KADIN DEMEK: (MİM)


severek takip ettiğim bloglardan Cafe tigris de mimlenip ünlendiğimi görünce
davete icabet etmek gerek diye, bu yazıyı hazırlamak istedim.

Mim in  konusu kadınlar , bakayım ilk kim yazmış derken
Mim in kaynağında bir erkek blogger komşuya ulaştım.

Kadınlarla ilgili konular erkeklerin her daim ilgisini çekiyor .
Evet zaman zaman ezilip , insanlar ,(kadın erkek ayırmıyorum), tarafından
hor görülen, ikinci sınıf muameleye hatta  ''yok'' muameleye tabi tutulan kadınlar var.
Ama yine de çoğunluğumuzun çok akıllı, çok güzel, çok merhametli, çok insancıl
çok anaç olduğumuzu kabul etmememiz gerekir diye düşünüyorum..
Bize layık görülen ''aslında siz şöylesiniz''  dayatmalarını değil,
biz ne olmak istiyorsak ''aslında biz buyuz'' demeyi öğrenmeli, öğretmeliyiz.
Bize dayatılan hangi özellik varsa sorgulamadan  kabullenmemeliyiz..
Dünya maalesef acılarla dolu,  öncelikle kendimize acıyıp,
acınacak bir varlık olarak görmekten vazgeçerek başlamalıyız..
Kötü şeyler yaşanıyor, kimsenin de başına gelmeyecek diye
garantisi yok ancak buna yenilmeden ,umutla yaşamalıyız
Sevgimizi çocuklarımıza vermeliyiz,
çok hemde pek çok sevmeliyiz onları ki büyüdüklerinde onlarda
sevgi dolu anne ve babalar olsunlar..
Çok okumalı, çok öğrenmeliyiz ki aklımız gelişsin,
baktığımızda gördüklerimiz çoğalsın..
Çok duyarlı olmalıyız,
evet bizler blog yazıyoruz ama çoğumuz ,kendimi de katarak,
etrafımızda ki en azından yaşadığımız yerin  yörenin,
sorunlarına arada bir de olsa parmak basmalıyız.
Siyaset yapmak tarzında değil, hepimiz bunu yapamayız zaten ama
sokağımızla ilgili bir sorunu, eğitimle ilgili sorunu, sağlıkla ilgili
sorunları dile getirebiliriz..
maalesef yaptığımızı söyleyemeceğim.Oysa kadın blogerlar olarak bayağıda ses
getiririz, belki ufak tefek sorunları çözüveririz ya da yolunu açarız çözerler..
Tıpkı bir reklam kampanyasını   paylaştığımız gibi..
Tıpkı hediye çekilişlerini son hız duyurduğumuz gibi, tıpkı etkinliklere
koşturduğumuz gibi.blogları sadece reklam aracı olarak kullanmaktan
vazgeçersek belki biraz daha emeklerimiz bir işe yaramış olur.
 diyor,
mektubuma burada son verirken, büyüklerin ellerinden, küçüklerin
gözlerinden ....diye
bitiriyorum..

sonuna kadar okuduysanızda
teşekkür ediyorum blog komşularım..

VE YAN TARAFTA GÖRÜLEN TAKİP ETTİĞİM
YAYIN PAYLAŞMIŞ TÜM KOMŞULARIMI MİMLEDİM...
bir çayı hakettik...

sabah masalı...

 
Yukarıdaki resimde görüldüğü üzere,
bizim evde hala canı sıkkınken
Sünger Bob seyreden gençler ve onların annesi var..
Mini mini ilkokul öğrencileri geldi aklıma şimdi,
hazır yarıyıl tatili , umarım gönüllerince gezip eğlenir,
diledikleri şeyleri yapıp, oyunlar oynayıp, çizgi filmler seyrederler,
kitaplar okurlar..
Yoksa tatil dediğin göz açıp kapayana kadar gelip geçer bak
mhtp teyzemiz demişti dersiniz...
Bizim buralarda yağmur gibi yağan karla ''aman da kış geldi'' diye feryat
figan ederken Bitlis'i gösterdi geçen TV de ,utandım valla kışı yaşıyoruz demeye;


Gerçi kar toprağın yorganıdır, bereketidir derler ama
böyle elektrik direklerinin tepesine karla yaşamak da zor, Allah yardım etsin
soğukta karda kışta dışarlarda olanlara..
İstanbul dediğin nedirki  karın erimesi bir lodosa bakar...
o da bugün uğulduya uğulduya esiyor..