Bu sezon da gerçekleştirdiğimiz hanımlar arası ''gün'' toplantılarımızın sonuna geldik. Bu paralı günler artık azalsa da nostalji tadında devam etmekte. Bir farkla artık kimse evde toplanmak istemiyor. Hanımlar evde oturmaktan sıkıldı. Yıllarca süregelen ev günlerinin yeni adresi kafe, pastane ya da restoranlar oluyor.
Diğer yerleri bilmem ama yıllar yıllar önce anneannemlerin mahallesinde herkesi belli bir ''gün''ü vardı. Ayın diyelim 20'si Ayşe hanımın, 8 'i Fatma hanımın , 12'si Şadiye hanımın gibi. O tarihler sabitti. Hiç kimse gelmeyecek bile olsa evde çay hazırlığı yapılır, ev toparlanır, misafir beklenirdi. Kimseye özel davet olmazdı, zaten iletişim kolay mıydı sanırsınız? O gün kimin günü olduğu bilinir ve ona göre gidilirdi. Para pul işleri yoktu ilk zamanlar. Sonra artık nereden çıktıysa günler ''paralı gün'' oldu. Evin sahibesi hem hazırlık yapar, hem de misafirlerden paraları o gün o toplardı. Sonra sonra paralı gün ''altın günü'' ne dönüştü. Henüz gram altının bilinmediği zamanlar, herkes için çeyrek altının erişilebilir olduğu zamanlardı bunlar. Düğünde çeyrek takanlara burun kıvırılırdı neredeyse. Hey gidi günler. Sonra sonra pandemi falan insanlar evlere kapanıp, günlerin sonu geldi. Tekrar normal hayata geçtiğimizde hanımların sosyalleşme olayları da başka şekle bürünmüştü. Artık gram altın piyasada daha revaçta. Hatta mecburiyetten avro ya da dolar günleri bile başladı. Liramız gittikçe alım gücünü kaybediyor, hanımlarda kendilerini güvenceye alıyorlar. hayat şartları herkesi ekonomist yaptı neredeyse.
Yeni ''gün''ler için kafelerde buluşuluyor, hanımlar artık rahat etmek istiyorlar. Evde ne diye onca hazırlık yapılıp masraf edilsin ki. Böylesi daha kolay .Zaten evde oturmak neredeyse sağlıksız bir durum şeklinde lanse edilen zamanlardayız. ''Evde durmayın yaşlanırsınız'' lara kadar geldi durumlar.(evim evim güzel evim)
Nereden bugünlere geldik. Hem zenginleşip hem fakirleşmişiz, değişik durumlar yaşıyoruz.
Ben çalıştığım için bu gün olaylarını annemden takip ederdim. Günlerde çok da güzel çaylık pasta-börek-kurabiye vs. tarifleri olurdu. Nefis şeyler yaparlardı. Özellikle bununla tanınmış bazı hanımlar vardı. Günde yapılanlar anlatılır, tarifler alınır verilirdi. Benim de çoğu tarifim bu dönemlerde annemdendir. Gerçi şimdi internet ve yapay zeka ne isterseniz önünüze sunuyor. Ama o zamanlar daha tatlı anılar olarak hafızamda.
Evet dünkü günümüz sonrası böyle bir yazı düştü klavyeden siz sevgili okuyucularıma. Her yerde farklı olabilir, hala evlerde gün yapıyor olanlar olabilir. Bizim buralarda böyleyken böyle. Analardan kızlara aktarılan bazı gelenekler işte. Mesela benim kızım ve en yakın arkadaşları da gün yapmaya başlamışlar.Ama onlar tekrar evlerde toplanmaya olayına geri döndüler. İşte böyle nesiller arası aktarım eski usule dönüşle devam ediyor. Tabi hepsi çalışan güçlü kadınlar. Belli ki evde olmayı özlüyorlar ve evlerde toplanıyorlar. Güzel evlatlarımız onlar hep başarılı , mutlu ,sağlıklı olsunlar . Gelecek onların..
Konuyu bambaşka yerden bağlayarak ayrılıyorum sevgili okuyucu. Demek ki bazı alışkanlıklar şekil değiştirse de tamamen kaybolmuyor. Annelerden kızlara geçen o sıcaklık, bir şekilde yolunu buluyor.
Bu pazar anneler günümüz , hepimizin kutlu olsun. Bu yazı da anneler ve anne olacaklar için olmuş olsun.


gün demek anne keki, mozaik pastası, kadayıflı muhallebisi demek, en güzel gün :) altın dolar günleri hiç bitmez halen :)
YanıtlaSilA tabii ki anne mamülleri gibisi yok.
SilBuralarda da günler hep dışarıda artık. Kebapçılarda yapan bile var:) Eski usulde olan ev sahibine oluyor, yardımcı çağırsa bile posası çıkıyordu. Bence şahane oldu:)
YanıtlaSilAnneler gününüzü kutlarım, sevgiyle. ❤️💫
Evet hanımlarda rahat etsin artık. Teşekkürler, sevgiler.
Silanneler gününüzü kutlarım ✿ sevgiler...
YanıtlaSilteşekkürler:)
Sil