aç mı kaldın sen?

Yıllardır bitemeyen caddenin karşısındaki inşaatta, aman bir faaliyet bir faaliyet.
Harıl harıl çalışıyorlar. Sabahın erken saatinde bir onlardan ses geliyor, birde
üst kattaki komşunun cam kenarına koyduğu ekmeği kapışan martılardan.
Uçarlarken öyle bir pike yapıyorlar ki cama çarpacaklar sanıyorum.Neyse teğet geçiyorlar.
Bu günkü vaka sayısı 359 kayıplarımız 4. Bakan her geceki açıklamasını yapmış.
Uykudan önce. Korku masalı.
Gazetelerde İdlib'de 3 askerimizin şehit olduğunu öğrendim. Makamları cennet olsun.Memleket onları asla asla asla unutmamalı. Salgın derdine düşenler,
senelerdir süregelen can acılarımızı unutmamalı.
Biz tuhaf huyları olan milletiz .Belki insanlık genelde öyle.Diğer toplumları bilmiyorum. Bir zamanlar değersizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya çalıştığımız,kimi zaman şiddete maruz kaldıkları için isyan ettirdiğimiz ama sonuçta ellerine düştüğümüz sağlık çalışanları için,dün akşam alkışlama etkinliği vardı.
Saat 21.00 de balkonlardan, pencerelerden alkışlandı fedakar, cefakar,çalışkan
sağlık çalışanları. Allah güç kuvvet versin onlara.
Her zaman dua ettiğim meslek insanlarındandır doktor, hemşire ve diğer sağlıkçılar.

Evet nasıl bir ilhamsa her gün yazasım geliyor. Sanırım kendimi moral açısından en rahat ,en iyi bu mecrada buluyorum. Hem blogları okumak, hem yazmak iyi gelmeye başladı.
Bir de misafirim var ben bunları yazarken.
Tam karşımda bir içeri bakıyor, bir dışarı. Üst katta ekmekler bitti anlaşılan,diğer
katları dolaşmaya çıkmış.
Cam kenarına ekmek vb. yem olarak koymayı sevmiyorum. Sonuç olarak apartman katlarında yaşıyoruz alt katımız ,üst katımız var. Komşularımıza rahatsızlık vermeye mahal yok. Yiyecek mi vereceksin, arka tarafta kocaman bir parkımız var ,orada yapılacak bu işler.
Kuşlar, kediler ,köpekler //zamanında yeterli ve gerekli barınaklar yapılmış olaydı bu kadar sokak hayvanı olmayaydı iyiydi ya neyse // bu dönemde aç ve ilgisiz kalmış olabilir.
Onları da unutmamak lazım..



Tahinli Kek



Bugün börek pişirdim.
Kek yaptım.
Ağzımızın tadı varken henüz, yiyelim istedim.
Börek; ıspanaklı sucuklu,
Kek; havuçlu,tahinli ve cevizli.
Tüm gün üç kere çay demledim. Haberlerin önünden kalkmayan eşimi
oyalamak kolay olmadı. Vehimler içinde.Hatta bir ara ateşim mi var benim,
diye dolaşıyordu. Televizyonda bir doktor insanların bu gibi durumlarda hastalık belirtilerinin aynısının kendilerinde olduğu endişesine kapılabileceğini anlatıyordu, tam da. Bak dedim; sendeki ruhsal bir şey.
İnsan bedeninin hangi bölümünden şüphe duyup o kısmını dinleyip yoğunlaşırsa
hastalık var ,diye düşünebilirmiş. Yine de ikimizde hem kendimiz hem evlatlar için endişeliyiz.
Ihlamur demledim.Bal katıp içtik.
Televizyonda ''7.Koğuşta Mucize'' filmi gösterime girmişti. Netflix de.
Canımız ağlamak istiyormuş demek.Açtım filmi izledim. Çok güzeldi.
En beğendiğim filmler arasına girdi.Bir süreliğine ortamdan uzaklaştırdı.

Sonra televizyonda haberleri açtık ki CB. çıkmış Ulusa Sesleniş yapıyor.
65 yaş üzerine kolonya ve maske dağıtılacakmış.
En düşük emekli maaşı 1500.-Tl olacakmış.Bayram ikramiyeleri Nisan başında
yatırılacakmış. LGS ve YKS ertelenebilirmiş. 20 bin öğretmen ataması yapılmış.
Öbürleri iş hayatını ilgilendiren konular falan işte. Aklımda kalanlar vatandaş olarak bunlar. Salgınla ilgili başkaca bir tedbir açıklanmamış.Herkes başının çaresine kendi bakacak , dışarı çıkma, temiz ol, ellerini yıka. Hastalık belirtisi görürsen Alo 184 ü arayıp ona göre hareket edilecekmiş.
Ben Çok Gezenti Burak Akkul'un Koronavirüsü hastası olması ile ilgili gelişmeleri Can Ataklı'dan dinleyince zaten olayın nasıl olduğunu öğrenmiştim.
Evlerden uzak yarabbim..
Annemleri aradım, onlarda riskli grupta tabii.
Pazara gitmişler! Artık bir şey demedim.
Sonra açtık ikinci bir ağlak film daha izledik;
''Annem''. Yani o da klasik bir fedakar anne, ailesini beğenmeyen ,sonra kıymetini anlayan kız çocuğu hikayesi.

Hava da bir soğuk ki sanırsın kışın ortasındayız.
Bugünlük bu kadar.