ANA
Amerikalı kadın yazar Pearl S.Buck(1892-1973) Amerikan edebiyatında uluslararası ödül kazanmış ilk kadın yazardır.Pulıtzer ödülünden başka 1938 yılında Nobel Edebiyat ödülünü alan ilk Amerikalı kadın yazar olmuştur.
Amerikalı olmasına karşın, eserlerinde devrim öncesi Çin ve Çin yaşamını anlatmıştır. Bunda misyoner olan anne ve babasıyla uzun yıllar Çin'de yaşaması etkin olmuştur.Hayranlığı öylesinedir ki Çin le ilgili olmayan eserlerini, takma bir isimle (John Sedges) yayınlamıştır.
Pearl S.Buck'un ANA isimli romanında Çin'de yaşayan bir ana ve onun hayatından bahsedilmektedir. Kitapta hiçbir karakterin ismi yoktur. Ana, kocanine, erkek, oğul ,gelin nitelendirmeleriyle anlatılan karakterlerin hayatı bir baştan bir başa anlatılmıştır. Ana, iki oğlu, bir kızı kaynanası, kocası ile fakir bir köyde yaşamaktadır.Hayat onun için doğurmak, çocuk büyütmek,kocanineye bakmak ve tarlada çalışmaktan ibarettir.Lakin kocası içine sıkıştıkları bu hayattan hiç memnun değildir. Bir gün anayı çocukları ve kendi anasını terkedip gider. Ana kocasının gittiğini önceleri ,çocukları ve köy ahalisinden saklar.Dönecek diye umutludur, etrafındakilere yalanlar uydurmaya kocası dönene kadar vakit kazanmaya çalışır. Lakin yıllar birer birer geçerken, ananın hayatı tamamen bir bekleyiş ve etrafına uydurduğu yeni yalanlarla dolmuştur. Çocuklar büyür, evlenecek yaşa gelir ana hep bekler ta ki ,kaygı duyup kederlenecek, umut edip mutlu olacak, hiç bir şeyi kalmayana değin.
Çeviri; Nihal Yeğinobalı
Giyim konusunda dayatmalar..
Bizim Şehriye teyzemiz geçenlerde bir arkadaşıyla komşusunun, ev mevlüduna gitmiş. Arkadaşı genç geliniyle birlikte gelmiş mevlüde. Kızcağız yeni gelin şık şıkırdam giyinmiş, takmış takıştırmış. Neyse hoca efendi gelmiş dua başlayacak.Ortam baya kalabalık. Herkes başını tülbenti ile örtmüş;
- Bizimkinin gelini de şifon ,uçuk pembe iğne oyalı bir tülbent örttü başına ki tiril tiril çok güzel bir örtü. Elbisesi de uzun kollu malum havalar soğuk, şöyle (eliylede dizin altını işaret ederek) şuralarda.Derlenmiş toplanmış, hanım hanım oturuyor, bekliyor dua başlasın, diye anlatıyor Şehriye teyze.
- Baktım benim arkadaş huzursuzlanıyor, kıpır kıpır kıpırdanıyor.Kıza karşıdan kaş göz yapmaya başladı. O da anlamıyor zavallı.Bende anlamadım ''n'oldu ayol', dedim, dürttüm.Fısır fısır 'Anacım bacaklarını örtüversin birşeyle' demez mi.
'A kardeşim nesi var oturmuş işte güzel güzel', dedim .sinirlerim zıpladı.
'yok dedi dua okunacak , örtüversin ',dedi ne etti etti ev sahibiyle bir şal göndertip dizlerine koydurdu.
- O gelinin yerinde ben olacaktım ki ,neyseee..diye diye Şehriye teyze bu konuyu evirdi çevirdi durdu..
..
Böyle bir olay ,bir kadın toplantısında olmuş olabilir, farazi de olabilir. Belki şahit oldunuz, ya da olmadınız. Sizin dikkatinizi bu gibi bir şey değil de bambaşka bir şey de çekebilir.
Benim bu konuyu açmamdaki neden , geçenlerde bir tv programına denk gelmem.
Dört gelin yemek yapıyor, dört kaynana puan veriyor. İzleyicisi çok bir program. Biliyorsunuzdur.Programın sonuydu.Gelinler ve kaynanalar karşılıklı taburelere oturtulmuş günün kritiğini yapıyorlar. Gelinlerin dördü de başörtüsüz.Şık kıyafetler giymişler baktım üçünün dizlerinde siyah örtüler var.Dördüncünün elbisesi uzun, onda örtü yok. Şaşırdım, ertesi gün aynı programa tekrar baktım , bir günlük bir şey mi diye, hayır, yine kızlarda siyah örtüler var. Yarışmanın sonucu açıklanırken ayağa kalkıyorlar ve örtüleri tezgaha bırakıyorlar.
Bu şimdi nedir? Karşılarında kayınvalideleri/anneleri var. Bacakları görünse
ne olur? Ekranda görünmesin diyorsanız ,tamam,kamera sizde , çekmezsiniz.Hiç olmadı 'kısa etek yayın ilkelerinize aykırı' dersiniz, banko arkasına alırsınız gelinleri ki pek çok programda yarışmacılar hep bankoların arkasında görüntülenirler. Ya da kıyafet şartı koyarsınız etekler ayak bileği hizasında olacak ki oturunca dizler görünmesin, hatta mümkünse bol pantolon giyin, falan dersiniz.
Kayınvalidelerin rengarenk, incili, taşlı, çikolata kağıdı gibi parlak örtüleri,makyajları ,boyalı kaşları ,abartılı saçları göze batmayacak, ama şık kıyafetli genç gelinlerin dizlerinin görünmesi sorun olacak öyle mi?
Genelde kadın giyimi konusunda ,(moda dışında), bazı zorlamalar olduğu aşikardır.
Kadınlar, bunun gibi şahsi ya da toplumsal olarak pek çok etkileşime maruz kalıyorlar. Bazen bu etkileşimleri toplumsal ,kültürel,geleneksel baskılar sonucu birbirimize yapıyoruz , bazen de her türlü medya vasıtasıyla kadınlar çeşitli dayatmalara maruz kalıyor. Ne yazık ki çoğumuz sorgulamadan boyun eğip kabullenmeyi seçiyoruz,tıpkı bizim mevlütteki gelin misali, tıpkı yarışmada kısa eteklerini önlükleriyle örten yarışmacılar gibi.
Doğrusu eğlence dünyasının ünlü şarkıcısının sunduğu programda , bu yapılan bana baya da ekran vasıtasıyla yapılmaya çalışılan ,araya sıkıştırılıvermiş, ufak ufak bir giyim kuşam dayatması olarak göründü.
Sizce gereksiz bir yadırgama mı?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


