Bu aralar pek çok şeyi aynı anda yapmak istiyorum. Size de oluyor mu bilemem. Kek pişerken ,tatlı da şunu mu yapsam, bir dizi izlerken ,biraz da kitap okusaydım, hala yarım olan bir işi yaparken aklıma gelen başka bir işe başlamak gibi .Değişik ,karışık oluveriyorum. Gezmeye çıkacak oluyoruz ,niyetimiz varken karar değiştirip başka bir yere gidiyoruz. Kararsızlık, hepsini aynı anda yapma ama aslında çoğunu yapamama gibi bir şey.
Bir süredir dişçiye gitmek istiyorum .Yani ağzımız alışmış ''dişçi'' diyoruz da normali Diş Hekimi. Bazen İngilizce Dentist de kullanılıyor tabelalarında. Global olabilme açısı önemli tabii ki. Dt. (diş tabibi) de yazan var. Biz ise hala ''dişçi'' deyiz.
Sevgili okuyucu ben aniden karar verip dişçiye gidebildim. Bunda sol üstteki azı dişimin hafiften sızlanması ile ilgisi var. Tatlı yediğimde, kuruyemiş yediğimde o garip hassasiyeti, buram buram acısı.
Dişçiye gittiğimde önce soruyorlar altı ay içinde çekilmiş röntgen var mı? Tabii ki en son üç yıl önce gitmiştim, yok.
Yeniden çektiler. Ama ağrıyan taraf sol üst , çürük diş sağ altta çıktı. Üç yıl önce de sol üst için gitmiştim, sağ alt kanal dolgum yenilenmişti.
Bir karışıklık mı var? Bu işte..
Dişçi hanıma göre ; sorunlu dişler farklı bölgelerden sinyal verebiliyormuş. Bilemedim. Bir saat beş dakika süren bir çürük dolgu işleminden sonra ağzım yamulmuş halde çıktım. Bu bir saat içerisinde dişçi hanım hemen hemen herşeyini anlattı.
Hiç susmadı. Gençliğinde annesinin saçını boyatmasına izin vermediğinden, eve akşam yemeğine gelen misafir için ne kadar stres olup , nasıl hazırlandığına, modunun nasıl değiştiğine kadar. Muhabbeti güzel de elleri benim ağzımın içinde, bir yandan fışkıran serpintili su yüzümde, uyuşuk dilim, ağzım ben sana nasıl cevap vereyim...O arada kendisi tatlı tatlı her şeyi konuşuyor. Zamane çocukların sağlıksız şeyler yediği için dişleri berbat haldeymiş, gencecik çocuklar neredeyse takma dişle geziyormuş. Bu gibi konulara da değindik.
Kendisinden önce girdiğim diş taşı temizletme işinden yarım saate kolayca sessizce çıkan ben, muhabbet karşısında şaşkın ama memnun da kaldım. Bir de cama dönük yatar vaziyetteyim, duvar tamamen camdı .Karşıda da çok güzel bir çınar ağacı, bulutlar, gökyüzü ve bol muhabbet...
Yani bir daha dolgu için kesinlikle kendisini tercih edeceğim. Ama yine de ağzımın yamulması hoş değildi . Çıkarken maske verdi ''tak bunu ''diye. İki üç saat sürdü ağzımın düzelmesi. İğnesiz dayanabilir miydim? Bilmiyorum.
Yazım vesilesi ile saygılar bu meslek erbabına da..
Not; Bu güzel ürün resmi de ne alaka derseniz. Kararsızlığıma verin aslında yazı konusu kendisi olacakken dişlerime geçtik. Geçenlerde Ekmekçi Kız'dan tarifini aldığım, mısır unlu ekmeği pişirdim. Çok lezzetli oldu. Kırmızı biber de vardı ilave olarak onu da kattım içine. Dişim hassastı yapılan işlemlerden, ben yiyemedim ama evdeki beyler silip süpürdü. Sağolasın Ekmekçi Kız..
