Bugünlerde evdeki fırfırların eşliğinde bol bol dizi seyrediyorum. Önce The Lincoln Lawyer izledim. Bir avukatın maceralarını konu edinmiş. (Bu dizi bana çocukluğumun Petroçelli'sini hatırlatmış olabilir.)
Onun son sezonunu bitirip ,yeni sezonu merakla beklerken ,Küçük Ev dizisine geçtim. Tabii ki o da çocukluğumun efsanevi dizisi. Tek kanallı TV zamanlarında severek izliyorduk. Küçük Ev dizisi beni çocukluğuma da götürdü doğrusu.
Şimdi diziler sabun köpüğü gibi, unutuluyor. Ama çocukluk ve gençlik döneminde izlediğimiz dizi ve filmlerin çoğu aklımızda. Şimdi onların tekrarları çekiliyor. Yeni versiyonları, zamanımız ruhu ve oyuncuları, dekorları ile yeniden, yeni nesil için izlemeye sunuluyor. Kıyas yapmadan seyrettim, hoşuma gitti.
**
Dün Kartal'a gittim, terliklerimi lostradan almaya. Minibüsle gideyim dedim, Minibüsten inince lostra hemen yakında, trenle gitsem baya yürümem gerek hava çok nemli bugünlerde , çekilir gibi değil. Minibüse bindim, hazırladığım kırk lirayı uzattım ''43 oldu abla.'' dedi. İndi bindi 39.- TL idi 43.- TL olmuş. Zamlanmış yine en kötüsü de küsuratlı olması . Hiç de bozuğum yok ''Canın sağ olsun abla.'' dedi şoför. Minibüsten inip lostraya geldim. Terlikler bilindik iyi bir markanın , geçen yaz aldık bu yaz kenarı açıldı. Daha yeni ve severek giyiyordum. Fiyatları oldukça artmış bari tamir ettirelim, dedik. Dönem böyle artık. Lostradaki genç; ''Yapıştırırız abla, hatta dikeriz bile açılmasın diye.'' demişti, gayet de güzel yapmış , sahilde deniz kenarında gayet güzel idare eder artık. Kışlık spor ayakkabıları da bakıma götürmeye karar verdim, her tür ayakkabıyı yapıyorlarmış.
Dönüşte trene yürüdüm. Baştan başa çarşıyı da gezmiş oldum. Marmaray da vagonlar yine buz gibiydi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder