Kabartma Tozu Kullanmadan Poğaça Yapılır mı?


 Poğaçalarımızı, keklerimizi pişirirken onların kabarık, puf puf görünmesini sağlayan üç tür malzeme vardır;
Maya, kabartma tozu, karbonat(Sodyum bikarbonat). Bunlardan son ikisi kimyasal maddelerdir aslında. Pişirdiğimiz ürünlerin kabarmasını sağlar. 
Karbonatın pişirmede etken hale gelebilmesi için limon ,yoğurt, portakal suyu gibi asitli yiyeceklerin suyuna ihtiyacı vardır. Aksi halde pişirdiğimiz ürünün hem kokusu kötü , hem tadı acımsı, metalik bir tat olur.
Kabartma tozu;  karbonat, asit ve nişasta (içindekilerde belirtildiği gibi) bileşiminden oluşur. Karbonatın, bu iki bileşenle hafifletilmiş halidir. Hem yapacağımız ürünlerdeki diğer sıvı malzemelerle birleştiğinde kabarma etkisi gösterir(Karbondioksit üretme,ufak kabarcıklarla hamurun kabarmasını sağlama) hem de fırında pişerken ürünümüzü kabartmaya devam eder. Böylece daha fazla yumuşak ve ağızda dağılan yiyecekler elde ederiz.
Lakin işte mutfağın bu kimya kısmı bazılarımızın midesine zaman zaman rahatsızlıklar verebiliyor. O zaman mutfakların şu anonim kuralı işleme sokularak yeni tarifler denenmeye devam ediliyor;
''Mutfakta çareler tükenmez''  

-2 yumurta,(1 tanesi hamura, 1 tanesinin akı peynire,sarısı üzerine)
-125 gr tereyağ,
-3 çorba kaşığı yoğurt
-2,5 su bardağı un(11 çorba kaşığı)
-1 tatlı kaşığı tuz,
İçharcı;
-beyaz peynir, yumurta akı, maydonoz.

Yoğuracağımız kaba unu eleyerek,  havuz yapalım, ortasına yumurta, yoğurt,yağı koyalım ve karıştırarak yavaş yavaş unla yedirelim. Biraz dinlensin, sonra elimizle kopardığımız hamur parçalarının içerisine peynirli iç harcımızı koyup D şeklinde kapatalım. (Bu tariften 13 tane çıktı)  Üzerine yumurta sarısı sürüp 180 derece ısınmış fırında pişirelim.
Poğaçalarımız kabartma tozu kullanmışcasına kabardı ,üstüne üstlük hiç bir mide sorunu yaşatmadan ,gayet rahat afiyetle yiyebildik.

Ağzınızın tadı bol ve yerinde olsun..

Bir Başkadır.(Netflix Dizisi)

 

Bu iki kelimelik başlangıcı istediğiniz gibi tamamlayabilirsiniz, ama ilk aklıma gelen sözlerini Fikret Şeneş'in yazdığı,Ayten Alpman'ın yorumlayıp zihinlerimize yerleştirdiği ''Bir başkadır benim memleketim'' isimli aranjman şarkı oldu.

Oysa dizide ilk bölümlerin sonunda Ferdi Özbeğen'in bir konserinden görüntüler ve iki şarkısı var;Suat Sayın'ın bestesi ''Gündüzüm Seninle Gecem Seninle' ' ve sözlerinin Ülkü Aker'in yazdığı ''O günler '' isimli aranjman şarkı paylaşılmış. 

Ferdi Özbeğen 80'li 90'lı yılların gençliğinin en çok dinlediği şarkıcılardan. Taverna müziği,arabesk, nasıl adlandırırsanız o tarz bir müzik. Dertli, aşk ,ayrılık, acı, pişmanlık kokan, duygusal şarkılar.


Konuya gelince(az ipucu içerir);

Meryem, abisi Yasin ,yengesi Ruhiye ve iki küçük yeğeni ile İstanbul'un kırsalında fakir bir evde yaşıyor. Abisi Yasin, bir gece kulübünde güvenlik görevlisi, yenge ise bunalımdan bunalıma sürüklenen bir kadın. Meryem'de haftada üç gün evlere gündeliğe gidiyor. Bu arada bu küçük aileyi uydusu haline getirmiş bir de Hoca efendi var. Meryem'in psikolog Peri ile tanışması ara ara bayılması ve bunun altında psikolojik bir sorun olabileceğini düşünen doktor nedeniyle oluyor. Psikiyatrist Peri ,kendi kafasında bir çok sorunu olan ve kendisi de arkadaşı Gülbin'e 5 yıldır terapiye giden ,bekar, baskın karakterli bir anaya sahip, modern, çok iyi okullarda okumuş ,takıntılı bir kadın. Gülbin derseniz ayrı bir hikaye, o da Doğulu bir ailenin Batılı gibi davranmaya çalışan kızı rolünde. 

Meryem'in temizliğine gittiği ,yalnız yaşan Sinan'a ilgisi var. Tabii ki bunu herkeslerden saklarken psikiyatristi Peri ile paylaşıyor. Maşallah Peri'nin de bunu anlatmadığı kimse kalmıyor. Sinan'ın pek çok sevgilisi var ,bunlardan biri de psikiyatrist Gülbin çıkıyor! ...

Kısaca farklı  kültürlerle büyüyen ,çeşit çeşit insancıklar Meryem'in etrafındaki hikayede birleşiyorlar. Konunun özü; bazen türban, bazen türbana bakış açısı, köyden gelip kente uyum sağlayamayanlar, sağladığını sananlar, hacılar, hocalar, kapalı sandığımızın apaçık, açık sandığımızın kapalı hayat hikayeleri. İstanbul'un insanlarının ''köy hali'', ''plaza hali'', çapraşık ve çarpışan hayatlar.. 


Başrolü; Öykü Karayel, Fatih Artman, Funda Eryiğit paylaşırken pek çok başka ünlü oyuncu da yer almış. Yönetmen ve yapımcı Berkun Oya, Ali Farkhonde.

Bugünlerde çok popüler olan 8 bölümlük diziyi, hafta sonu ne izlesek, diyenlere tavsiye ederim. Biraz durgun geçse de her gün karşılaştığımız insanların perde arkası yaşam ve duygularını gözler önüne seren, bir hayat dizisi.