Yağmurlu ,aydınlanmamış bir İstanbul sabahından günaydın. Saat 08:12 laptop sağ en alt köşede gösteriyor.
Önce çiçeklerimin haftalık suyunu verdim, orkideler ve para çiçeği haftada bir su istiyor. Balkondaki japon gülü de kışın pek su istemeyenlerden o da haftada bir sulansa yetiyor. Yazın sıcak havalarda çok su sever. Hava durumuna göre.
Sonra baktım sekize geliyor, oğlum kalkmamış henüz. Akşam maç izlemeye gittiler o yağmurlu havada. Keşke yenselerdi, ben bile Fener yensin istedim.Ne de olsa milli maç bu. Statda her seyirciye şanlı al bayrağımız verilmiş. Malum bu hafta içi hepimizi derinden üzen görüntülerle karşılaştık sosyal medyada. Bayrağımız bizim en önemli milli değerlerimizden. Bu konulardaki tepkileri ve seyirciye destekleri konusunda fenerbahçe fark yaratıyor. Galatasaraylı olarak bunu kabul etmemek olmaz. Yorgun ve ıslanmış olarak maçtan geç gelen evlat ''ne çabuk sekiz olmuş'' diyerek uyandı, hazırlanıp jet hızı ile evden çıktı.
Bende birazdan gözlüklerimi almaya gideceğim. Dün göz doktoruna gittim,iki yılı geçmiş derinlemesine muayene olmayalı. Gidince yanlış günde randevu aldığımı anladım. Sömestre tatili nedeniyle randevular yoğun ve çoğu çocuktu:) (Şu ara her yer kalabalık, sair günlere göre) Son zamanlarda ekrana bakarken gözlerim rahatsızlık vermeye başlamıştı, sebebi göz kuruluğu imiş. Sabah akşam göz damlası kullanacağım. Bir de yakın uzak bir arada gözlüklerden yaptırdım. Kullanan arkadaşlarım memnun, bakalım benim için nasıl bir deneyim olacak?
Evet bu sabah bizim evin hallerinden durumlar böyle. Yazmaya ara vermemek adına bir iki kelam etmek istedim. Hadi bakalım, iyi haberler alacağımız bir güne başlamış olalım.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder