BLOGGER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BLOGGER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ne oluyor sana blogger?

 Sabah en sevdiğim şeylerden; blog okuma listesinden komşuları dolaşayım dedim, bugün yazasım yoktu. Bu aralar blogger da mı bir hoşluk var, bilemiyorum. Çoğu takipte olduğum ve okumadan geçmediğim bloglarda şu aşağıda görülen yazı çıkıyor ve okuma yarıda kalıveriyor. 


Bir süredir gelen yorumlar spama düşüyor, postlar zor okunuyor . Benim yayınlarda da böyle oluyor mu bilmiyorum. Reklamlı bloglar mı ? desem , değil karışık. Neyse teknik bilgisi olan arkadaşlar belki değinir bu konuya, umarım benim laptop ile ilgili değildir. Çünkü kendi bilgisayarım miyadı doldurup çalışmayı kesince, sevgili beyimin laptopunda bana ayrı bir oturum açıldı da oradan yazmaya devam ediyorum. 

Neyse bende bari bu arada iki kalem yazayım dedim, serin, gri  sanki  karadeniz kenarında yaşarcasına, devamlı yağmur geçişli bir İstanbul pazartesi günü sabahından./çok uzun oldu farkettim/ Yavaş yavaş tatil planları yapalım desek bile ısınmayan havalar heves etmemizi engelliyor. Bu haziranda böyle olsun bakalım, serin serin geçsin. İçimiz gri olmasın da varsın bulutlar gri olsun..

Güzel geçen günlerle dolu bir hafta diliyorum sevgili okuyucu.. 

kitap isimlerinden cümleler yapmaya ,var mısınız?



'Beyaz Zambaklar Ülkesinde yaşayan, Mücella tam bir Aşk Uykusuna yatmıştı.
Yedinci gün de geçip gidince, Hasret bir Gölge gibi üzerine düştü.
Su gibi Toprak gibiydi onun için. Kısmet İşte , Hippi Ruhların Kaderi idi belki . Aldatmak nedeniyle, Aşka Şeytan Karışmıştı .
İsyan Günlerinde Aşk, sadece 11 dakikadan ibaretti demek..'

Baktım benim cümleler aldı başını gidiyor.Kütüphanenizdeki kitaplardan anlamlı cümleler oluşturuyorsunuz. Olayın özü bu.Ben yapamam dedim ama başlayınca patladı gitti, yazdıkça yazasım geldi.Hatta cümleler kafamda hikayeye dönüştü. Güzel bir oyunmuş. Sevgili Handan ve Mavianne de görünce bende katıldım. Aslında instagramda başlamış bir meydan okumaymış. Arkadaşlar bloglara da taşımışlar.İyi de yapmışlar. Kitap dizerek  anlamlı cümleler oluşturmak, mim olayının esasını oluşturuyor.

Kolay görünse de uğraştırıyor,
hadi bakalım bu yazıyı okuyanlar sıra sizde?
var mısınız?

niyetimizde yoktun Şampiyon..


Yine ,yeniden, yağmurlu ,gri mi gri bir İstanbul sabahından merhaba.Yağmur çok şiddetli, lodosta üzerine tüy dikiyor. Yılbaşı ertesinden beri süregelen influenza yani domuz gribi vakasını atlatmış görünüyoruz. Günlerdir  karantinaya aldığımız bedenlerimizi, bugün dışarı attık. Sömestre tatilinde gelecek evlatlar için market alışverişiydi amacımız ki evde kaç gündür hiç izlemiyor muşuz gibi sinemada  bulduk kendimizi. Şampiyon filmini herkesler izledi ,biz de eksik kalmayalım ,dedik.En yakın AVM'nin tertemiz salonlarından birinde ilk seans gösterimde Şampiyon'u izledik. Filmin oynadığı salona ,çocukluğumun hayranı olduğu yıldızı ,Türkan Şoray 'ın adı verilmiş. Yanıma kağıt mendil paketimi almıştım.Çantamdan çıkarıp, cebime sotaladım .Malum herkes filmin çok duygusal olduğundan bahsediyor. Beni oyuncular ve film ağlatmadı ama en son gerçek Halis'in konuşma sahnesinde gözlerim dolu dolu oldu. Güzel bir film. Konusunu ve gerçek hayatta, filme konu kişilerin yaşamlarını anlatan video izlemiştim.Başarıların ardında saklanmış, bir kaybetme öyküsü.
Gittiğimiz AVM sinema salonlarında, ilk iki seans film gösterim ücretleri 9.-TL.
Yaşlandıkça pinti olucam diye korkarım bazen ama, bu yılın önümüzdeki günlerinin zor geçeceği , ayağımızı yorganımıza göre uzatmamız gerektiği söylendiğine göre , dikkatli olmakta fayda var. Yüzde 10 zamlı maaşlarla tabii ki indirimli film seanslarını takip etmekte beis göremiyorum.
Son günlerde sinema salonları ile ilgili bir kriz var.Sinemacılıktaki tekelleşmeye karşı olan bazı yapımcılar, filmlerini vizyona sokmadılar.(ki merakla beklediğim filmler vardı) Konu ,yöneticilerin sinema ve filmlerle ilgili bir yasa hazırlamasına kadar uzadı. Mısır bahanesi oldu baştakiler sinema konusuna da el attı (tabii ki mecburen),gibi görünüyor uzaktan bakınca.
Film çıkışı ,Avm içerisindeki markete gidene kadar biraz yürüdük. Sinema bir uçta, market taaa diğer uçta. Hafta arası fazla kalabalık yok, etraf sakin. Hava soğuk , ıslak sokaklardan kaçan insanlar çoluk çocuk AVM meydanında dolanıyor. Devasa yılbaşı ağacı , pırıltılı süsler henüz yerli yerinde durmakta. Kardan adam maketinin arkasına geçip resim çektirmek için, sıra oluşturmuş çocuklar.En neşeli grup çocuklar zaten.Analar kanepelerde, bir göz çocukta diğeri cep telefonunda oturuşuyorlar. Ellerinde alışveriş torbalarıyla mağaza kapısı önünde bekleyen eş-sevgili profilleri her zamanki yerlerini almışlar.Her mağazanın kapısında var bir- iki.Yaşlısı genci ,içerde giysileri talan etmekle meşgul eşleri öfleye pöfleye bekliyor ,diyeceğim, ama neyseki artık cep telefonları iyi bir oyalayıcı.
Sonunda markete ulaştık.Alışverişi yaptık.Kasada ;
-Poşet ister misiniz?( saklamış çekmeceye)
  diye sordu, kasiyer kız.
-Alışveriş arabasını otoparka götürebilir miyiz?
  diye sorduk, biz.
-Tabi,
  dedi.
-Kalsın o zaman .
  dedik.
Arabamızın bagajında emektar pazar arabamız ve bez poşetlerimiz vardı  nasılsa.
Tıngır mıngır market arabasını iterek doğru  otopark gittik.
Ve,
sileceklerin yetişmekte zorlandığı yağmurla birlikte, evimizin yolunu tuttuk.


Kasım ayı özet akışı,

Nispeten sakin geçen Kasım ayından  2018 yılının son ayına ,bol bol yağmurlar, günlerdir gökyüzünü kaplayan gri bulutlar, sert esen poyrazlı bir hava ile girdik.
🎇oysa Kasım ayı ne kadar güzel,ılıman bir pastırma yazı havası ile başlamıştı.

 Siyasi havadisler, ekonomik krizler  kadar magazin ağırlıklı haberlerle çalkalanan bir Kasım ayı oldu.Kasım ayının ilk günlerinde müthiş bir haber patladı;
🎇Ünlü şarkıcı Sıla uzun zamandır birlikte olduğu oyuncu Ahmet Kural'dan şiddet gördüğü gerekçesiyle yargıya başvurdu, şikayetçi oldu. Mahkeme oyuncuya  uzaklaştırma kararı verdi, çalıştığı banka, reklamlarında artık kendisini oynatmayacağını açıkladı. Ahmet Kural başta kadınlar olmak üzere herkesten özür diledi.Konu her yönüyle gündemde uzun süre yer işgal etti, sosyal medya çalkalandı.

🎆Galatasaray-Fenerbahçe derbisi 2-2 berabere bitti.

🎆*Uganda Büyükelçimiz ve katibinin Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna Yunan Mitolojik tanrılarını andıran  kıyafet ile katılması Kasım ayında gündem oldu. Kıyafeti nedeniyle Bakanlıkça  Ankara'ya çağrıldı.Elçimiz bu kiyafeti 2018 yılının Troya Yılı ilan edilmiş olmasından dolayı giydiğini söyledi.Turizm Bakanlığı 2018 yılını Troya yılı ilan etmişti.Elçimizde bunu hatırlamış Cumhuriyet Bayramı kutlama resepsiyonunda aynı zamanda Troya Yılını da kutlamak istemişti. Demekki.

🎊Ekim ayı enflasyonu  yüzde 25,24 olarak açıklandı.Memur, emekli, işçiler Ocak ayı içinde yüzde yirmilerin üzerinde zam beklentisi içine girdi.Öyle ya Cumhurbaşkanı bile maaşına yüzde 26 zam yapmıştı.Enflasyon onu etkiliyorsa memur ,işçi ve emekliyi haliyle etkileyecekti.Bize de yüzde yirmialtı zam yapılmalıydı(Bakalım merak içindeyim)

🎈ABD İran'a yaptırım uygulamaya başladı.Bu konuda 6 aylık bir zaman dilimi için ,bizimde aralarında olduğumuz 8 ülkeyi muaf tuttu.Sevindik.

🎆Pastırma yazı sayesinde Kasım ayının ilk iki haftası harika havalarla geçti.

🎁Et fiyatlarındaki aşırı artışın , refah seviyemizin çok çok yükselmesinden kaynaklandığı açıklandı.O kadar refaha ermiştik ki ha bre et yemek istiyor, talebi arttırıyor, arzda talep efendiye yetişemiyince, ister istemez et fiyatlarını artıyorduk.!!

🎃Bir açıkoturumda CHP'li milletvekili''Türkçe ezan okunsa ne olur ki'' diye durduk yerde çıkışıp ortalığı karıştırdı. CHP milletvekilini hemen ihraç edilmek üzere disiplin kuruluna sevketti. Konuşacak yeni bir konu bulan siyasetçiler ve haberciler bir kaç gün bunu konuşup,sonra sakinlediler.

💐Gazi Mustafa Kemal Atatürk ,ölüm yıldönümü olan 10 Kasımda milyonlar tarafından yine saygı, minnet ,sevgi ve özlem ile anıldı.

😢Hakkari'de mühimmat deposundaki patlama sonucu şehitlerimiz var.(Makamları cennet olsun)

🎆Yerel seçimler yaklaşırken birbirlerine naz yapan partiler yine barışıp ,koalisyon yeni deyişle ittifak için birbirlerini yoklayıp duruyor. Bu bunla ,şu şunla görüştü haberlerinden geçilmiyor. Belediye başkan adayları yavaş yavaş açıklanıyor. Herkesi ilgilendiren İstanbul, Ankara, İzmir.İstanbul bir muamma sanki.AKP nin adayı belli de CHP nin ne yapacağı belli değil. Ankara'da paylaşılamayan bir Mansur Yavaş ismi var,kimin adayı olacağı belirsiz ama aday olacağı kesin? Koltuk peşinde partilere, bu iller bu ilçelerin sorunları ne olacak?Çözümleriniz ne ,diye avaz avaz bağırasım var yani.

🎇Bir yetkili çıktı''Tersine beyin göçü olsun, yurtdışındaki gençlerimize 24 bin TL maaş vericez, dönsünler'' dedi. Sanki çocukların dışarı gitme nedeni tek paraymış gibi.Tam da iki büyük üniversitenin ,iki profösörünün, sabahın kör karanlığında evlerinden gözaltına alınmasına denk geldi bu açıklama. Profösörler sonra serbest bırakıldı ama çocuklar bu haberi okuyup nasıl dönsündü. Bu yetmez gibi bir üniversite dekanı çıkıp '' Hanımların en iyi yaptığı şey ev hanımlığı, ben seçimlerde hiç bir kadın adaya oy vermem'' demesin mi?!
Heyhat! bu adam dekandı, neyse ki istifa edip, görevinden ayrıldı.

 🎆Ecnebilerin Kara cuma olarak adlandırdıkları indirimli alışveriş günü ülkemizde de efsane cuma, çılgın cuma ,şahane cuma geliyor diye hayırlı cumalara rakip oldu.Bitmez tükenmez reklamlarla ,''Ne cumaymış kardeşim'' dedirtti. Cuma sabahı insanlar AVM'lerin önünde kuyruğa girdi, ne var ne yoksa talan etti.
Memlekette, kalmışsa eğer, son kredisiz borçsuz insan , onlarda böylece tükendi. Borçsuz yaşamak zul geliyordu insanlara artık.

 🍲Soğan fiyatları aylardan beri yüksekti(Bknz:Bununla ilgili yazım) Bunu yeni farkeden yönetim,artık dur demeli bu gidişata dedi. Bu yıl soğan ,hayatında olmadığı kadar gündem olmuştu.Soğan sıtokçularına baskın yapıldı, depolardaki soğanlar ele geçirildi.Halkın ucuz soğan yemesi engellenemezdi. Gariban soğan çiftçisi memlekette böyle olaylara neden olup ,lobicilik faaliyeti kapsamında kaldığı haberlerini duyunca apışık kaldı.

😢 İstanbul'da askeri helikopter  düştü.Sivillere zarar gelmedi,dört kahraman askerimiz şehit oldu(Makamları cennet olsun)

🎆Sıla ve Ahmet Kural'ın olayı ile başlayan Kasım ayı magazin haberleri ayın son günlerinde başka bir sürpriz haberle noktalandı. Acun ve Şeyma aniden 9 yıllık aşklarını tek celsede bitiriverdiler. Hakikaten şaşırtı bir haber oldu. Sosyal medya tam anlamıyla çoştu, enine boyuna çekiştirip durdu konuyu. Sebepler, sonuçlar, aman neler neler.

⛅Bu konular iyi hoştu da en son günlerde Bodrum'u sel alıp, Çınarcık'ta 4.1 deprem olmayaydı. (Allah korkutmasın.Felaketler uzak olsun memleketimizden.)

🎁🎄🎅
Evet Aralık 1.
Yılın son ayı hepimize güzellikler, gülümseten haberler getirsin,
umut,huzur,bereket bol bol olsun.

blog muhasebesi mimi




Blog alemine nasıl girdin? 

Blog alemine küçük kuzenim sayesinde girdim.O yıllarda, yani yıl 2011 yeni emekli olmuşum, öyle o el işi kursu senin, bu altın günü benim ,tv 'de Zahide Yetiş programları, Deryayla geçen saatler ,platese mi gitsem, sahilde yürüsem falan, öyle emekli emekli takılıyordum.Kuzenimde o aralar blog açtı ya da vardı ,hala da başarılı bir blogger kendisi, sevgili Balgözlü Kız onun blogunu takip ederken daldım blog alemine,bende bir blog açmaya karar verdim.İlk açtığım blog deneme gibi olmuştu,Bembeyaz Perde idi ismi ve bir yıl sonra kapattım.Sinema ile ilgiliydi.2012 de Pudra Şekerim isimli bloğumu açtım.Çünkü hem blogları takip etmek hem blog yazısı yazmak, çok keyif aldığım bir alışkanlık haline geldi.

Hangi blog sana ilham oldu?

Kesinlikle Balgözlü Kız .Sevgili Tuğçecim.

Bloga yazdığın ilk yazınla ,son yazın arasında fark var mı?

Olmaz mı:)) Çünkü, şöyle ki ben blogumu önce pasta, börek, yemek tariflemi yazmak niyetiyle oluşturdum.Yemek bloggerlarının ayrı bir birlikteliği ,ayrı bir güzelliği var.En çok o gruptan etkilenmiştim.Yemek yapmayı ve yemeyi seven biri olarak ,tariflerle başladım. Sonraları,zamanla , konu genel yaşam, aile, anlar, anılar ile ilgili yazılara döndü.Arada tariflerimde var tabii.Anne tarifleri:)

Yakın çevrendeki insanlar blogunu biliyor mu?

En yakınımdakiler , eşim çocuklarım, biliyor.Arkadaşlarım blog yazdığımı bilmiyor.
Şimdi böyle yazınca garip geldi.Ama öyle.

Blog yazmak yaşantına ne kattı? Ne çıkardı?

Çok güzel bir hobi edindim.Yazı yazmayı çok sevdiğimi, beni çok rahatlattığını öğrendim.Sadece bloga değil kendimede ufak hikayeler yazmaya başladım,
günlük tutmaya başladım.Fotoğraf çekmeye başladım.
Ne çıkardı dersen; bir sürü boş şeyler çıktı gitti.Sırf bir şeyler yapmış olmuş
olmak için ,'bir çok şey 'yapmaya çalışmıyor, kendi istediğim 'tek bir şeyi' yapmış oluyorum.

Şu anda bu mim yayını ile blogunda kaç yazı ve kaç sayfa görüntülenmen var?

Şu an taslaklarla birlikte 525 yayın görünüyor.Yazıları bazen anında yazıp yayınlarım ,bazen nadasa bırakırım,bazen silerim.
Yıllar içinde ,yayınladıklarımdan da sildiklerim var.
sayfa görüntüleme 290.129

Bu aralar böylece dururken,pek yazasım yokken, bu mim muhasebesi ilaç niyetine iyi geldi bloga.
Güzel bir hafta olsun hepimize.Artık havalarda açtı.
Güneş yüzümüze baksın, mutlu olalım, bol yazıp bol okuyalım.

KADIN DEMEK: (MİM)


severek takip ettiğim bloglardan Cafe tigris de mimlenip ünlendiğimi görünce
davete icabet etmek gerek diye, bu yazıyı hazırlamak istedim.

Mim in  konusu kadınlar , bakayım ilk kim yazmış derken
Mim in kaynağında bir erkek blogger komşuya ulaştım.

Kadınlarla ilgili konular erkeklerin her daim ilgisini çekiyor .
Evet zaman zaman ezilip , insanlar ,(kadın erkek ayırmıyorum), tarafından
hor görülen, ikinci sınıf muameleye hatta  ''yok'' muameleye tabi tutulan kadınlar var.
Ama yine de çoğunluğumuzun çok akıllı, çok güzel, çok merhametli, çok insancıl
çok anaç olduğumuzu kabul etmememiz gerekir diye düşünüyorum..
Bize layık görülen ''aslında siz şöylesiniz''  dayatmalarını değil,
biz ne olmak istiyorsak ''aslında biz buyuz'' demeyi öğrenmeli, öğretmeliyiz.
Bize dayatılan hangi özellik varsa sorgulamadan  kabullenmemeliyiz..
Dünya maalesef acılarla dolu,  öncelikle kendimize acıyıp,
acınacak bir varlık olarak görmekten vazgeçerek başlamalıyız..
Kötü şeyler yaşanıyor, kimsenin de başına gelmeyecek diye
garantisi yok ancak buna yenilmeden ,umutla yaşamalıyız
Sevgimizi çocuklarımıza vermeliyiz,
çok hemde pek çok sevmeliyiz onları ki büyüdüklerinde onlarda
sevgi dolu anne ve babalar olsunlar..
Çok okumalı, çok öğrenmeliyiz ki aklımız gelişsin,
baktığımızda gördüklerimiz çoğalsın..
Çok duyarlı olmalıyız,
evet bizler blog yazıyoruz ama çoğumuz ,kendimi de katarak,
etrafımızda ki en azından yaşadığımız yerin  yörenin,
sorunlarına arada bir de olsa parmak basmalıyız.
Siyaset yapmak tarzında değil, hepimiz bunu yapamayız zaten ama
sokağımızla ilgili bir sorunu, eğitimle ilgili sorunu, sağlıkla ilgili
sorunları dile getirebiliriz..
maalesef yaptığımızı söyleyemeceğim.Oysa kadın blogerlar olarak bayağıda ses
getiririz, belki ufak tefek sorunları çözüveririz ya da yolunu açarız çözerler..
Tıpkı bir reklam kampanyasını   paylaştığımız gibi..
Tıpkı hediye çekilişlerini son hız duyurduğumuz gibi, tıpkı etkinliklere
koşturduğumuz gibi.blogları sadece reklam aracı olarak kullanmaktan
vazgeçersek belki biraz daha emeklerimiz bir işe yaramış olur.
 diyor,
mektubuma burada son verirken, büyüklerin ellerinden, küçüklerin
gözlerinden ....diye
bitiriyorum..

sonuna kadar okuduysanızda
teşekkür ediyorum blog komşularım..

VE YAN TARAFTA GÖRÜLEN TAKİP ETTİĞİM
YAYIN PAYLAŞMIŞ TÜM KOMŞULARIMI MİMLEDİM...
bir çayı hakettik...