ekmekfiyatları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekmekfiyatları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

zamlardan bir demet..

 

Dün temizlik günüydü, bu gün temiz camlara yağmur yağma günü. 

Temizliğe yardıma gelen hanımlar zam yapmış, haklılar, bir de yardımcı bulmak öyle zor ki. İtiraz şansı yok,biz de yaptık olağan zammı doğal olarak.

Fırıncı ekmeğe zam yapmış 5 TL olan beyaz ekmek 6 TL olmuş, aması var; gramajı da 200 gr dan 240 gr.a çıkmış. Yani meğer daha önceleri ekmeğin gramajını kısıp bir de üzerine fiyatını artırıyorlarmış. Gururla gösterdi ;'' Bak abla şu rafa eskiden 5 sıra ekmek diziyorduk, şimdi 4 sıra ancak oluyor, büyüdü ekmekler''.

Annemle konuşuyoruz telefonda, babam her zaman süt aldıkları yerden süt almış.  Mandıra tarzı bir dükkan süt aldıkları yer . Hazır yoğurtlar dokunuyor diye, kendisi evde mayalıyor yoğurdunu. '' Ah kızım 3 lt. süt 80 TL olmuş Sütçü 'de'' diye dertlendi. Yani ..

Artık her gün,' bugün neyi zamlı göreceğiz 'diye merak eder oldum, ağzımdan yel alsa keşke ama bu gün yarın sucudan da zam bekliyorum .

Sanırım her yaştaki insanı şaşırtan fiyatlar gördüğümüz bir dönemden geçiyoruz, geçiriyoruzdur ve geçip gideriz umarım..


Ekmek ...

 

Hayat zorlaştı sevgili okur. Üstelik çok pahalı. Yürüyüş yaparken cadde üstündeki çok işlevli  fırının, siyah camlı pencerelerle çevrili kafe kısmını geçip,  pasta mamülleri vitrininin yan köşesine dizilmiş bol susamlı, yumurtalı pidelerden alalım dedim;

-Tekli mi olsun abla?

-Evet, bir de tam buğday ekmeği.

-Keseyim mi abla?

-Kes /kardeş/ kes bakalım.

Zor çalışan ekmek kesme makinasının başında bekleyip ekmekleri kesti;

-Pidenin yanına olur mu abla? 

-Olur.

Fırının markası yazılı ,iki tarafı açık ince kesekağıdının içindeki pidenin yanına kesilmiş ekmekleri koydu, hepsini bir torba yapıp verdi

-Kaç lira?   

Malum her fırında, her bakkalda, markette farklı farklı fiyatlar var.

-17,5 Tl abla..

On beş lira çıkarmıştım tahmini, cüzdandan bozuklardan iki buçuk lira daha çıkarıp verdim. Vay canına!

Eve dönüş yolumun üzerinde Halk Ekmek büfesi var. Aslında oradan Halk ekmeğin organik ekmeğinden alacaktım lakin gelirken çok kalabalıktı,  sıra vardı, dönüşte sıra daha da uzamıştı. Elimdeki ekmek torbasını saklamak ister gibi bir hissiyata girdiğimi hissetim. Hızlı hızlı geçtim büfenin önünden.

Üç gün sonra;

Çarşıda işlerimi halletmem lazım. Arabaya yer bulmak zor oluyor, zaten kullanmayı da sevmiyorum bu trafikte. Minibüse bindim. En son 4TL idi ;

-bi lira daha varsa abla.

Bir lira verdim;

-varsa yirmi beş kuruş daha, yoksa canın sağolsun abla..

Kardeş peşin söylesene, veresiye yazıyorsun. İndi-bindi beş lira yirmi beş kuruş olmuş. Gelirken tren/Marmarayla geleyim dedim içimden. Kartal meydanı düzenlemesi yapılıyor ,ortalık berbat ötesi. Kaldırımlar, yollar delik deşik. Çalışmalar bir an önce biter inşallah. İstasyona giderken yine tam kaldırımın üzerine  bir Halk ekmek büfesi kondurmuşlar. Hiç sıra yok, hatta kimsecikler yok, Gidip bir organik ekmek alayım dedim. En üst rafta dört tane dizili. Satıcı bey uzanıp verdi. Kaç lira ,dedim.

-on üç buçuk, dedi. /Ablasız şükür/  Şaşırdım yine. Bak şimdi fırından aldıklarım, bu ekmeğin yanında ucuz kaldı.  Ucuz olanlar inan olsun sandviç ekmeği kadar, elbette beşer onar alır insanlar. Bu organik olanlarda büyük sayılmaz dört kişilik bir aile için hele oldukça küçük.

Bunları neden mi yazıyorum? Çünkü hayat aşırı pahalı sevgili okur. Bir ekmek bile çok pahalı. Hala ziyan edip çöpün kenarlarına koyanlar var. Oysa ekmeğe ayrı bir duruşumuz vardır/dı, nimettir, yerde görsek alıp kenara koyarız, hatta üç kere öpüp başımıza koyarak büyüyen nesiliz. Tabi bunları bizden sonrakilere aktarıyor muyuz? Bilemem.. 

Ağız tadımız bol olsun.