SABAH MASALI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SABAH MASALI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gelin ey dostlar,
''Tertemiz şeylerden sözedeyim
İlk sevdalarımdan,ilk dostlarımdan.
Ne toprağın kokulu çiçekleri,
Ne yıldızlar
Ne vahşi gönüllü ,vahşi ruhlu insanlar;
Hiç, hiçbirşey kalmıyor ebedi olarak,''
''Çimenler üstüne oturmak
Dostlarla bir şey okumak
Dolaşmak yıldızların altında
Gelecekten konuşmak..
Gelin ey dostlarım,
Temiz, tertemiz şeylerden sözedelim.''
Ho Chih-Fang,
bu güzel satırları paylaşmadan edemedim,
güzel şeyler işiteceğimiz günler olsun..
İlk sevdalarımdan,ilk dostlarımdan.
Ne toprağın kokulu çiçekleri,
Ne yıldızlar
Ne vahşi gönüllü ,vahşi ruhlu insanlar;
Hiç, hiçbirşey kalmıyor ebedi olarak,''
''Çimenler üstüne oturmak
Dostlarla bir şey okumak
Dolaşmak yıldızların altında
Gelecekten konuşmak..
Gelin ey dostlarım,
Temiz, tertemiz şeylerden sözedelim.''
Ho Chih-Fang,
bu güzel satırları paylaşmadan edemedim,
güzel şeyler işiteceğimiz günler olsun..
bir acı kahve..
bir tatlı kaşığı kahveyi, bakır rengi küçük cezveye koyup,
üzerine de bir kahve fincanı tatlı su ilave etti. Ocağın en küçük gözünü
kutusundan aldığı kibriti çakarak yaktı. Hızla alev alan ocağı kısığa getirip,
cezveyi üzerine koydu.Kaşığı daldırıp usul usul karıştırdı bir müddet
sonra durup köpürmesini bekledi ..
Kahverengi karışım için için kaynayıp, kahvenin en hoş rengi
ile köpürmeye başlayınca , ocaktan aldığı cezveden güllü fincanına kahvesini
doldurdu..
Bir elinde su bardağı, bir elinde kahve fincanı ,
kuruldu balkondaki sandalyesine,
verdi yüzünü güneşe;
20 Mart meğerse Birleşmiş Milletler tarafından ''Dünya Mutluluk Günü'' ilan edilmiş.
bunu duyunca kutlamak için
acı kahvesinden bir kocaman yudum aldı höpürdeterek...
buzzz gibi...
Hava soğuk mu soğuk, bu kış, haftasonu meteorolojinin tahmini tutarsa,
İstanbul'a üçüncü kez kar yağmış olacak ki bu her sene olan bir şey değil. Genelde,
yağmur, soğuk sis pus idare ediyoruz kış aylarında. Bu kış karla hasretimiz son buldu.
Martılarım bile pustu, , sesleri kesildi, kanatlarını kapatıp oturuşuyolar,
bizim ev hallerimiz gibi..
Ayşe Kulin 'de tam bu gri güneşin kaçıp gittiği havalarda geçen bir kitap yazmış,
bende bu yılın ilk kitabı onu okumaya başladım ama sarmadı işin açıkçası.
Daha çok başındayım, umarım ilerleyen sayfalarda beni yakalar...
Her gün şehit, cinayet, kaza bela haberi eksik olmayan yurdumdan dünde,
Türkiye'nin köklü denilen ailelerinden Koç ailesinin oğlu Mustafa Koç'un vefat
haberini öğrendik, bazı insanları tanımasanız da, hiç alakanız olmayan hayatlarınız
olsa da bir üzüntü duyuyorsunuz, bu haber de öyleydi, sanırım iyi de bir insanmış,
çalışkan, insancıl, ardından herkes iyi konuştu, Allah rahmet eylesin..
hayat böyle,
bir varmış
bir yokmuş.
Umarım arkamızdan söylenecek iyi şeyler bırakırız...
Sabah Masalı( nostaljik pazartesi)
Yılbaşına sayılı günler kala bir nostaljik pazartesi sabahından günaydın, bu hafta ufak
tefek hediyeler almalıyım. Hediye seçimi konusunda zorlanan biriyim, aklımda bir şey
yoksa mağazaları dolaşıp ,bana alsalar güzel olurdu, dediğim şeylerden seçmeye çalışırım.
Sanırım herkesin herşeye ulaşabilme olanağı olduğundan hediyelerin eskisi kadar cazibesi
kaldı mı , bilemiyorum. Düşünsenize hediye alıyorsunuz,
hemen içine ''değiştirme kartı'' koyuyorlar. Hani kıyafet falan olunca
eskiden siz talep ederdiniz acaba değiştirilebilir mi olmazsa diye,
şimdi kalem alsanız değiştirme kartı sokuşturuyorlar pakete. Zaten çoğu mağaza kasasında
değiştirme kartı ile gelmiş bir sürü insanla da karşılaşıyoruz. Manasız geliyor bu nedenle,
ben aldım ama sen git değiştir işte beğenmediysen gibi bir tavır
bana hem hediye veren hem de hediye alan açısından ,
olayın baştansavma bir hal olmasına neden olmuş gibi hissettiriyor.
Uzun girizgahtan sonra ,gelelim nostaljik pazartesi yazısına;
çocuklarımın henüz lisede olduğu ,ergenlikle boğuştuğum yılları,bir 29 Ekim.
ve yazının altında şu an bazıları bloğunu kapatıp gitmiş komşularımın yorumları;
''
29.10.2012
Dün gece Cumhuriyet Bayramımızı Bağdat Caddesinde binlerle beraber çoşkuyla bir kez daha kutladık.
Çok kalabalıktı çoook.Çoluk çocuk,yaşlı genç,okullar,dernekler cadde halkı doluydu.
Yorulduğumuzu anlamadık.
Ancak gece ;sabaha kadar ,yağmurlu lodoslu, uğul uğul öten ,panjurları birbirine geçiren bir son yaptı.
Sabah ise gri dalgalar,dokunuverecekmişsin gibi yaklaşan adalar tam bir Lodos sabahı...
Bende;
*Tost ekmeklerinin iki yüzlerine tereyağ sürdüm,
*Üzerlerine birer dilim salam,
*Beyazları tavada hafif pişirilmiş yumurtayı bir spatula yardımıyla üzerine koyup,sarısıda kızgın fırında pişene kadar tutarak hazırladığım ''Fırında Salamlı Yumurta''
yanında demli bir çayla güne başlamak istedim.
tefek hediyeler almalıyım. Hediye seçimi konusunda zorlanan biriyim, aklımda bir şey
yoksa mağazaları dolaşıp ,bana alsalar güzel olurdu, dediğim şeylerden seçmeye çalışırım.
Sanırım herkesin herşeye ulaşabilme olanağı olduğundan hediyelerin eskisi kadar cazibesi
kaldı mı , bilemiyorum. Düşünsenize hediye alıyorsunuz,
hemen içine ''değiştirme kartı'' koyuyorlar. Hani kıyafet falan olunca
eskiden siz talep ederdiniz acaba değiştirilebilir mi olmazsa diye,
şimdi kalem alsanız değiştirme kartı sokuşturuyorlar pakete. Zaten çoğu mağaza kasasında
değiştirme kartı ile gelmiş bir sürü insanla da karşılaşıyoruz. Manasız geliyor bu nedenle,
ben aldım ama sen git değiştir işte beğenmediysen gibi bir tavır
bana hem hediye veren hem de hediye alan açısından ,
olayın baştansavma bir hal olmasına neden olmuş gibi hissettiriyor.
çocuklarımın henüz lisede olduğu ,ergenlikle boğuştuğum yılları,bir 29 Ekim.
ve yazının altında şu an bazıları bloğunu kapatıp gitmiş komşularımın yorumları;
''
29.10.2012
Dün gece Cumhuriyet Bayramımızı Bağdat Caddesinde binlerle beraber çoşkuyla bir kez daha kutladık.
Çok kalabalıktı çoook.Çoluk çocuk,yaşlı genç,okullar,dernekler cadde halkı doluydu.
Yorulduğumuzu anlamadık.
Ancak gece ;sabaha kadar ,yağmurlu lodoslu, uğul uğul öten ,panjurları birbirine geçiren bir son yaptı.
Sabah ise gri dalgalar,dokunuverecekmişsin gibi yaklaşan adalar tam bir Lodos sabahı...
Bende;
*Tost ekmeklerinin iki yüzlerine tereyağ sürdüm,
*Üzerlerine birer dilim salam,
*Beyazları tavada hafif pişirilmiş yumurtayı bir spatula yardımıyla üzerine koyup,sarısıda kızgın fırında pişene kadar tutarak hazırladığım ''Fırında Salamlı Yumurta''
yanında demli bir çayla güne başlamak istedim.
Çocuklar okulun yolunu tuttu. Bugün annemlerde yazlıktan kesin dönüş yapıyor, kısmetse,yolları açık olsun..Ayvalık'ı da seller götürmüş dün gece ,gökgürültülü ve sağanak varmış..Cumhuriyet yürüyüşünü arabalarla konvoy halinde yapmışlar. Akşam yemekte bendeler,
onun için benim mutfak işim var bugün.
Sabah muhabbeti bu kadar olsun ,herkese güzel bir gün dilerim.
''
ben de..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





