Nikah..
Parçalı Bulutlu Havalar..
Bulutlar pare pare.. Öyle güzel dolaşıyor ki gökyüzünde. Dünkü yağmurlu ,kasvetli havadan sonra içimiz açıldı. Serinden ziyade soğuk gibiydi dün.
İnternette dolaşan bir takım alıntılarda ,hava durumu ile çok fazla ilgilenmenin yaşlanma belirtilerinden biri sayıldığını okursunuz. Bence doğrudur.Hakkın rahmetine kavuşmuş büyüklerimiz takvim yapraklarından, fırtınaları, sayılı soğukları, sıcakları ,radyo ve televizyonlardan hava durumlarını mutlaka takip ederlerdi. Üniversite yıllarımı annanemle yaşadığımdan, iyi bilirim. Ben de artık hava durumu ile yakinen ilgilenilen yaşlardayım ,demek ki. Çocukken yoktu öyle soğukmuş, sıcakmış, terlemişiz, nemlenmişiz durumları. velhasıl kelam çocuk olmak güzel şeymiş.
Dün bizim alt komşu çocuğuna skotır almış, bahçede bindirecek. Biraz mızmızlanıyor anneye. Bizi görünce susup gülümsemeye başladı .Bizim bey ''Aman ne güzel skotermış bu ne de güzel yakışmış mavı mavi kask falan'' diyince bizim ki skoterda fır fır gitmeye başladı. Annesi de peşinde ''dur aman '' diye diye.. demin hadi oğlum diyen anne, şimdi de aman yavaş yavaş demeye başladı. Of bu annelik doğumdan sonra hep bir endişe hali. Neyse ki çabuk büyüyorlar. Anne endişeleri tükenmez kaynak gibi ama yetişkin olan evlatla bebek olan evlat tabii ki mukayese değil.
Bir dizi başladı ''Tuzlu Kahve'' ilk iki bölümü iyiydi de üçüncü fena patladı kanımca. Ama yine de o kadar çok yıldız oyuncu ve usta oyuncu var ki sırf onlar için izliyorum. Ve parmak basılan ''annesiii annesiii.'' nakaratıyla oğluna olan aşırı düşkünlüğünü beste yapan anne modeli. İnanılmaz. Gelin adayına ''üçümüzüz'' diyen, oğluna boğulur diye denizi yasaklayan abartılı endişeli anne modeli.. Var mıdır? Vardır.. Bu anne modeli hem endişeli hem sahiplenmeli model. En zoru😊 Oğlan annesi olarak neyse ki öyle durumlarım yok. Zaten asla fırsat verecek bir oğlum da yok. Bakalım bir gelin adayı olursa nasıl olacağız. Kısmet olursa tabi bu hayat şartlarında...
Evet sevgili okuyucu bir nereden nereye yazımızın daha sonuna geldim. daha da devam edip bambaşka konulara yelken açma kapasitem var şu an ama çay demlenmiş, kahvaltı bizi bekler.
Güzel günler dilerim..
Sürpriz, Müzikli Kahve ..
Hava durumu haberlerinde ve telefona göre salı itibari ile hava kış havası gibi olacakmış. Uyarılar var. İşte çok yağmur, şiddetli rüzgar ve ani ısı düşüşü.
Sabah kalktık hava şahane, mavi gökyüzü, güneş parlak, dal kıpırdamıyor. Kahvaltımızı her zamanki gibi balkonda yapıp, hazırlanıp yürüyüşe çıktık. Malum bu güzel pazartesiyi değerlendirmek lazım madem havalar bozacak.
Sahile indik. Sahil kalabalık, insanlar yürüyüşte, piknikte, kimi balık tutuyor. Biz de biraz yürüyüp yazların vazgeçilmezi çay bahçesine gidip mola verdik. Sabah kahvesi molası. Sahilde tamda Büyük Ada'nın karşısındaki bu çay bahçesi, semtimizin en güzel çay bahçesi bence. Çayı her zaman güzel, bardakları temiz, etrafı da. Self servis olduğu için çalışan sadece bardakları toplamak için geliyor. Hafif bir müzik çalıyorlar. Salkım söğüt , ceviz, ıhlamur ve sarmaşıkların altında nezih bir yer. Bir çok dizinin burada çekilmiş sahnesi de var. Mesela Can Borcu dizisinde handan ile Mehmet burada buluşuyordu:)
Müzik demişken, hani şu meşhur kahve zincirlerinden birinde /ki sadece Kartal'da benim bildiğim üçüncü şubesi açıldı/ Geçen akşam canlı dj performansı varmış. Oğlum'' şaşırdım anne, bangır bangır müzik, elde kahveler herkes cıstak cıstak'' dedi. ''Bir daha da uğramam oraya.''. Disco müziği ve kahveci. Bilemedim . Kahve alınacak onlarca mekan var zaten bizim buralarda. Kahve ekonomisi dönüyor, dediklerinin canlı örneği burada yaşanıyor.
Evet sevgili okuyucu , havamızı aldık,vaktiyle evimize döndük. Bitmeyen ev işleri ile ilgilenip biraz film keyfi yapalım ,diyecekken akşam üzeri kapımız çaldı. Çat kapı gelecek kimsemiz pek yoktur. Varmış meğer. Bizim kız ''sürpriiiz'' diye çıkageldi. Tedarikçisi bu taraflardaymış, dönüşte bize uğramış. Pek mutlu olduk. Diğer evlatta geldi, yemek yedik, sohbet ettik. Akşam evimiz daha bir şenlendi. Hamdolsun..
Bugünlük bu kadar. Sevgili okuyucu,size de güzel sürprizli bir gün olsun
Dişçi..
kısa kısa..
Hele o masmavi deniz yok mu? Üzerinde beyaz köpükler ve beyaz martılar..
🎦Hazır açılışı yapmışken ikinci bir sinema keyfi yapalım dedik. Bizim çevredeki sinemaların tamamı kapanıp pandemiden sonra yeni bir AVM'de yeni sinemalar açıldı. Biz buraya da ilk kez gittik. Kat kat sinema da oluyormuş. Bizim salon 3.kattaydı. Küçücük bir salon ve biz sadece dört kişi ile evde film izler gibi film izledik. Güzel de oldu. Film neydi onu da belirteyim ;OAK CADDESİ'NİN SONU .
Eylül ''Ay''ı
Bu sabah masmavi gökyüzünde parlak, saydam bir ışıltı göz kırptı bana. Mavi gökyüzünde bir tarafta güneş doğmuş yükseliyor, bir tarafta ay bana bakıyor. Harika görünüyor. Küçülen ama hala şişkin bembeyaz bir ay. Güneşten ışığını almaya devam ediyor. Sanki sabah olduğunu fark etmemiş gibi. Belki de güneşle birlikte bugün mavi göğü süslemek istiyor. Çok güzel çok..
Gözümü alamadığımı fark etmiş midir?. Çünkü bakışıyor gibiyiz ,o kadar karşımda ki. Bana ışığı isim olmuş. Çocukken bazen gece yolculuklarında otobüs pencerelerinden izlerdim, sanki benimle birlikte o da gelirdi. Ay özel, ay güzel, ay da bir mucize değil mi? Olağan gelen ,alışık olduğumuz pek çok mucize gibi. Bu sabahın ilhamı oldu.
Bu sabah başka bir güzellikte, saksıdaki japon gülümün iki çiçek birden açmasıydı. Yapmaz böyle şeyler normalde. Bu sabah eylül karşılaması olarak iki kırmızı gülünü açıvermiş.
Eylül ayına böylece hoş geldin demeli. Blog başlığımı da değiştirdim. O da güzel oldu.
Güzel oldu bu sabah.

.jpg)



.jpg)



