İnstagramda bakınınca,gördüm ki iki trend var;
1-Herkes ekmek yapıyor.(geçici iş)
Yapsın tabi.
Bende bu ekmek işine girmedim sanmayın ,hatta geçen yazdı. Sırf ekmek hamuru yoğurabileyim diye/kollarım yoğurma işine gelemiyor/ mutfak şefide diyebileceğim ,stand mikser bile aldım.Kendisinden , çok memnunum.
Harika hamur işleri yapıyor,hatta köfte bile yoğuruyor.
İlk aldığım günlerde değişik unlarla çeşitli ekmekler denedim. Sonra devamı tabii ki gelmedi.Fırınımızın ekmeklerine devam.
İnstagram paylaşımlarında ikinci trend ,herkes;
2-Temizlik yapıyor ki(daimi işimiz,nankör işimiz, yap yap bitmeyen işimiz)
Bense, kaplan besliyorum evde.
Baksanıza ne kadar güzel bir şey yapmışlar:))
Kedi, köpek falan değil, en üst level ile başlayayım dedim,
Dizilerde bitince adını o kadar çok duyduğum Games of Thrones a başlayalım dedik eşimle. İlk başı çok vahşi gelse de,çoğu fantastik diziye göre , daha seyredilebilir ve sürükleyici bir konusu varmış.Hadi eşim seyreder de bu tip dizileri, ben bile ilk 3 bölümünü merakla ,bi solukta izleyebildim.
Vakit başka türlü geçmiyor.
Ama Mart geçti,Nisan bile geldi.
Bu günlerde geçecek elbet.
Havaya bakarsan sanki aralık mı desem ,ocak mı desem.
Gri,puslu,yağışlı,soğuk.
İş yapasım zaten yok.
Durasım var, boş boş şeylerle vakit geçiresim var..
herşey bize kaldı..
Sabah erken kavramımız değişti.09.30 gibi erken bir saatte Migros'dan siparişler geldi. Genelde 3-4 gün gibi bir bekleme süresi oluyor,bir de istediğiniz bazı ürünler,markasına bağlı olarak, olmayabiliyor. Yine de gayet saatinde,ve düzgün paketlenmiş halde gelmesi hoşuma gitti. Dışarı çıkmamıza gerek kalmıyor. Ekmek ve ufak tefek siparişler için sitenin görevlisi harıl harıl çalışıyor.Fırın ekmekleri pakete koymaya başladı. Sucular siparişleri bekletmeden getiriyor. Elleri eldivenli , kalın maskeli herkese yetişmeye çalışıyorlar.
Bu zor zamanlarda çalışanların hepsine müteşekkiriz. İki haftayı geçti tam izolasyondayız. Umarım işe yarar.
Çünkü biliyorsunuz, herkes kendi kendinin kısıtlayıcısı oldu. Mecbur.
Dün Tv'lere çıkan CB. yine çok sevdiği kredi mevzusundan girdi, bağış kampanyasından çıktı. Kolonya ve maske dağıtacaklardı sahi o ne oldu?
Gelen var mı acaba?
Yardımlaşma iyidir.
Güven sorunu yaşamıyorsanız.
En ufak bir 'bu paralar doğru yerlere gider mi?' sorusunun kırıntısı geliyorsa aklımıza ,işte o zaman sorun var demektir ki bu da devletin taşın altına elini sokacağı olay değilse, ne zaman olacaktır? Hep mi halktan,hep mi bağış,hep mi hesap numarası. Zengin olanlar kendi aralarında duyursunlar, yapsınlar yardımlarını, bağışlarını.
Maaşlı vatandaş şu an ,sağ kalırsak, üç beş ay sonrasının derdine düşmüşüz
zaten.
Kredisi, faturası,okul taksidi,yurt parası, kirası,kaybedilen/kaybedilecek/bulunması zorlaşacak/ işlerin ,ödenecek vergilerin sıkıntısı sade vatandaşa çoktan kabus olmuş zaten.
Uzatmayayım,yardımı yapan ,elini cebine atan/atması gereken herkesin yardımlarının ,yaralara gerçekten derman olacak yerlere gitmesini diliyorum.
Sık sık havalandırdığım salonun camından ,işlek caddenin trafiğinin sesi geliyor.
Tabii ki eskisi kadar değil. Trafik az olunca araç hızları da arttı.Otobüsler, minibüsler ,özel araçlar bir yerlere gidiyor yine. Umarım sadece işe gidenler dışardadır. Havalar ısınınca da bu hassasiyete dikkat edilir. Paldır küldür sahillere koşmayız yine ,inşallah.
Hadi bu gün bu kadar olsun..
Biraz da blogları okuyayım.
Ne var ne yok bakalım,malum pek hareketli bu aralar ortalık.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

