OKTAY AKBAL) okumuşum.TIK TIK TIIK
Okurken biraz zorlanmıştım. Ama kitabı kenara koyduğumda hayat sıradan akışındaydı,herşey ''normal''di.
Bu sabah da her şey ''normal ''görünüyor.Camdan bakınca ,gök süt mavi,kırlangıçlar havada şen şakrak uçuşurken ,mavi deniz pırıl pırıl ,ohh!! şahane, misss gibi havayı içine çek, dedim kendime. Evdesin,yediğin önünde yemediğin ardında, çoluk çocuk yanında. Bu günlerde geçecek.
Her şeyin geçip gittiği gibi. Çoğu yaşanan gibi uzaklarda bir hayal olacak.Yaşadım mı ben bunları ya hu! diyeceksin, hikaye gibi anlatacaksın. Burada en mühim nokta;
Sağlıklı ve hayatta olursan. Başka bir diyara göçersen o ayrı.
İlla dırlanacağım, ne boktan günler, nasıl geçecek, nerede benim eski gezenti günlerim ,niye dışarı çıkmıyorum, bak herkes fik fik dışarda ,diyorsan.
Sen bilirsin, buyur kapı orada.Maske de yanda.Çık.
Git gidebilirsen..
Bu arada unutmadan yazayım dün ailemizin üç bireyinin telefonuna
''Sayın ..,İstanbul Eczanelerinden 5 adet maskeyi .... koduyla ücretsiz alabilirsiniz.
Zorunlu değilse sokağa çıkmayın #HayatEveSığar.. diye mesaj geldi.
Sağlık Bakanlığının gönderdiği üç mesaj da ,sadece eşimin adına.
Yani şimdi eşim gidip sadece kendine mi alacak o beş maskeyi?
Yoksa,üç telefona gelen aynı şifre de olsa ,üç ayrı telefon olduğuna göre bir kere de 15 maske alabilecek mi?Ya da,
Üzerine telefon hattı yoksa maske de mi yok?
Anlayamadık.
Neyse bizim maskemiz taaa fi tarihinde şu domuz gribi çıktığında aldığımız maskelerimiz var, idare ediyor.Şükür. Çünkü tam 1 aydır dışarı hiç çıkmayıp kendimizi muhafaza etmişken,şimdi bu salgının zirve yaptığı zamanlarda, eczane eczane dolaşıp maske almaya çalışmak büyük risk olacaktı.
Çıkmak zorundaysanız ,dikkat edin,tedbiri elden bırakmayın,maske,eldiven takmadan çıkmayın. Başka insanlara mesafeli durun. Sağlıkçıları dinleyin.
Dikkat etsin ki herkes , bir an önce bu illetten kurtulalım.
Zorunlu değilsek, evden çıkmayalım.
Sağlıkla evde oturmak çok güzel.


