilmem anlatabildim mi??

Güzel pazarlar..
Ağız tadıyla...