KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kitap siparişi


İnternetten ilk kez kitap alışverişi yaptım. Herhangi bir şey satın almak için bu yolu pek kullanmam.
Alacağım şeyi bizzat görüp, dokunmak, sağını solunu incelemek,bakmak isterim.
Bir kez  kızım için , o zaman lisede kendisi ve ''ergenimergen'' modundaydı, ... marka ayakkabı alacağım diye tutturdu. Baktım bu bizim gençliğimizin espadrili. Yeni sürümü piyasaya çıkmış:)
Bir kaç büyük mağazada bir kaç model ve renk var.Öyle bir model için çok pahalı.
Bizde bir siteden aldık.
Fiyat olarak, dışarıdaki uçuk fiyatlara göre uygun gelmişti.Ayakkabılar gelince, baktım replika mal bu.
Neyse kızımın  ergen gönlü oldu, severek giydi, rahat etti ayakkabılarıyla.
Bir daha da denemedim internet alışverişi.

Oturduğumuz sitenin sosyal tesisinde bir kütüphane kuralım dediler, bende evdeki kitapların
hem bir tozunu alayım hem de oraya kitap seçeyim dedim.
Bir de baktım kitaplığıma yeni kitap girmemiş epeydir. En çok per perişan olmuş, sayfaları telef olmuş olan ''Rüya Tabirleri'' kitabı başköşede:) Sıkıntıdan rüyalara sarmışım galiba dedim,
verdim sipariş internetten. Daha doğrusu eşim verdi, benim yerime.
O, bu tip alışverişlere daha yatkın , daha içli dışlı diyelim, o nedenle.
Benim elim ayağıma dolanır.

Kitapları Kitapyurdu'ndan aldım. Hem tam vaktinde, hem çok iyi ambalajlanmış halde
geldi. Sanırım bu yolu hep kullanırım artık, en azından kitap alırken.
Nazan Bekiroğlu çok çok beğenerek okuduğum bir yazar.
Yerli Yersiz Cümleler'i de merak ediyorum.Sanırım
 Nar Ağacı , Mimoza Sürgünü ve Mücella kadar severek okuyacağım.

Şermin Yaşar 'ı Facebook 'da çocukları ile ilgili paylaşımlarından tanıdım,
3 tane şekermi şeker çocuk annesi Oyuncu Anne .
Daha çok çocuklara yönelik yazdıkları ama sanırım Hoşça Kal Lokantası
bizlere hitap eden bir öykü kitabı.


Yazarak Hafifleyin de ise Yeşim Cimcöz ,
yazının iyileştirici gücünden , şifa kaynağı olduğundan bahsediyor .

Bu kış hem çok yazıp hem çok okuruz , diye umuyorum...
Güzel bir cuma ve ardından dinlendirip, eğlendiren bir hafta sonu olsun..

gözler kitap satırlarında;huzursuzluk..


Bazen tam bir paylaşım hazırlıyorum ,
sonra bir şey oluyor gündemde tüm hevesim kaçıyor.
Öyle boş boş kalakalıyorum.
Sonra hayat seyrinde akıyor usul usul.
Bir kitap bitiriyorum o sırada.
 Hem kitabın konusunu düşününce hem de bu savaş ve şehit olaylarını haberlerde izleyince ,
diyorum ki
iflah olmaz bir düzence sarıp sarmalanmışız.
Bak işte  Mardin'li Hüseyin ,Meleknaz'a aşık olmuş.Nereden bilsin, bu aşk onu nasıl bir nedenle   ölüme sürükleyecek.
nereden bilsin ,'Hem iyinin hem kötünün bir arada olabileceğini' 
İnce bir kitap lakin anlattıkları çok çok ağır.


Epeydir kitap okumuyordum. Livaneli'nin yazdığı Huzursuzluk'la,   yine kitap sevgim depreşti:)
Yaz da geldi ,sıcak havaların en keyifli yanı uzun günlerin, bol bol kitap okuma zamanı yaratması.

hem okurlu hem yazarlı gün.


Geçen gün yaşamımda ikinci kez bir yazarla karşılaşma fırsatım oldu;
Buket Uzuner.

0'nun bize anlattığı kadarıyla ve şekliyle hayatına
değme fırsatımız oldu, o da kitaplarını imzalarken tek tek hepimizle kısa sohbetler
yaptı.(Yukarıdaki resimde sırada olduğumdan yayınlayayım dedim)
Yazar kimliği olan kişileri, bu işi meslek edinmiş, ortaya bir eser çıkartıp üstelik her aşamasıyla kendilerini vererek yıllarca uğraşmış,  eserini tanıtmak için de ayrıca çabalamış,
bir sürü okuyucuya ulaşıp, bir  çok hülyaya sebep olan kelimelerin ustalarını
hep merak ediyorum.
Onun için bu fırsatı kaçırmadım.
Buket Uzuner' in pekçok eseri kitaplığımda mevcut.16-17 yıl önce ilk olarak;
-Kumrak Ada Mavi Tuna 'yı okudum.
Sonra;
-Uzun beyaz Bulut,
-İstanbullular,
-Su,
-Toprak,
Hepsinde içimize işleyen güzel hikayeler var.
(''Yazarken bazen seyrederek yazarız'' dedi..)


Buket Uzuner renkli bir giyimle çıktı karşımıza sanırım turkuaz rengini çok seviyor, güler yüzlü
görüntüsü var, bol muhabbetli. Kendisi aslında Çevre ve Biyoloji konusunda eğitim almış bir fen insanı.Küçükken astronot olmayı hayal edermiş, dünyayı tepeden görmeye hala niyetli gibi
geldi bana. Yukarılardan olmasa da dünyanın çeşitli ülkelerini görmüş, oralarda yaşamış,
kültürlerini tanımış, eğitim almış, çalışmış  hatta gezi kitapları da varmış ama
ben onları henüz okumadım.
Sadece Güney Amerika'yı görmediğini mahçup bir ifade ile dile getirdi. Kitaplarının
konusunun geçtiği yerlere gidip oralarda araştırmalar yaptığını anlattı,
sanırım yazdığı yerlerin havasını bir soluklaması gerekiyor ,görmesi gerekiyor.
Şimdi ''Su'' ve ''Toprak'' kitaplarından sonra dörtlemenin ''Hava'' olanı yazılıyormuş,
olay da Kayseri de geçecekmiş..
Merakla bekliyoruz Defne'nin yeni macerasını..
Bu etkinlik Erbulak Oyunculuk ve Yazarlık evinde yapıldı. Sahibesi Ayşe Erbulak
moderatördü ve Ayşe Erbulak'ın gelen konukları tıpkı evine gelen bir misafir gibi içtenlikle karşılamasına bayıldım.
Babası Altan Erbulak çok sevdiğimiz bir sanatçıydı. ..
Buket Uzuner'e de Altan Erbulak'ın kendi çizdiği bir karikatürü armağan edildi.
 Hayatta el yazım hiiç güzel olmadığı için,Buket Uzuner'in yazısına hayran kaldım,
üstelik romanlarını el ile yazıyormuş, dolma kalemle, tam hayallerdeki yazarlar gibi...

Okumadığım kitaplarından İki Yeşil Susamuru'nu seçtim.
şimdilik bu kadar,
görüşürüz...
hafta sonunuz güzel geçsin...

tam da kitap okuma zamanı..Mevsimlerden YAZ




Kitap mı beni seçiyor ben mi kitabı bazen karıştırıyorum, bir kitapçıda , Tv de , radyo da
beni al diyor sanki bazı kitaplar, bu çağırışlardan  pişman olduğum yarım bıraktığım
pek kitap yok hatırladığım..

Bir ara ihmal ettiğim kitaplarıma bu yıl en azından her ay bir kitap okusam , diyerek ,yeniden
kavuştum ,şimdilik gayet düzenle devam ediyor..
Mimoza Sürgünü ,deneme türü bir kitaptı, 
Aşk Uykusu  bir solukta okuduğum bir aşk ve intikam hikayesine sahip, yaşanmış bir
olaydan aktarılmış ,beni benden alan bir roman olarak aklıma yer etti..
Kesinlikle Yonca ve Serkan'ın aşkını okuyunca
 bu nasıl bir aşk diyeceksiniz...  evlerden ırak diyorum...
Şimdi YAZ a başlıyorum..

hava sıcak mı sıcak, serin bir köşe bulup, umarım güzel bir hikayenin
 kahramanlarının arasına daha dalacağım...

yemekler pişedursun:)


pazar günü çay masalı





Ayvalık'ın ünlü lezzetlerinden biri de sakızlı kurabiyesi.  Özellikle çarşının içindeki
 Güler Tatlıhanesi bu konuda iddalı ancak biz Karadeniz Pastanesinin kurabiyelerini daha bir seviyoruz,  çünkü sadece üzeri susamlısı değil fındıklısı , hindistancevizlisi,
 sadesi gibi birkaç çeşit birden pişiriyorlar.
Üstelik sadece kurabiyeleri değil yaş pastaları da harika.. Cunda da esas yerleri var
bir de Ayvalıkda çarşı içinde şubeleri..
 Bu sene Ayvalık'a gidememe durumum var,  ama annem  biricik yeğenimin sünneti için
 İstanbul'a gelirken bir kutuda kurabiye getirmiş..
Bizde , haftalardır kapalı olan gökyüzü biraz aralanıp, hazır güneş etrafı hafiften ısıtmışken, kurabiyelerle çay keyfi yapalım dedik.. Bu yağmurlar bizi kışa giriyormuşuz
 moduna getirdi resmen:))
Bu arada bu ay okumaya başladığım Mimoza Sürgünü isimli
 Nazan Bekiroğlu'nun kitabı da çayımın yanında bana eşlik ediyor.Mimoza en sevdiğim
çiçeklerden, mimoza ağaçlarının yanından geçerken yayılan o misss gibi kokusu
yok mu, en güzel kokulardan biri..Kitap için harika bir isim olmuş..
Kapağı da çok yakışmış ismine..

Yazarın Nar Ağacı'ndan sonra okuduğum ikinci kitabı olacak Mimoza Sürgünü..
Zengin kelime hazinesi ile güzel anlatımlarıyla sevdiğim yazarlar arasında...

hepimizin için güzel bir hafta olmasını dilerim...
ağız tadıyla....