Akdamar'ın Hüznü,Van'ın Güzelliği

 

Muradiye Şelalesi

Evet güzeller güzeli Van şehri. Medyada gördüklerimden, okuduklarımdan, izlediklerimden dolayı güzel bir şehirle karşılaşacağımızı tahmin etmiştim. Van Gölü/denizi/ sahilinin ve etrafındaki karlı dağların ,yeşil çayırların, küçük köy ve kasabaların muhteşem görüntüsü beni büyüledi. Edremit ilçesi ve kıyıları sanki bir anda Ege'ye götürüyor sizi. 

Şahane kıyı manzaraları eşliğinde Akdamar adasına gideceğimiz Gevaş motor iskelesine gittik. Doldur- boşalt usulu çalışan motorlarla kıyıya oldukça yakın Akdamar Adasına geçtik. 2010 yılında verilen müsaade ile 95 yıl aradan sonra Ermeni Surp Haç kilisesi ayine ve ibadete açıldı.  Ermeni topluluğu her yıl Eylül ayında ayin yapıyormuş. Bu ada ile anlatılan çeşitli hikayeler var. Birinci Dünya Savaşı sırasında ermeni çetelerinin yaptıkları mezalim yöre halkının hafızasında acı bir iz bırakmış olsa da bu kısmı tarihin eski yapraklarında bırakmak en iyisi. Savaşın iyi bir izi olamaz zaten.


Ben size buradaki acıklı aşk hikayesinden bahsedeyim.

Ah! Tamara . Burada yaşayan bir Ermeni Keşişin güzeller güzeli kızı Tamara  müslüman bir gence aşık olmuş Her gece bir  fener yakan Tamara sevgilisinin yüzerek adaya gelmesini sağlıyormuş. Gizlice buluşan aşıkları fark eden keşiş kızını zindana attırmış. Gece oluncada adamlarına adanın çeşitli yerlerinde fenerler yaktırmış. Sevgilisi ile buluşmak için göle giren zavallı  genç, bir o fenere bir bu fenere yüzmekten yorulup ,gölün sularında hayatını kaybetmiş. Ah! Tamara diye diye.. İşte o gün bu gün Ah Tamara olmuş size Akdamar ..Bu da bir aşk hikayesi.


Van Kalesi

Van'lı bir çift kına gecesi çekimleri yapıyordu. 

Van gölünden başka sahilde Van Kalesi ve Eski Van şehrinde restorasyon ve kazı çalışmaları yapılıyor.Eski şehrin surları yeniden aslına uygun yapılmakta. İlerde güzel bir ziyaret yeri olacak. Kalenin hemen yanında, yeni açılan ve bir duvarı tamamen aynalı cam olan(Binaya ayrı bir güzellik katmış karşısındaki kaleyi yansıtıyor) Van Müzesi ,bir yıla yakın bir zamandır kapalı. Atıl durumda. Sebebi açıklanmamış. Yazık. Ziyaret edemedik.

Van Kedisi

Tabii ki Van denilince Van kedisini de unutmamak lazım. Aman ne güzeller. Van Kedi Evini de ziyaret ettik. Van Kalesi yakınında bir yer. Bir de Van Yüzüncüyıl Üniversitesi içerisinde varmış. Bizim ki özel bir evdi. Buradan sahiplendirme de yapılıyormuş. Bu kediler; iki gözü mavi, iki gözü kehribar ve en değişik ,nadir görüleni bir gözü mavi bir gözü kehribar olanı ki biz kendisini Van Akdamar Adasında görüp sevdik:) Kedi evinin sahipleri aynı zamanda Savat Gümüş işçiliği ustalarından.Yan tarafında bu el emeği, değerli el sanatını sürdürüyor ve satış yapıyorlar. Savat, gümüşün üzerine kazınan motiflerin siyah bir alaşım(savat)la doldurulması ile oluşan bir süs sanatı. Çeşitli takılar ve süs eşyaları yapılıyor. 

Van şehir olarak da çok canlı, hareketli ,büyük ve bakımlı bir şehir. Gece geç saatlere kadar cıvıl cıvıl. Bu hareketliliği İranlı turistlere borçlu olduklarını söylüyorlar. Gerçi savaş bu ziyaretleri biraz etkilemiş ama yine de şehir çok canlı  Biz şehir merkezinde güzel bir otelde kaldık. Otele çok yakın güzel bir restoranda Van yemeklerinin /genelde et/ tadına baktık. Lezzetli yemekleri var. Keledoş hep merak ettiğim bir yemekleriydi. İki yerde yedim ,ikinci yediğim açık ara daha lezzetliydi. Ama bu gezinin sonunda söyle bir zeytinyağlı taze fasulye yemeğini özlemedim de değil. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder