Ekim ayı gezisi; Kıbrıs 1

 Kıbrıs ,uzun zamandır gezip görmek istediğim yerlerden biriydi. Geçen mayısa planlıyordum olmadı. Neyse ki sonbaharda da bir Kıbrıs Kültür Turu açıldı, hemen kaydolduk. Ekim Kıbrıs'ı gezmek için güzel aylardan biri. Gerçi gittiğimiz gün öğleden sonra Girne 'de bardaktan boşalırcasına yağmura yakalandık ama olsun yaz yağmuru gibi geldi geçti. Dört günlük Kıbrıs tatili de öyle yaz yağmuru gibi güzel anılar bırakarak geçti. Tabii duygusal da bir gezi oldu. Kıbrıs Barış harekatı ve öncesinde olan olaylar, şehitlikler can yakıcı, üzücü vakalar dinleyip yerinde görülünce daha da etkileyici oluyor. Unutulmaması gereken olaylar yaşanmış.


Uçağımız sabah 8 de havalandı.  Gayet sıkıntısız çabucak bir saat on dakika gibi bir sürede indik. Grubumuzu karşılayan yerel rehberler bizleri otobüslerimize aldı ve Kıbrıs gezimiz başladı. Kalabalık bir tur olmasına rağmen hiç bir aksi durum ve sıkışıklık yaşanmadı.  Hava şahane tatlı bir yaz günü gibi. Yeni Ercan Havalimanı henüz tam bitmemiş ama güzel bir havalimanı, karışık değil. Ercan Havalimanı ismini Hava Pilot Binbaşı Fehmi Ercan'dan almış. 20 Temmuz 1974 gecesi komuta yeri olarak seçilen bir evin kapısında atılan bir top mermisi ile şehit olmuş Binbaşı Pilot Fehmi Ercan. 

Halen Barış ve Özgürlük Müzesi olarak kullanılan eve de daha sonra götürdüler bizi. Tabelanın altındaki oyuk atılan top mermisinin izi. Havaalanı yakınlardaki yerleşim yeri de Pilot Fehmi Ercan'ın doğum yeri olan Balıkesir olarak isimlendirilmiş. Yerleşim yerlerinde böyle çok tanıdık şehir ismi var. Yerlerin üç ismi var; Rumca, Türkçe ve yeni isimleri. Bu arada Kıbrıs'ta kaç il vardır diye sordu rehberimiz. Farklı cevaplar alınca ;

-Kıbrıs'ta il yoktur sadece altı tane ilçe vardır ; Lefkoşe (Türk ve Rum kesimlerinin Başşehiri)  GaziMağusa, Girne, Güzelyurt, Lefke ve İskele ilçeleri.diye de açıkladı. 

Havalimanından çıkıp geniş Mesarya ovasının önünde uzanan Beşparmak Dağlarını aşıp Girne'ye ulaştık. Yemyeşil güzel bir sahil Girne sahili, özellikle son yıllarda gelişme göstermiş.Mesarya ovasının kuraklığından sonra yemyeşil her yer. Adanın bu kesimi çok yeşilmiş lakin meydana gelen yangınlar biraz çoraklaştırmış bazı kesimleri. Önce Barış ve Özgürlük Müzesini ziyaret ettik ne yazık ki kapalı idi. 


Sonrasında hemen yakınındaki Karaoğlanoğlu Şehitliğini ziyaret ettik. 50.Piyade Alay Komutanı olarak Kıbrıs Barış harekatına katılan Albay İbrahim Karaoğlanoğlu 20 temmuz 1974 gecesi burada bulunan evde atılan bir top mermisi ile Hava Pilot Binbaşı Fehmi Ercan ile birlikte şehit olmuş . Buraya yakın bir yerde Karaoğlanoğlu şehitliğini de ziyaret edip dualarımızı ettik. 


1974 yılındaki harekatta Rumların kullandığı askeri araçlar ve silahların sergilendiği Açık hava Müzesini dolaşıp buradaki ziyaretlerimizi sonlandırdık. Sonraki durağımız halen halk plajı olarak kullanılan ilk çıkartmanın yapıldığı Yavuz Çıkartma Plajı ve Özgürlük Anıtı oldu.İlk askeri çıkartma bu küçük plajdan yapılmış ki çıkartmanın buradan yapılacağı  hiç beklenmiyormuş.



Sonraki durağımız Girne'idi. Şansımıza aşırı yağan yağmura yakalandık, neyse ki çabuk geçti. Girne kalesini gezdik. Şansızlığımız Girne Yat Limanının /hani o hep Girne denilince aklımıza gelen yat limanı manzarasının,/ restorasyona girmesi nedeniyle kapalı olması ve bizim sadece uzaktan bakmamız oldu. 

Girne çok güzel , yeşil, düzgün bir şehir. Bizanslılar tarafından 7. yüzyılda inşasına başlanan, çeşitli dönemlerden geçip bugünkü halini Osmanlı zamanında alan  Girne Kalesini gezdik. İçerisi bildiğiniz küçük bir şehir gibi. 


Girne'deki dinlenme sonrası Beşparmak dağlarının eteklerindeki bugünkü adı Beylerbeyi olan BellaPais ve 12. Yüzyılda Roma döneminde inşa edilen ve Gotik mimarinin en güzel örneklerinden olan pek çok kısmı büyük depremlerle yıkılsa da hala ayakta kalan BellaPais manastırı oldu. Hem konum itibari ile tüm Girne sahilini tepeden görüyor hem de mimarisi ile gerçekten etkileyici bir görüntü sunuyordu tarihi manastır. Bahçesindeki dört adet selvi manastır inşaasında dikilmiş, devasa büyüklükte erkek selviler. Bu arada selvi ağaçlarının da dişi ve erkek selvi olduğunu öğrendim, dağınık büyüyenler dişi ağaçmış. Manastrırın etrafında küçük lokantalar ,cafeler var. Yemek yiyip, bir şeyler içebilirsiniz. Tabi  Kıbrıs'ın çayı güzeldir. Güzel bakımlı, tursitik bir kasaba Bella Pais /Beylerbeyi. Çok güzel bahçeli villalar yapılmış. Görülesi bir yer.


Üst kat Osmanlı'dan sonra kadınlar için ayrılmış, camilerdeki usulu getirmişler.


 Beylerbeyi gezimizden sonra otobüslerimize binip  otelimize doğru yola çıktık, ilk günün yorgunluğunu dinlenerek ve hatta denize girerek giderdik:) Ekim ayında deniz suyu o kadar ılık ve sakindi ki inanılmazdı. 

....devamı var..

6 yorum:

  1. Yıllar önce Nisan'da üç günlüğüne kızımla gitmiştik. Girne'de biraz dolaşmıştık, onun dışında deniz güneş keyfi yapmıştık. Tekrar gidip ayrıntılı gezmeli. :)

    YanıtlaSil
  2. 50 yıla yakın kapalı kalan Maraş şehrini görebildiniz mi çok merak ediyorum, çok yakınlarda açıldı, Çernobil gibi zamanda seyahat hissi verdiğini söylüyorlar.. Ama belki henüz toplu turizme açılmamıştır, bakalım göreceğiz ilerleyen yazılarda :)

    YanıtlaSil
  3. Kasım ayında Girne'ye gitmiştik, gitmeden oteldekilere sorduk, deniz nasıl diye, soğudu tabi ama girenler var dediler, bir gittik, soğumuş olanı oysa yazın hamamı giriyorlardı diye düşündük, sıcacıktı su :)

    Ne güzel bir gezi olmuş.

    YanıtlaSil
  4. En güzel zamanda gitmişsiniz Kıbrıs'a, yazın o sıcağında dolaşmak çok zor olurdu eminim. keyfiniz bol olsun.

    YanıtlaSil
  5. kültür turu deyince aklıma yemek, kafeler, kitapçılar, konserler filan geliyoo :)

    YanıtlaSil
  6. Hep gidip görmek istiyorum ama henüz kısmet olmadı...

    YanıtlaSil