ağlasun ,sagalassos


Kartal yuvası gibi tam tepede konumlanmış ,müthiş güzel bir otelde kalıyoruz.
Bu ilçe için umulmadık ölçüde konforlu.Bahçesi güllerle dolu.Kocaman ,siyah, parlak tüylü bir köpekleri var.Her gelen misafiri otel kapısında sessizce karşılıyor, giden misafirlerinde peşlerinden ağır ağır yürüyerek, otobüslerine kadar uğurluyor.Otobüs hareket edince tok sesiyle bir kez havlıyor,sonra başı önde kuyruğunu düşürmüş tekrar oteline geri dönüyor. Bizi de öyle yolculadı. Siyah kocaman köpek bizi evimize dönüyoruz sanmıştı lakin dönmeden önce otelden seyrine doyulmayan o koca Akdağ'ın yamacında, taa yukarılarda kurulu antik kenti görmeye gidecektik.
Sagalassos..
Burdur'un Ağlasun ilçesinde dünyanın en yüksek rakımlı antik tiyatrosu ve
şehir kütüphanesi bulunan Pisisdia'nın başşehri Sagalassos antik şehri.
Sırtını Akdağ'a yaslamış 1600 m.yüksekte kurulu bu antik şehir zamanında
Büyük İskender tarafından fethedilmiş.Pergomon krallığı,Romalılar,
Bizanslılar gelmiş geçmiş bu çok eski yerleşim yerinden.Altın çağı M.Ö.1.yüzyılda yaşadığı düşünülüyor.M.S.6 .yüzyılda depremler ve veba salgını nedeniyle terkedilmiş. Selçuklular dönemine gelindiğinde şehir daha aşağılarda kurulmuş ve yukarıdaki şehir unutulmuş.
Ta ki 1907 yılında gezginler tarafından resimleri çekilinceye kadar. Burada
yapılan kazılar hala devam etmekte. Tabii ki ve ne yazık ki bu kazılar yine
Belçika'da bir üniversite tarafından yapılıyor.Kazıdan çıkan antik eserlerin önemli bir kısmı Burdur Müzesinde sergileniyor.







Antoninler Çeşmesi antik bir çeşme ,kocaman bir meydanın başında yapılmış. Büyük bir firmanın yaptırdığı restorasyonla hala şarıl şarıl sular akıyor çeşmeden, fevkalade güzel..

Medeniyetlerin gelip geçtiği , bu kadar yüksek bir dağa nasıl ,ne şekilde kurulduğu insana şaşkınlık verecek kadar büyük bu antik şehirin manzarası doyumsuz.Tek kelime ile..


evde bir kriz çıktığında?


Mesela bir sabah ,büyük bir şangırtı sesiyle yataktan fırladınız.
Önce aklınıza deprem geldi.Öyle ya İstanbul'da her an olabilecek bir afet. Lambaya baktınız ,ohh!sabit,sallanmıyor.Cam kırılması ya da koca bir aynanın yere saçılmasını andıran gürültülü sesin nereden geldiğini anlamak için evde her yeri dolaştınız. Asayiş berkemal.'Dışardan gelmiş herhalde 'diye ,bir oh çektiniz. Eliniz, aniden uyanmanız dolayısıyla küt küt atan yüreğinizin üzerinde bir süre dolaştı.
Hafif hafif oğdunuz.Mutfağa gidip bir yudum su içtiniz.
Ev ahalisi de uyanmış 'n'oluyo 'diye sersem sepelek dolaşıyor.
Şöyle bir elime yüzüme su serpiyim diye banyoya gittiniz ki ,aman Allahım!!
 o da ne, yerler sıvama kireç, boya ve alçı kaplı .Faltaşı misali açılan koca gözler, tavana yönelince gördünüz ki koskoca tavanın kaplamasının yarısı yerle yeksan olmuş, gri çimento renkli boş bir tavan yukarıda öylece duruyor.
Banyo tavanının yarısı ,tamda küvetin üzerine gelen kısım olduğu gibi düşmüş. Her yer toz duman içinde.Ayaklarınız geri bir iki adım atıp hafifçe ağzınızdan çıkan  ''Aaa tavan çökmüş'' ..iki kelime.
Telaş ve sinir bozukluğu ,farkında olmadan bir sakinliği getirip bünyenize yerleştirmiş.Aman durun basmayın her yere yayılmasın kireç artıkları, derdine girmişsiniz. Tam da titizliğin zamanı. Diğer yandan eşinizin yüzü ağlamakla ağlamamak arası donmuş.
''Az önce tuvaletteydim ya benim kafama dağılsaydı kilolarca tavan'' diye panikleme durumundan ,usta nasıl bulucam sorularına geçmiş bile..
Şükür şükür.Kafanıza çökmedi ya.İçerde olaydınız,aman aman,verilmiş sadakanız varmış.
Sonra garip bir şekilde ev halkı bu manzarayı içine sindirince henüz saat sabahın kör karanlığı olduğundan ,hiç bir şey olmamış gibi gidip yattınız.Tabii ki sağa dön sola dön.Olayın nasıl olduğu ,nasıl yapılacağı fikirleri kafadaki tilkileri döndürüp kovaladıkça,uyku ne mümkün..
Zaten banyo öyle haldeyken uyumaya çalışmak nedir yahu? diye fırladınız.
Çöp torbaları, süpürgeler, çekçeklerle banyonun tabanı temizlendi.Sonra usta
bulma çabaları sabahın ilerleyen saatlerinde.Tabii ki ustalar öyle hemen demez, yarın gelirim abi, hallederiz abi. Bu arada yıllardır banyoları yukardan akan ve sık sık uyarılan komşulara da durumu ahvali gösterdiniz.
Adam inanmadı ,tabureye çıkıp tavanı elledi ıslak mı kuru mu diye. Kardeşim niye düşsün, olmuş işte bir sızıntı.
Velhasıl işte böyle tadilat gerektiren ev sorunları ,nedendi, nasıldı, kimdendi
baya bir krize neden olabiliyor. Panik olmadan, sakin halledebilmek büyük marifet galiba..