HEYBELİ ADA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HEYBELİ ADA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

kısa bir ada mola..


İstanbul'da mı hayat zorlaştı, yoksa genel mi bu durum, bilemiyorum. Seyrettiklerimizden, okuduklarımızdan, gördüklerimizden mi? Halbuki şu günler, mayıs ayının ortaları buraların en güzel havalarını yaşatır genellikle. Yumuşacık ,huzur kokan , ılık hava evlerin içinin soğuğundan iyidir. Tüm kışın havasını içine sindirmiş duvarlar henüz ısınmasa da dışardaki yumuşacık hava ile ciğerleriniz bayram eder adeta. Ağaçlardaki yapraklar en canlı, en taze yeşili ile süslenmiştir. Hava ve doğa şahanedir okuyucu. Ama ruhu karartmak için sebep öyle çok ki bu güzellikleri görmeden geçip gidiyor gibiyiz. Her şeyi normalleştirmeye alışmış bir vatandaş modeli olup çıktık. Resimde örneği görülen ada vapuru/şimdilerde çoğunluk ada motoru/  32.- TL olmuş vatandaş. 15 dakikalık yol 32.- TL. Varsa İstanbulkartın bir tık daha ucuz. Adada biraz gezelim, sadece güzelliklerini görelim derseniz o eski faytonların yerine konulmuş içi daracık 6 kişinin tıkıştığı ve üstelik ada turu yaparken etrafınızı ancak ufacık camdan görmeye'' çalıştığınız'' minibüsümsü araçlar bile 26.-TL olmuş. Tek değişik yanı kadın şoförlere emanet edilmiş olmaları. Üstelik üniformaları ada hayatına göre çok resmi kalmış ama belki yazın daha rahat kıyafetlerle çalışıyorlardır. 
Ah! adalar ,güzel adalar, İstanbul'da bir vaha, adalar başka bir dünya, adalar İstanbul'da doğanın tek tük saklı kaldığı nadir yerlerden. Daha güzel , daha bakımlı ,daha temiz tutulabilir oysa. 
Yine de iyi ki var..  


oradan nasıl görünüyor peki???

 Karşı taraftan bakınca bizim için böyle bir çerçeve içinde bir tablo misali uzanıyor Adalar..
Adına şarkılar yazmışız  ''Ada Sahillerinde'' diye  ''Biz her gece Heybeli'de'' diye,
''Adalardan bir yar gelir bizlere'' diye...

Issız sessiz sakin sokaklarını fotoğraflamıştım geçtiğimiz baharın son güzel ayında,
ne kadar da huzur dolu idi.

Beli bükülmüş bir ihtiyar gibi köşe başını tutmuş ,tarih kokan kimbilir ne hayatlar , ne aşklar, ne acılar ne sıradanlıklar ya da olağanüstülükler yaşanan bu ahşap ev gibi ne evlerle dolu sokakları.

 
Sadece sakinliği mi? Eğlencesi, plajları, denizi güneşi sanki Marmara'da bambaşka bir kapı
açılmışda siz içine düşmüşsünüz gibi hissettiren yer Adalar..
Bize karşıdan böyle bir güzellik şöleni sunan Adalar bizi nasıl görüyor derseniz;
Tamda böyle taş bir yığın halinde uzanan kocaman bir ''gökdelenli köy''...
Neyse ki mavi deniz mavi gökyüzü bu griliğe bir renk bir güzellik katabiliyor..
Belki bir kaç yıl sonra şu ilerde boş görülen tepeler de betonlarla dolu olacak...