GÜLÜMSEMEyi unutma..

Biraz da bizim buralardan, sizi ferahlatacak manzaralar çekmeye çalıştım telefonumla. Bugün şöyle ohh çekelim, nefes alalım derinden derinden. İyot, yosun, ıslak kayaların arasında biten yabani otlar, rüzgarın getirdiği ne kadar güzel koku varsa ciğerlerimize dolsun. Biraz güneş var ,sahilde yürüyüş iyi gider.


Dönüşte fırına uğradık. Kapıda bir küçük afiş asılı;
''Evinize giderken Fırından Ekmek almayı, Kapı Açıldığında Gülümsemeyi unutmayın.''

off ki ne off.

Sabah uyanıp camdan baktığımda, pencerelerden birinden görünen manzara bu. Site yönetimi çarelerden biri olarak düşünüp, tüm bloklardan görünecek şekilde bunu astı. Aynı zamanda girişlerde el dezenfektanları takılı, ''Maskesiz Girilmez'' ibaresi bulunan bir levhada en dış kapıda mevcut. Artık kimse çocuğunu site bahçesinde oynamak için çıkartmıyor. Çocuk sesleri kesildi. Kamelyada ki oturma grupları, papatya sandalye ve masalar depolara kalktı. Çünkü HES uygulamasına göre''Çok riskli bölge'' burası her yanımız domates kırmızısı.Sadece burası değil tüm Kartal böyle görünüyor. Oysa yazın ''Düşük Riskli Bölge''idik. Ne ara bu aşama oldu. İki haftadır pazara da çıkmamayı tercih ediyoruz. Zaten Ege'deki deprem enkaz altında kalma korkusunu depreştirdi, bir de bu duyumlar feci halde moralsiz bırakıyor. 
Tabii ki TV izlemeden duramıyoruz. Bir yandan Merkez Bankası başkanı değiştirilir/16 ayda 2 kez/ bir yandan bir gece ansızın Maliye Bakanı istifa etti/etti mi/niye İnstagramdan/ Twitter hesabı kapandı mı? diye ''Sosyal Medya'' sallanır ama diğer TV kanallarında çıt çıkmaz. Bir dururlar, kal gelir. Sonra Cüneyt Özdemir Youtube'den canlı yayına geçer,insanlar oraya toplaşır ki haber alsınlar ve Cüneyt Özdemir de ,ROK ile bir kavgaya tutuşur ki  gülmeden edemezsiniz. Gece üçte ,uyku sersemi yayın olursa böyle eğlence de ister.

Böyleyken böyle durumlar. 
Günaydın,günaydıın...
Bakalım neler olacak ,dediğimiz ,bir memleket sabahı daha.