Temmuz Akşamları ve Dip Dibe İstanbul.

Kartal'da akşam

 Temmuz ayı geldi. Havalar sıcak tabii ki. Akşam kendimizi dışarı atalım biraz dedik.Aman, ne kalabalıktı sahil, anlatılmaz, görülür.

Ben genelde gündüz dışarda olmayı seviyorum, gece insanı değilim. Ama sıcaklar bastırıp TV'de diziler de bitince, akşamları dışarı çıkıp yürüyüş yapmak iyi olur gibi geldi. Ne var ki sadece sahil bandı değil tüm kafe ve restoranlar tıklım tıklımdı.

 Yine İstanbul'un ne kadar kalabalıklaştığı üzerine konuşa konuşa her zamanki çay bahçemize gidip oturduk. Burası nispeten sakindi, boş masa vardı en azından. İnsanlar artık çayını termosa koyuyor, alıyor rejisör koltuğunu da atıyor kendini çimlere. Ya da işte ne içecekse, onu ve eşlikçilerini alıyor çevre marketlerden yine sahil kenarına konuşlanıyor. 

Ben çocukluğumdan beri sevmem piknik ya da çimde çimende oturma işini. Biraz konforuma düşkünümdür. Çay bahçesinde oturur, çayımı kahvemi içer kalkarım. Öyle uzun uzadıya oturamam piknikteyim diye. Bunlar keyfe keder şeyler tabi Ahali için seçenek çok, isteyen istediği gibi yapsın. Ama artık çok kalabalık ya hu! Dip dibe.

Ben mesela restoranlarda yan masa ile neredeyse mecburen biraraya gelmişsiniz gibi oturtulan düzenleri de sevmiyorum. Yanındaki ne konuşsa senin masanda ,sen ne konuşsan onun masasında. Duyulmaması mümkün değil. Ama artık çok kalabalık ya hu!. Mecbur tıkıştırıyorlar, adına da yeni konsept diyorlar.Herkes memnun ayrılıyor.  

Neyse ki akşam bile manzara çok güzel. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder