Birkaç Günlük..
23 Mart
Bugün dolapta küçük bir dilim pasta var. Gülenyüzlü,kalpli,uğur böcekli. Dün sevgili eşimin doğum gününü kutladık.
ne oluyor sana blogger?
Sabah en sevdiğim şeylerden; blog okuma listesinden komşuları dolaşayım dedim, bugün yazasım yoktu. Bu aralar blogger da mı bir hoşluk var, bilemiyorum. Çoğu takipte olduğum ve okumadan geçmediğim bloglarda şu aşağıda görülen yazı çıkıyor ve okuma yarıda kalıveriyor.
Bir süredir gelen yorumlar spama düşüyor, postlar zor okunuyor . Benim yayınlarda da böyle oluyor mu bilmiyorum. Reklamlı bloglar mı ? desem , değil karışık. Neyse teknik bilgisi olan arkadaşlar belki değinir bu konuya, umarım benim laptop ile ilgili değildir. Çünkü kendi bilgisayarım miyadı doldurup çalışmayı kesince, sevgili beyimin laptopunda bana ayrı bir oturum açıldı da oradan yazmaya devam ediyorum.
Neyse bende bari bu arada iki kalem yazayım dedim, serin, gri sanki karadeniz kenarında yaşarcasına, devamlı yağmur geçişli bir İstanbul pazartesi günü sabahından./çok uzun oldu farkettim/ Yavaş yavaş tatil planları yapalım desek bile ısınmayan havalar heves etmemizi engelliyor. Bu haziranda böyle olsun bakalım, serin serin geçsin. İçimiz gri olmasın da varsın bulutlar gri olsun..
Güzel geçen günlerle dolu bir hafta diliyorum sevgili okuyucu..
bir kaç günlük..
Bugün haziran ayının birinci günü perşembe. Nihayet benim açımdan mutlu ve telaşeli, ülkem açısından karmakarışık ,gergin,heyecanlı bir mayıs ayını devirdik. Ben kızım sayesinde hayatta oynadığım ya da üstlendiğim rollerden bir çeşidine daha büründüm, kayınvalide olma yoluna girdim. Çok mutluyum. İnsanı evlatları ile ilgili en mutlu eden olaylardan biriymiş. Zaten anne olduktan sonra, sanırım en mutlu ve en mutsuz olduğum anlar hep çocuklarımla ilgili. Kendimle ilgili olanları çabuk atlatıyorum, hüzünlerim, duygu dalgalanmalarım, öfkelerim gelip geçiyor ama en çok çocuklarımla ilgili olanlarda sarsılıyorum,kafama takıyorum ya da coşuyor, seviniyorum. Belki normali bu belki benimki anormal..
****
Dün öğlen yemeğe çıkalım dedik ,bir yağmur bir yağmur, oturduğumuz mekandan kalkamadık adeta. sonra tam arkamızdaki masada youtube dan takip ettiğimiz Haluk Özdil'i gördük . Onlarda ailece yemekteydi. Kalkarken selam verdik, ne kadar hoş ve samimi ,biraz da şaşkın karşıladı. Sanırım kendisi de nasıl takipçileri olduğunu merak ediyordur:) İşte eşimde onlardan biri, sıkı takipçisi:)
Yediğimiz yemek biraz soğuk geldi fakat lezzetliydi, hani çıkarmışlar ama garson beklemiş tezgahta bizim masaya gelebilmesi için, gibi. Hesabı öderken bunu da ilettik kendilerine. Aman efendim hiç bu kadar ilgili bir işletmeci görmedim, adam çırpındı, yok yenisini getirteyim, yok şöyle, yok böyle. Hemen bize çay söyledi ki yemek üstü çay ikram edilen bir yer asla değil. Çıkarken kapıya kadar uğurladı. Şaka değil bu, şaşırdık!
*****
Kurak Günler filmini izledim. Konu güzel, oyuncular, çekilen yerler güzel ,sade seyirci olarak beni mutlu etti, tabii bir çok ödül sahibi bir film. Lakin o sonu açık, konusu bitmemiş, yarım kalmış hissi yaratan filmleri hiç mi hiç sevmiyorum. Benim hayal gücüme kalmışsa son baştan da ben hayal edebilirdim konuyu, etmedim, sonunu niye edeyim. Seyirci olarak sonu olmayan filmlere 'sinir' oluyorum.
*****
Erikler kirazlar pazarda boy göstermeye başladı çoktan. Domatesler tadını buldu artık, yaz sebzeleri tezgahlarda sıra sıra dizili. Havalar ısınmasa da yaz geldi dedirtiyor artık ağız tadımız. Fiyatları için artık ahlanıp vahlanmayacağım, herkese ne ise bize de o, madem ki yüzde elli iki bu düzenden memnun, e ben de memnunum o zaman..
*****
Elveda Haziran isimli bir romana başladım. Sarah Jio'nun .Baştan sarmadı diyebilirim. Çok sıradan, çok işlenmiş, öylesine bir aşk kitabı gibi. Onun için yavaş gidiyor.Umarım temmuza kalmadan bitiririm Elveda Haziran'ı. Bazı romanları hemen bitmesin diye sindirerek okurum. Bazılarını heyecandan hızla bitiririm, bu ikisinden de değil. Şöyle güzel bir aşk romanı okumayalı epey oldu, var mı acaba?
*****
haydi bakalım yeniden..
Seçimin üzerinden geçen üçüncü gün bugün. Baharlar gelemediği için hava yine gri, yağışlı, gök gürültülü, şimşekli. Bizi bu değil bir sonraki pazar yeni bir tercih bekliyor. Pazartesi o kadar moralim bozuktu ki ne diye gidip bir daha oy vereceğim, diyordum, bu gün geldiğim nokta; tabi gidip yine oyumuzu vereceğiz. Çünkü elimizde bir tek ''oy'' var istediğimiz değişikliğin olabilmesi için. Olmazsa , yenilen pehlivan güreşe doymazmış , misali ki bu söyleyiş aslında bitmeyen umutlanmayı anlatıyor artık bir beş yıl sonrası, ömürleri yetenler seçimlere gidecek. Türkiye'de o kadar kısa sürelerde o kadar çok şey değişebiliyor o kadar yeni olaylar olabiliyor ki bundan sonrası için tahminde bulunmak sade bir vatandaş olarak bize çok zor. Artık zaten çok güçlü olan , gücü tümüyle elinde tutan mı kazanır yoksa bizi gerçek bir sürpriz mi bekler kim bilir? İyi şeyler olsun, bahar gelemedi bari yaz geliversin bir an önce diyorum sadece. Çünkü artık yorulduk, bezdik. Çoluk çocuk genç yaşlı siyaset değil yaşamak istiyoruz ama dürüstçe yaşamak, yalansız dolansız, arsızlardan hırsızlardan uzak , haklı hukuklu, saygılı sevgili, düzenli huzurlu, gülen yüzlerle, dolu dolu yaşamak.
Olur mu?
zamlardan bir demet..
Dün temizlik günüydü, bu gün temiz camlara yağmur yağma günü.
Temizliğe yardıma gelen hanımlar zam yapmış, haklılar, bir de yardımcı bulmak öyle zor ki. İtiraz şansı yok,biz de yaptık olağan zammı doğal olarak.
Fırıncı ekmeğe zam yapmış 5 TL olan beyaz ekmek 6 TL olmuş, aması var; gramajı da 200 gr dan 240 gr.a çıkmış. Yani meğer daha önceleri ekmeğin gramajını kısıp bir de üzerine fiyatını artırıyorlarmış. Gururla gösterdi ;'' Bak abla şu rafa eskiden 5 sıra ekmek diziyorduk, şimdi 4 sıra ancak oluyor, büyüdü ekmekler''.
Annemle konuşuyoruz telefonda, babam her zaman süt aldıkları yerden süt almış. Mandıra tarzı bir dükkan süt aldıkları yer . Hazır yoğurtlar dokunuyor diye, kendisi evde mayalıyor yoğurdunu. '' Ah kızım 3 lt. süt 80 TL olmuş Sütçü 'de'' diye dertlendi. Yani ..
Artık her gün,' bugün neyi zamlı göreceğiz 'diye merak eder oldum, ağzımdan yel alsa keşke ama bu gün yarın sucudan da zam bekliyorum .
Sanırım her yaştaki insanı şaşırtan fiyatlar gördüğümüz bir dönemden geçiyoruz, geçiriyoruzdur ve geçip gideriz umarım..
2020 'ye söylüyorum, nasıl giriş böyle??!!
Sil baştan oynatsak 2020 yılının Ocak ayını.
Bu nedir ya hu!Giriş böyleyse, gelişme ,sonuç nasıl olacak?
Felaket filminin ortasında oturmuş VR gözlük takmış gibiyiz.
Önce dedik, 3.Dünya savaşı mı geliyor? ABD-İran ortalığı katıp karıştıracak,
biri birinin komutanına suikast yaptı, öbürü ona füze attı, arada bir yolcu uçağı düştü, yüzlerce insan hayatını kaybetti.
Onlar orada didişirken, bizimkiler de Libya'ya gidiyoruz, nidaları yükselmekteydi. Hadi o da biraz yatıştı.Sonra tutturdular bir Kanalİstanbul
çarpışmaları. Her konu olduğu gibi bu konuda hararetli atışmalarla geçerken,
alın size Çin'de hortlayan bir Korona virüsü hastalığı. Bir sürü bilgi ortalığa saçıldı, endişe bulutları etrafı sardı. Zaten aylardır yanan Avusturalya kıtası ormanları bir çok söylentiye neden oluyor, dumanları dünyanın üzerinde dolaşıp duruyordu. Bir de bu korona virüsü çıkmıştı işte.
Sonra biz bunlara bakarken önce Manisa Akhisar, birkaç gün sonra Elazığ
Sivrice depremleri ardından Marmaris, tekrar Manisa derken memleketimiz
bir deprem fırtınasına yakalanmışcasına sallanıp durdu.(ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum, yaralananlara acil şifalar olsun) Çok fazla can ve mal kaybı olmadı ama korku dağları sardı.
Ocak ayı bir kabus gibi felaket haberleri ile geçti.Deprem,hastalık, yangın ne ararsan var. Ekranlara bakmaya korkuyor insan.
2020 Tokyo Olimpiyat oyunlarına gidecek Kadın Voleybol takımıyla biraz coştuk, sevindirik olduk .Burada bile laf soktular,oyuncular için densizlik ettiler, yine de sevindik, Kadın Voleybol Takımımızı kutladık.
İyi bir şey yok etrafta.
2020 Ocak böyle başladı,oysa herkes en iyi dileklerini evrene mesaj olarak yollamıştı 2019 biterken. Umarım umutlar, dilekler,istekler diğer aylarda gerçekleşir.
Zaman bu ,her zamanki haliyle akıp gidiyor, boşuna günleri suçluyoruz galiba.
Acaba insanlar mı haddini çok aştı ?..
Sonuçta Allah'ın sopası yok ki kafamıza kafamıza vurup kendimize getirsin bizi.
Böyle böyle uyarıyor da biz mi hala anlamıyoruz?
İnsanların sadece kavga/dövüş, hırs, para,şan şöhret,güç,iktidar için herşeyi yaptığı,ahlak,yardım, iyilik,güzellik,merhamet,vicdan ,empati,acıma,aşk,sevgi kavramlarının içinin boşaltılıp bir ''algı yaratma''dünyası peşinde olduğunu, göremiyoruz, diye mi?
Ama artık en ufacık bir soru sorana hemen hoop ,dur bakalım, deniliyor.
Evet kadere,kazaya inanırız, Allah yardımcımız olsun, diye dua ederiz.
Ama elimizden gelenin en iyisini, en akıllısını yaptıktan sonra.
İçimiz yangın yeri, ne desek boş gibi şu günlerde.
Dünya güzel değilse, tek başına insan nereye kadar huzurlu, mutludur ki?
Ben biraz kulak kabartınca her ortamda bunu hissediyorum ,ya siz?
Her şey yolunda mı sizce?
haftaya karışık başla
Memleketimizi ,insanlarımızı uzun yıllar bir arada görmek istiyoruz. Şu satırları yazarken ,yakındaki okuldan İstiklal Marşı'mızın çalındığını duyuyorum. Okullar bugün dersbaşı yaptı. Yakınımızda bir anadolu lisesi ,bir de özel okul var. Sık sık neşeli öğrenci sesleri, hopörlörden gelen boğuk öğretmen sesleri,zil sesleri,servis kornaları duyuluyor.Canlı bir muhitteyiz. İstanbul zaten capcanlı.
Baksana yıllardır hep düşündüğümüz ,gece neden toplu ulaşım yok? sorunu yeni belediye başkanıyla çözülünce gördüler ki gece yolcusu binlerceymiş. Metrolar tıklım tıklım gidiyor ,geliyormuş.Yani büyük bir ihtiyaçmış bu. O kadar çok insan yaşıyor ki taksicisine de yeter, minibüsçüsüne de.Toplu ulaşım sabaha kadar olmalı.
Bir de güvenli yaşıyoruz, diyebilsek. Gencecik, yetişmiş, anababanın gözbebeği evlatlarımızı tinercilere, bağımlılara kurban etmeyeceğimizden emin olsak. Beyoğlu'nun orta yerinde , toplu ulaşım durağında üç erkek can güvenliği olmadan tramvay bekleyemiyorsa, hangimiz bekleyeceğiz? Artık güvenlik güçleri,sadece siyasetçileri değil halkı da korusunlar, evlatlarımızı korusunlar.
Bu konuda yazmak istememiştim. Hangi konuda yazmak istemiştin ,derseniz.
Biraz olumsuz duygularla geçti bu hafta sonu.İyi şeyler ,umutlar tükenmesin desek de bazen yaşadıklarımızdan ziyadesiyle duyduklarımız bizi tüketiyor. Geçenlerde ''The Great Hack''diye bir belgesel izledim. İnsanların sosyal mecralar aracılığı ile nasıl istenildiği gibi yönlendirilip, hissettirildiği,öyle sandırıldığı ile ilgili.Çok etkiledi beni.Farkındaydım ama belgeli, şahitli falan anlatılınca nasıl bir kobay sürüsü olabildiğimizi anlayınca bir fena oluyor insan.
Onun için diyorum ki kendimizi bu sosyal medya denilen olayda, fazlaca kaptırmayalım. Seçimler için bu işleri kullanan her şey için kullanır.
Mesela kadın koymuş''Tereyağı ile yoğurt mayalama'' Yani nasıl? Olur mu? Yıllardır kimseler duymamış da sen mi buldun bunu.Hayır eşim ısrar edince denedim ,birde:)) Tabii ki tutmadı.Yorum yazdım, tutmadı ,diye.Bıraksan çemkirecek.Sal gitsin dedim.Kabahat sende.Kırk yıldır bildiğin anan-baban usul varken tereyağı ile yoğurt denersen, olmaz tabi.
Yani dediğim her şeye atlamayın :)
Çok ortaya karışık oldu ama,kafam da karışık zaten, bu günlük herkese en güzelinden bir pazartesi günü diliyorum.İyi haberler alacağımız günler bizimle olsun.
Şükürler olsun:)
Agustos 2019 'da neler olmuş?
Haberlere bir ay boyunca kulak tıkamak istemiştim. N'oldu? Mümkün olabildi mi? Tabii ki ; koca bir hayır.
🌲Memleket tam bir yangın yeri. Gerçek anlamda hem de. Ege'de Marmara'da Güney'de orman yangınları binlerce ağacın, canlının küle dönmesine,binlerce dönüm toprağın kararmasına neden oldu.
Üstelik bu sayede THK'da kullanılmayan yangın uçakları olduğunu, Tarım ve Orman Bakanlığının bu uçakları kullanılır hale getirmek yerine ,yangın söndürme işini özel sektöre yaptırmayı tercih ettiğini öğrendik. Uçaklar bozukmuş falan filan.Acaba devletin uçağını biz mi tamir edip kullanılır hale getireceğiz? Yazıldı çizildi.Peki ne oldu? Bilmiyoruz?
🌴Yanan sadece ormanlar değildi.Cayır cayır yanan şehirlerarası otobüsler de insanlar öldü. Evet otobüsler durup dururken tutuşuyordu.Nedeni daha önce de gündeme gelen konu;10 numara yağ olayıydı. Peki ne oldu? Ne gibi önlemler alındı?Bilmiyoruz.
🌳Ormanları sadece yakarak değil keserek de yok etmekte üstümüze yok.Bu da bir memleket gerçeği. Kaz dağlarında maden çıkartma uğruna yabancı şirketlere satılan ormanlık alanlarda binlerce ağaç kıyımı yapılmış, tepeler kele dönmüş, iş işten geçmiş ,birden aklımız başımıza gelmiş;''Kaz Dağları ''diye ortalığı ayağa kaldırdık.Nöbetler tutuluyor,Fazıl Say konserler veriyor.Ağaçlar gitmiş de işte yenileri olmasın, ya da siyanür kullanılacakmış falan.Sonra ne oldu?Bilmiyoruz.
Son günlerde yüreklerimizin kanayan yaralarından ,bir kadın daha erkek şiddetine kurban oldu. Her zaman arkasındayım sözümün, sadece kadın değil insan cinayetlerinin hepsine karşıyım. Ama bu kaçıncı, isimlerini hatırlayamadığımız kaç can, hiç uğruna yok olup gidiyor. Hala ne bir caydırıcı ceza ,ne bir tedbir, ne gerçek bir tepki var ortada.Sadece sosyal medyada yazılan çizilenler.Bir ceza verildi mi, bir sonuç var mı? Bilmiyoruz.
Bir ara yazdı ,söyledi haberler Şanlıurfa'ya 95 ABD asker geldi.Daha da gelecek,ortak bir harekat merkezi kurulacak denildi.Kuruldu sanırım,kısa kesildi haberler, tepkiler.Neler oluyor ,bilmiyoruz?
🍅Ucuzluyan ,2-2,5.TL ye inen tek şey domates oldu herhalde.Kadınların milli çalışması haline gelen kavanoz domatesi rahat rahat yapıldı. Onun dışında ;
Doğalgaza yüzde 15 zam,
Ulaşım minibüs(Yüzde 20)indi-bindi 2,5TL -Taksi ücretlerine(Yüzde25) zam,
Okul servislerine zam, en kısa mesafe 243.-TL
Benzine zam ,zaten devamlı var.
Bu zamlarla mücadele etsinler diye,memur ve işçilere de zam vardı. Kamu işçileri pek havalı girdikleri pazarlıklara, işi uzatmamaya karar verip yüzde8+4 ile son verdiler.Memurlara da işte üç beş bir şeyler verildi,yazmaya değmez çünkü eriyip bitti o zamlar çoktan.
🚗Tabii ki iyi şeyler de olmuyor değil.İzmir-İstanbul arası ulaşımı 3,5 saate indireceği söylenen otoyol ,açıldı. Yapılması gereken, güzel bir hizmet.Yol güzel,zamandan tasarruf sağlıyor.Ama keşke yüzlerce lira para verip geçebildiğimiz bir yol değil de;'Vay be ne şahane devletimiz var şahane yollar yapmış, halka hizmet böyle olur, ne güzel olmuş '' diyebilip parasını düşünmeden geçip gidebilseydik.
🎁Ağustos ayının 11-14 tarihleri arası Kurban Bayramıydı. Pazar-Çarşamba arası 4 günlük tatilin, perşembe ve cumasının tatile bağlanmaması biraz şaşırttı:)
🎈İstanbul'da cuma-cumartesi günleri 24 saat ulaşım kararı çıktı. Böylece dünya üzerinde gece de toplu ulaşımın yapıldığı 8 şehir arasına girmiş oldu. Bu İBB'nin sanırım en çok beklenen hizmetlerinden biriydi.
🎆30 Ağustos'da Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün Başkomutanlığında kazanılan ,şanlı zaferin,Büyük Taarruz'un 97.yıldönümü törenlerle kutlandı.
97 yıl önce 30 Ağustos 1922'de Başkomutanlık Meydan savaşı kazanıldı. 26 Ağustos'da başlayıp hızla yayılan bu savaş sonucu Yunan orduları yerle bir edildi.Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın ''Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir,ileri'' emri ile askerlerimiz İzmir yoluna da girmişler ,ordumuz 9 Eylül'de İzmir'i düşman işgalinden kurtarmıştır.Bu günkü Türkiye'miz o günlerden bu günlere ulaşmıştır.Bu vatanı bize bırakan tüm şehitlerimizi rahmetle ,minnetle anıyoruz.
Bu gün Ağustos ayının son günü.
Yaz yavaşça veda ediyor.
Kısaca aklımda kalan havadisler bu kadar.
Umarım güzel haberler, güzel günler hepimizin olsun..
Temmuz 2019 ayında neler olmuş?
Malum yaz mevsiminin en sıcak aylarından temmuz ayını geride bıraktık.
Temmuz demek ,çoğu insan için, tatil demek.Memlekete gitmek, denize gitmek,
otel/tatilköyü/çadır tatili yapmak demek.
Bu sıcaklarda memlekette ne oluyor ,ne bitiyor, diye düşünmek belki de en son yapacağımız şeylerden.Hele ki biz İstanbullular ''seçim seçim'' diye geçen uzun günlerden sonra ,tamamen kafa dinlemek istiyoruz. Atmışız kendimizi sahillere piknik diye ,bellediğimiz mangalları yelleyip duruyoruz.
Memlekette sular durulmuyor ki nasılsa, varsın bu ayda yaz sıcaklarının rehavetiyle tatil tatil geçsin;
Zam üzerine zam.Seçimden sonra çay, şeker ,elektrik zammı temmuz ayında sigara, alkollü ürünler,benzin ile devam etti.Benzin zaten kaç kere zamlanıyor
takip edemez hale geldik.20 kuruş artırıyorlar, 10 kuruş indirim yapıyorlar,
sonra yine 28 kuruş zam yapıyorlar!! takip edemiyoruz. 7 TL de çoktan anlaştık.
Memlekette enflasyon %15 diyorlar da gerçekler öyle mi ?
Market alışverişi yapan, ev geçindiren her aklı selim bilir ki elindeki para ile geçen sene aldığının, bu sene ancak yarısını alıyor. Ona rağmen emekli maaşlarına % 5 zam yapılacağını okuyunca el insaf kardeşim diyorsunuz,
o kadar. Ama edepsizlik etmemek lazım , neyimize yetmiyor, değil mi?
Memlekette insanları günlerce aylarca meşgul eden, merak ettiren, vay anasını dedirten Ergenekon davasının sanıklarının tümü, örgüt üyeliğinden dolayı görülen davadan beraat etti.Böyle bir örgüt olmadığı, anlaşıldı anlaşılan.
Cumhurbaşkanı Japonya'ya G20 zirvesine,oradan Çin'e, gitti geldi.Bir ara ortada (üç-beş gün) görünmedi.Herkes merak etti.Sonra yine çıktı ekrana,belki de arada dinlenmek ,tatil yapmak istiyordu.Hakkıydı.
2 Temmuz da tam güneş tutulması oldu. 99 depremi de böyle bir güneş tutulması
dönemine geldiği için hep tedirgin olurum. Bu tutulma Türkiye'den izlenmedi.Dünyanın diğer tarafından gözlendi.
Temmuz ayı aynı zamanda ay tutulmasına da şahitlik etti.Bu doğa olayı Türkiye'den de gözlemlendi.
Şeyma Subaşı'nın kitabı çıktı.''Sadece Şeyma'' Bir anda en çok muhabbeti edilen konu oldu.Yok efendim kırkbin basılmış, yok efendim üç editörle yazmış, yok efendim'' o pizzamıymış ki herkesi beğensinmiş''vs.vs.vs.
Hop bir sabah aniden TC.Merkez Başkanı ,görev süresinin dolmasına 10 ay kalmışken, görevden alındı.Bir kararname ile.Bu daha önce olmamış bir şeydi.
Amerika'da Calıfornia'da 7 şiddetinde deprem oldu.(güneş tutulmasının etkisi olabilir mi?)
Memlekette ege sahillerini şiddetli bir fırtına, yağmur vurdu.Can kaybı olmadı ama daha sonra Düzce'nin Akçakoca ilçesinde oluşan selde 7 yayıp verdik.Yağmur ve seller bu temmuz ayında çok can yaktı.
Bir yandan yağmur sel derken, diğer yandan Muğla Dalaman civarında çıkan orman yangınları, ormanlarımızı içindeki canlarla beraber küle çevirdi.
Yüksek Öğrenim Kurumu(YKS) sonuçları açıklandı.Öğrenci adaylarının heyecanla beklediği Üniversite tercih dönemi başladı.
Neredeyse hepimizi uzmanı yapmak istedikleri, TV'lerin baş konusu haline gelen S400 füzeleri ,nihayet alırdın /alamazdın çekişmeleri içerisinde ülkemize uçak uçak gelmeye başladı.Bu savaş ya da savunma ile ilgili bir konu iken neden halkın gözüne gözüne bu kadar sokuluyor anlayabilmiş değiliz.Hepimiz sanki birer s400 uzmanı olup sınava gireceğiz modunda tv lerde anlatıldı.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü ,tüm memlekette şehitler ve gaziler anılarak geçirildi.Anma mekanı olarak Atatürk Havalimanı seçildi.
Terör örgütü ile olan çatışmalarda şehitlerimiz var.Makamları cennet olsun.
En çok canımızı yakan olay bu ,gençlerimiz ..giden gençlerimiz.😩
Bu arada bir zamanlar iktidar partisinin gözbebekleri olan kişiler için ,ayrı bir parti kurmaya hazırlanıyorlar, söylentileri var.Net bir şey ortaya henüz çıkmadı.Olacağı söyleniyor.
Temmuz ayı da iyi kötü havadislerle geçti. Kaçırdıklarım oldu mutlaka.Çünkü malum yaz havaları insana gündemi cazip kılmıyor.
Henüz benim gibi tatile çıkmamış ama çıkmaya hazırlananlar varsa,
şimdiden istediğiniz gibi geçecek bir tatil diliyorum.
Hoşçakalın..
Haziran 2019 ayında neler olmuş?
🎆1 Haziran ,şimdi ki ismi LGS (Liselere Geçis Sınavı) olan sınav yapıldı.
8. sınıf öğrencileri iyi bir lisede okuyabilmek için, aynı gün iki oturum şeklinde yapılan sınavda, 90 soru çözüp, başarılı olabilmek için ter döktüler.
🎆 Biten Ramazan ayının ardından 4 -6 Haziran arası üç günlük (desemde o 9 günlük tatile eşitlendi) Ramazan/Şeker bayramı tüm yurtta ,yine yollara düşülerek, tatillerle , bir yerlere gidemeyenler için ise ücretsiz şehir içi ulaşım teselli hediyesiyle, kutlandı.
🎆Bayram sonu İstanbul için yenilenecek olan yerel seçim yarışı, ''Amaca ulaşmak için her yol mübahtır'' anlayışı ile ayın 23 üne kadar son sürat devam etti.
🎆Bu arada ortaya atılan iki İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan adayı TV 'de tartışsın önerisi, önce hangi TV'de olsun, sonra kim sunsun, olsun mu/olmasın mı, dalavere döner mi vs. tartışmaları sonunda Fox tv' de İsmail Küçükkaya moderatörlüğünde olsun, ile sonlandı.
16 Haziran Pazar günü saat 21.00 a kilitlenen halkımız o kadar yüksek bir beklentiye girdi ki , kibar, naif iki İBB Başkan adayı olay yaratacak bir şey ortaya koyamayınca ,resmen dağ fare doğurdu ,oldu.Sorulara 3 dakikalık cevap hakkı verilmiş adaylar nasıl cevap vereceğini bilemediler ,üstelik sorular da çok kolaydı, hiç zorlayıcı bir şey yoktu.Ne projelerinden bahsedebildiler, ne ,neyi neden yaptıklarından.
Dolayısıyla seçmenlerin fikrinde bir şey değişmedi, sadece oy vereceklerikişiye daha net karar verdiler.
🎆Sonrasında İBB adaylarından iktidar tarafında olangiller, moderatör İsmail Küçükkaya'nın Taksim'de bir otelde muhalefet İBB adayı ve yardımcıları ile görüşmelerinin gizli çekilmiş kamera görüntülerini piyasaya sürdüler. Ortalık karıştı.Siyasi tarihimizde 17 yıl aradan sonra yapılabilmiş bu tarihi olay böyle bir skandalla kapandı, tartışmadan çok, bu konuşuldu.
🎆ABD ,Rusya'dan aldığımız S400 füzeleri için bizi tüm ay boyunca tehdit etti.
🎆Nasılsa artık füzeler geliyor diye herhal(gerçi tank fabrikalarımızı da yabancılara satmıştık ama neyse) Haziran başında meclise sevk edilen Yeni Askerlik Kanunu ay sonunda ,CB tarafından imzalanıp, resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Zorunlu askerlik 12 aydan 6 aya indirildi, hemen asker terhisleri başladı, kışlalardan evlerine gençler koşa koşa gittiler..
Hayırlısı olsundu..
🎆Akdenizde doğalgaz arama çalışmaları yapan yabancı devletler nedeniyle
sular sıcak, hava gergin, ne olacağı hatta iyi şeyler olmayacağı söylenirken yabancı devletlerin Girit adası civarında da doğalgaz aramaya başladıkları ortaya çıktı.
🎆Dolar 5.77 lere indi.
🎆YKS yani Yüksek Öğrenim Kurumlarına Geçis sınavı 15-16 haziranda yapıldı.Yine ve yeni isimler verince, sınav sistemi güzelleşiyor sanıyorlardı herhalde.Keşke.
İşte sınavın yeni kısaltmaları(en çok bunları bulmak için kafa yoruyorlar galiba,hatta belki ayrı birimi vardır;''Kısaltma Bulma Komisyonu Başkanlığı... mesela.)
TYT(Temel Yeterlilik Testi),Bir nevi ön aşama, baraj sınavı .Ama baraja takılıp takılmadığını anlamadan, hemen AYT'ye giriyorsun.
AYT (Alan Yeterlilik Testi) ;Eski LYS(Lisans Yerleştirme sınavı) gibi yani.
Fazla da öğrenmesek de olur, nasılsa seneye bunlara başka bir harf gurubu bulup, yeni, en yeni , yesyeni bir sınav sistemi ve kısaltması yaparlar.
😢Tüm yurtta sağanak yağışlar sellere neden oldu. Trabzon'da Araklı ilçesinde sel felaketi oldu 7 kişi hayatını kaybetti.
🎇Ankara Gençlik Parkı ,Varlık Fonuna devredildi!!
🎆🎉🎆
En nihayet aylardır beklenen 23 Haziran geldi çattı. Giden herkes oyunu kullanmak adına İstanbul'a geldi(Bizde Çorlu'dan kızım, Bursa'dan oğlum,Ayvalık'tan annem ,babam)Herkes geldi. Oylar kullanıldı.
Ve itiraz ettikleri 13.000 diye küçümsedikleri oy farkı, 800.000 e çıktı.
İstanbul halaylı, horonlu, davullu zurnalı bol kutlamalı bir gece ile ikinci kez kazanan İBB başkanını çoşkuyla kutladı.Zaten kazanana hakkını teslim etti.
Olayın sağlaması yapılmış oldu.
Herhalde iktidar tarafı da bu seçimin sonucunu ,ancak ikinci kez yapılınca hazmedebildi/miştir .
Sonuçta genç bir delikanlının sloganı, tüm İstanbul sloganı oldu,
Herşey çok güzel oldu.
Hayırlısı olsun, İstanbul güzel olsun.
🎆Seçim sevincine ait tebessümler henüz yüzlerde iken ;
çaya yüzde 15,
şekere yüzde 16,
elektiriğe yüzde 14,98 zam yapıldı.
Seçim bitmişti ,Türkiye ve kötü yönetimin ceremesi, seçim harcamalarının faturası yine gariban halka yüklenmeye başlamıştı.Daha da sırada kimbilir neler vardı.Olsun 23 Haziranda halk artık sandık ve seçimle bir şeylere ''dur'' diyebileceğini tekrar hatırlamıştı.
😢 Bu ay içerisinde de canımız çok yandı, terör nedeniyle kaybettiğimiz şehit askerlerimizin ruhları şad olsun, makamları cennet olsun.
🎆G20 zirvesi için Japonya'ya giden CB'nın eşi 50.000 usd lık marka çantasını takmıştı koluna.ee itibardan tasarruf olmazdı tabii ki, çanta 50.000 usd ise , kılık kıyafet kaç usd idi...kimbilir..Halk bu israf ,bu ihtişam bu şatafatlı yaşama daha da sandıkta yeni cevap vermişti ama neysee ''anlayana sivrisinek saz, anlamayan davl zurna az..
🎆🎆🎆🎆🎆🎆🎆
Artık uzun bir süre seçim olmamasını diliyorum. Yaz siyaset açısından hareketli olacak gibi yeni parti adları geçiyor, siyasi magazin haberleri yayılıyor falan.
Ama biz halk olarak artık rahat etmek istiyoruz. Belediye seçimleri bu bıkkınlığın bir sonucu, artık güleryüzlü, kibirden uzak ,egolarından kurtulmuş,gösterişi sevmeyen, sevecen, genç yeni liderler arıyoruz, bulduğumuzu da bırakmıyor ,sarılıyoruz.
Umarım bunu yönetenler görmüştür. Kendilerinin de bir gün sandıktan hezimetle çıkabilecekleri, bu halkın baskıya gelemediğini anlamışlardır.
İşte 13 yaşında bu genç delikanlı, bir otobüsün peşinden koşa koşa ,hepimize söylettiği ''Herşey çok güzel olacak'' sloganı ile sesimizi duyurabileceğimizin işaretini vermiş oldu.
Umarım İstanbul daha da güzel ,yaşanılacak bir yer olur.
biten bayram şekerleri..
Çukulatalardan sadece o iki tane aldı. Diğerleri birer tane ile yetindi.
Gözleri kase de elleri uzanmak istiyor,ama kendilerine mukayyet olup ,
teşekkür edip, iyi bayramlar dileyip gittiler. Şekerliktekiler, benim en sevdiğim neredeyse otuz yıldır satılan, Ülkerin Ece marka ,yaldızlı ,parlak kağıda sarılı çukulatası.İçinde bütün fındık var.Kremasına da öğütülmüş halde katılmış,tepesine hafif bir kümbet şekli verilip, gece mavisi kalpli, parlak kağıda sarılmış. .
Bu çukulatadan yeni çıkmıştı o zamanlar nikahımıza gelenlere ikram etmiştik.
O zamanda çok severdim, nikah şekeri yaptırıp masraf edeceğimize ,herkese o soğuk kış günü çukulata ikram etmiştik. Aslında pek soğukta değildi ,aralık ayının kapalı yağışsız, karsız, tatlı , yağmur ılığı dolu bir havaydı.
Ya da ben heyecandan öyle hissetmiştim.
Kapı akşam üzeri çaldığında ,bu sefer ,sayamadım belki on çocuk, irili ufaklı
neşe ile koro halinde bağırdılar;
İiyii bayramlaar teyzeee..
Haydi teyzesi, gelsin çukulata kasesi.
Bayramda çocuklara şeker vermeme ile ilgili paylaşımlar vardı,onlar aklıma gelmedi değil. Başka bir ikramlık(bayram harçlığı hariç) onları bu kadar mutlu eder mi? Bilmiyorum.
Bir dahaki sefere kuru meyve alıp sunucam,bakalım
ne yapacaklar?
Ama ağız tadıyla şeker ,çukulata,tatlıyı dolu dolu keyifle yenilebilen tek zaman çocukluk değil mi? Ne zaman yediniz çocukluk dışında ,kilo,sağlık vs.düşünmeden rahat rahat bir çukulatayı.Hıı?
Bırakalım da çocuklar bayramda yesinler..(Tabii ki aşırıya kaçmadan.)
Kardeşine de alan yine kapıda en ön safda yer tutmuş ,bu sefer kalabalık olunca öndekiler aldıkları çukulataları, arkadakilere iletiyor.
Benim çukulatalar bitti ,gitti.
Afiyetle yesinler..
Çocukluk gibisi var mı..
Çok yaşasınlar, güzellikler görsünler...
:
Not:
(yazıyı hazırlarken dinlediğim bu şarkı ,herkese gelsin)
Mayıs 2019 ayında neler olmuş?
Tabii ki 31 mart seçimlerinden ve sonuçlarından hala kurtulamamıştık.Konumuz bitmeyen bir seçim maratonu ile devam ediyordu;
...........
👑2 Mayıs günü Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 ilçe sandık kurul üyeleri hakkında soruşturma açıldı. İstanbul sonuçları hala belli değildi.
👑Nisan ayı enflasyon rakamları açıklandı, gıda fiyatları yüzde 31.86 ile epey bir yükselişe geçmişti.Et fiyatlarından hiç bahsetmiyorum ama kırmızı biberin kilosu 19.99.-TL ye çıkmış, bir litrelik kutu süt 6 Tl, varın siz hesaplayın.
😔4 Mayıs 2019 da bir yüzbaşımızın şehit olmasıyla birlikte, mayıs ayı içerisinde çeşitli tarihlerde ondan fazla kahraman evladımızın şehit haberlerini aldık.
Terör örgütleri birden sanki saldırılara başlamıştı.
Buna karşılık ayın son günlerinde K.Irak'ta Pençe Harekatı adı verilen bir harekat başladı.Kahramanlarımıza canı gönülden minnet ve saygılarımızı sunuyorum.Şehitlerimizin makamları cennet olsun.
👑5 Mayıs Beşiktaş-Galatasaray derbisi; 0-2 . Yaşasın şampiyonluk gelmek üzere....re re ree ra raa ra,gassaray gassaray....
👑6 Mayıs ,31 Martta yapılan yerel seçimlerin İstanbul ayağının sonuçları nihayet aradan geçen otuz altı günden sonra ,Yüksek Seçim Kurulu tarafından açıklandı;
İstanbul seçimlerinin sadece Büyükşehir Belediye Başkanı ile ilgili olan kısmı iptal edilmişti. Kısa gerekçede ,Sandık Kurullarının ilçe seçim kurullarınca yanlış tespiti gösterildi.Bu da seçim sonuçlarını (onlara göre) etkilemişti
Şöyle bir şaşırdık.
Sandık kurullarının tespiti yanlışsa aynı zarfta kullandığımız diğer üç oy(meclis üyelikleri, ilçe başkanları hatta muhtarlar) ne olacaktı?
Onları başka kurullar mı sayıp hazırlamıştı!!??
Neyse dedik ayrıntılı gerekçeli karar çıkınca iyice anlaşılır..Lakin bu ayrıntılı kararın gelmesi için taa mayıs ayının yirmi üçünü beklememiz gerekti.23 Mayısda 250 sayfalık bir gerekçe yayınlandı.Bu ikiyüzelli sayfada ,kimse seçim iptali için yeterli gelecek bir şeyler bulamadı.
👑Dolar 6 TL'na zıplayıverdi.Bir daha da inmedi.
👑Muhalefet partisi madem öyle, gel böyle diyerek, tüm ilçe ve genel meclis üyelerininde seçiminin yenilenmesi hususunda YSK'ya başvurdu,öyle ya hepsi aynı zarfla kullanılan oylardan 3 tanesi normal, 1'i mi anormaldi?
Yoksa onlar iktidar partisinin lehinemiydi de değişmesine lüzum yoktu?
Tabii ki sonuçta itiraz kabul edilmedi.Böyle iyi ,dediler.
👑19 Mayıs 1919 Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramının, milli mücadelemizin 100.yılı tüm parti liderlerince ,Samsun'da birleştirici bir törenle
kutlandı.Mustafa Kemal Atatürk ve kahramanlarımızı ,böyle anlamlı bir günde minnet ve şükran ile, saygı ile andık.
👑Galatasaray 22. şampiyonluğunu ilan etti.
Şampiyon Galatasaray re re re ra ra raa ...sarı-kırmızı ,en sevdiğim renkler...
👑64.Eurovısıon yarışması 3.kez birincilik kazanan İsrail'in Tel Aviv şehrinde düzenlendi.43 ülkenin katılımı ile gerçekleşen Eurovision yarışması, protesto ve boykotlara sahne olurken birinciliği Hollanda kazandı.Puanlamalarda İzlandalı grubun puanlamayı Filistin bayrakları açarak beklemesi, Madonna'nın Filistin bayraklı dansçıları dikkat çekti.
👑Milli eğitim bakanımız yeni bir eğitim öğretim sistemi açıklayacağını belirtti.
Şaşırdık mı ?Hayır.Çünkü bu kaçıncı sistemdi artık saymayı bırakmıştık.
Bu sistem bir değişiklik olarak, tatilleri de düzenledi.Bahar ve güz aylarında çocuklar birer hafta tatil yapacaklardı.Böylece çocukların gönlünü almak istediler herhalde..
👑Mayıs ayı seçim, seçim ve yine seçim polemikleri, oyunları, laf dalaşları dışında pek bir şey getirmedi.
Güzel haber duymaya hasret toplumumuz ,istediği şeyleri yine duyamadı.
Ha bre gelen zamlar, paramızın pula dönmesi, yoksulluk sınırının 6.919.-TL'na çıkması, her akşam şaşalı iftar yemek toplantılarındaki siyasilerin, arada fakir yer sofralarında ,hem de ülkeyi yönetenler değilmişcesine,hiç hicap duymadan, poz vermeleri artık hepimize gına getirdi.
🌹Mayıs ayı güllerin ayıdır, bahardır,renkli çiçekler, kuş cıvıltılarıdır.
Sıcakların en güzel hali, yeşilin en temizi,tazesinin doğayı kapladığı,süslü püslü mis kokulu bir aydır.
Lakin biz ,özellikle İstanbul'da yaşayanlar bıkkınlık veren seçim haberleri sarmalı içerisinde, bunalmış vaziyetteyiz.
İstanbul'un seçilip kazanan başkanını yerinden alıp, seçimi yeniden yapalım diyen ''Mızıkçı'' bir sistemin elinde adeta oyuncak olduk.
Ama yine de Mayıs ayında güller şahane açtı.
Bülbüller güllere yine yandı...
Umutlar hiç bitmiyor,bitmemeli.
İnanıyoruz, hak yerini bulacak,
Her şey çok güzel olacak ..










