atmaya kıyılamayanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
atmaya kıyılamayanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

(meydanokuma17)atmaya kıyamadıklarımız..

takıntı denmez belki ama, bazı eşyalara takılırız,
eskise de hep onları kullanırız ya ,var mı senin de böyle takılıp kaldıkların?


Bu yazı için ekran başına oturup , galiba eşyalara bağlı olmadığımı düşündüğüm sırada ,gözüm duvarda asılı  küçük bakır tabağa ilişti.Yıllardır parıltısını yitirmeden evden eve ,duvarlara asılıp duruyordu yuvarlak bakır tabak. Şimdinin mandala resim çizimlerini andıran, ortadan başlayıp etrafa doğru genişleyen yuvarlaklarla,iç içe, renkli çiçek desenli bakır tabak.
        Öyle kocaman falan değil, ufak bir şey. Genelde bakır tabakların o tarçın, kahve rengi, siyah renklerinin aksine ,üzerinde sarı, yeşil, pembe, mavi renkli hanımeli çiçeğini andıran motifler var. Kimbilir kaç evdir benimle geziyor, duvarlarımın bir köşesine bahar renklerini konduruyor.Sayamadım.
        Yaklaşık otuz yıl olmuştur.Henüz üniversitede okuduğum yıllar.Hemen her gün okul çıkışlarında ,karşıya geçmek için,Kapalıçarşıdan geçip ,Eminönü'ne vapura kadar yürürdük. Ufak tefek alışverişler yapardık bazen , bu tabağı da o zamanlarda almıştım. Ailem Ankarada'ydı,anneannemde kalıyordum okurken. Çok severdi süs eşyalarını, bibloları, yapma çiçekleri. Evi bunlarla süslerdi. Bende ona ufak bir hediye almak istemiştim. Tabi kocamanları da vardı ama benim harçlıklarımdan artan para, bu küçük ama sevimli bakır tabak için anca yetmişti.  Bakır eşyalar satan dükkandan yıllardır parlaklığını ve ilk günkü renklerini muhafaza eden bu sevimli tabağı seçmiştim.
Anneannem çok sevinmişti, bana öyle gelmişti belki de.. Onunla birlikte kaldığımız ve 'yüksek ev' dediğimiz asansörsüz apartmanın 7. katındaki dairenin salon duvarına asıldı önce. Sonra anneannem o evden taşınınca, bu küçük bakır tabakta tekrar benim oldu, benimle birlikte ev ev gezdi, evlendi, yuva kurdu, evden eve taşındı durdu.
           Gel zaman git zaman ,epeydir duvarda unutulmuş duran,renkli ,çiçekli küçük, parlak bakır tabak ,bu günkü yazımın başrolünü kapıverdi. Ben o kadar çok ev değiştirdim ki ,o kadar eşya değiştirdim ki ,bu tabağın benimle ev ev gezdiğine, şu an kendim bile şaşırdım.Sonra eve bir göz attım , bir kaç nesne daha ilişti gözüme,
Varmış demek,dedim,benimle gezen, atmaya kıyamadığım ,ufak tefek eşyalar..
Kimbilir ne zamana kadar, peşim sıra gelmeye devam edecekler..


bakır duvar tabakları