Kars:Kışın Değil, Baharın Şehri.

 

Ve nihayet ziyaret edeceğimiz ve konaklayacağımız ikinci Doğu Anadolu şehrindeyiz: Kars.

Kışın Doğu Ekspresiyle gelinen ,yılın büyük bölümünü karlarla kaplı geçiren *serhat şehrimiz..

''İyi ki bu mevsimde gelmişiz,''diye düşündüm. Hava kapalı ve serin hatta bir ara çiseleyen bir yağmur vardı Kars'a ulaştığımızda. Ama yine de her yer yemyeşildi. 

Meydanda yazılı ''Gazi Kars''yazısı dikkatimizi çekti. Gaziantep'i, Şanlıurfa'yı Kahramanmaraş'ı biliyoruz ama Kars'ın Gazi ünvanını alan ilk ilimiz olduğunu öğrenince şaşırdım. Osmanlı-Rus savaşı sırasında Kars halkının kahramanca savunması sonucunda şehre bu ünvan verilmiş. 1877-1918 yılları arasında Rus işgali altında kalan Kars ,1920 yılı itibariyle yeniden Türkiye topraklarına katılmış. 

Rus işgali döneminin etkileri bugün bile şehirde hissediliyor. Izgara planlı sokaklar, siyah bazalt taşlı taşlı binalar oldukça dikkat çekici. Yapıların bir kısmı restore edilmiş , bir kısmı hala virane,zamana direnmeye çalışıyor. 


Konakladığımız otel olan Katerina Sarayı 'da Kars çayının kıyısında yeralan muhteşem bir bina. Tv ekranlarında gezi programlarında ve dizilerde görüp merak ettiğim bu mekanda konaklama fırsatı bulmak beni mutlu etti. Gerçekten de ekranda görüldüğünden çok daha etkileyici bir konuma sahip. Otelin odalarına  çeşitli ünlülerin ismi verilmiş. Biz de Orhan Pamuk Odası'nda konakladık.

Kars'ta uzun sokak yürüyüşleri yaptık, binaları inceledik, Kars Kalesi ve etrafını gezdik. Tabii ki o  ünlü lokantada kaz eti ve pite de yedik. 

Kaz eti aşırı pahalıydı, söylemeden geçemeyeceğim. Açıkçası biraz turist kazıklanması yaşadığımızı düşündüm. Evet, bir çok yerde satılan kazların Kars kazı olmadığı,başka şehirlerden getirildiği söyleniyor ama yine de bir porsiyon kaz eti yanına bol yağlı bulgur pilavı 1.650.-TL olması bana fazla geldi.Fazla geldi.

Kars, süt ve süt ürünlerinin bolca bulunduğu, hayvancılığın gelişmiş olduğu bir şehir. Peynirde de tabi Kars kaşarı, malakan peyniri, gravyer tüm çeşitlerin en lezzetlileri burada galiba:)

 Malakanlar 93 Harbi olarak bilinen Osmanl-Rus savaşı sonrası Kars ve civarına yerleştirilmiş Rus kökenli toplulukmuş. Uzun süre burada yaşadıktan sonra ,kendi rızaları ile başka ülkelere göçmüşler. Mandıracılık, değirmencilik ve peynircilik konusunda şehirde izlerini bırakmışlar. Malaka peyniri de böyle bir mirasın günümüze ulaşan lezzetlerinden biri.

Neyse efendim  sevgili okuyucu; Kars  çok güzel bir şehrimiz.Bakımlı,düzenli. Bence kesinlikle kıştan ziyade bahar ve ilk yazda görülmesi gereken bir şehirlerimizden biri.

Not:* ''Ser''  şehir  ''had'' sınır. Serhad şehri ; sınır şehri demek. Yabancı devletler sınırdaş olan şehirlerimize bu ünvan verilir. Kars, Ardahan, Iğdır ,Ağrı illerimiz bu unvanla anılır.

Arpaçay'ın Kıyısında Bin Yıllık Şehir:Ani

Arpaçay

Erzurum'dan çıktıktan sonra istikametimiz kuzeydoğudaki Ani Harabeleri oldu. Rehberimiz öğleden sonra yağmur gösterdiği için ilk önce burayı ziyaret etmemize karar verdi. Ermenistan sınırına doğru yola çıktık. 

Türkiye ile Ermenistan sınırında bulunan Ani Harabeleri,tarih boyunca bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış çok önemli bir ören yeri. Bir zamanlar bölgenin en büyük yerleşimlerinden biri olan Ani,bugün geniş bir alana yayılmış kiliseleri,surları ve çeşitli yapı kalıntılarıyla ziyaretçileri geçmişe götürüyor.

Harabelerin hemen yanında derin bir yarda akan Arpaçay,Türkiye ile Ermenistan arasında doğal sınır oluşturuyor. Çayın karşı kıyısı Ermenistan'ın taş ocakları var. Bu taş ocaklarında patlatılan dinamitlerin harabelere zarar verdiği bu nedenle faaliyetlerine zaman zaman ara verildiğini anlattı rehberimiz. Ne kadar doğru bilemem. Neden onca yer varken bu kadar önemli bir tarihi mirasın karşısında taş ocakları açtıkları düşündürücü.

Gittiğimiz mevsim tek kelime ile doğanın muhteşem olduğu bir dönem. Yemyeşil çayırlar, her türlü renkte kır çiçekleri, gelincikler bakmaya doyulmuyor. Rehberimizin anlattığına göre bu rengarenk çiçekler ve özellikle gelincikler yöre halkı tarafından kök boya yapımında kullanılıyormuş. Taa eskilerden beri buradaki dokumaların , duvar boyalarının renkleri hep bu bitkilerden özellikle gelinciklerden elde ediliyormuş. 

Ani'deki yapılarda siyah renkli bazalt taşının yoğun olarak kullanıldığı görülüyor. Bu da bölgenin volkanik geçmişinin bir sonucu. 

Ani Harabelerine Müzekart ile giriş yapılıyor. 65 yaş üzeri ziyaretçiler için giriş ücretsiz. .