#kitapyurdu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#kitapyurdu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eşekli Kütüphaneci
Yunanlı Dimitrios mübadele sırasında yerini yurdunu terk etmek zorunda bırakılan büyüklerinin hatıralarını yadetmek, onların anlattıkları yerleri, yaşayıp görmek için Yunanistan'dan peribacaları diyarı Ürgüp'e gelir.
Bu masal diyarı Dimitrios'un ''Baba'' lakaplı antikacı genç Aziz ve ailesi ile tanışmasına vesile olur. Dimitros, evlerinde misafir olduğu ailenin babası Mustafa Güzelgöz'ün Ürgüp'de çok tanınan, çevre köylere çok faydalı işlere imza atmış ''Eşekli Kütüphaneci'' olarak tanındığını öğrenince onun hikayesini öğrenmek ister. Mustafa Güzelgöz'ün hayat hikayesi Dimitros'u hayretten hayrete sürükler.Mustafa Güzelgöz namı diğer ''Eşekli Kütüphaneci'' Ürgüp'ün otuzdan fazla köy halkını ,özellikle kadınları, çocukları kitapla tanıştırmış, onlara dünyanın kapılarını açmıştır. Sadece onunla yetinmemiş kooparatifçilik yapmalarına önayak olmuş ,karşılıksız bir çok işe girişmiştir,faydalı olmak için çırpınmıştır.
Bu çabaları zamanla etrafındaki haset insanları çileden çıkarmış olsa gerek ki Mustafa Güzelgöz ile uğraşmaya başlamışlar.Şikayet etmişler, müfettiş çağırmışlar.
Peki onca iyilik yaptığı insanlar ne yapmış..
Ne yapmış olabilir sizce?
Gerçekçi bir muhasebe yapın ; size onca iyiliği dokunmuş birine, birileri köstek oluyorsa , o sizin için ve sizden habersiz onca çaba, çile ile bir çok işe girişip sonuçlandırmışsa. Başı dara girdiğinde ne yaparsınız?
Fakir Baykurt (1929-1999) son eseri olan ''Eşekli Kütüpkaneci '' romanını 1999 yılında Almanya'da hasta yatağında yazdı. Eylül 2000 yılında basıldı.
Fakir Baykurt ,yazdığı bu kitapta iki farklı dönem içerisinde ; sevgiyi, dostluğu, azimle çalışmayı, yılmamayı, kardeşliği Ürgüp'ün masalsı atmosferi içerisine sarıp sarmalayarak çok sade ,güzel bir dille anlatmış.
Ne okusam diyenlere tavsiye ederim.
Not:Kitabın içerisinden bir de güzel kartpostal çıktı:) Zarif bir düşünce.
Temmuz'da birlikte olacağım hikayeler
''Herşeyin başı sağlık'' ,
cümlesini, hayatımızın baş köşesine koymamız gerektiğini ,
yine ve yeniden tecrübe ederek geçirdiğim bir Haziran ayı sonrası gelen
Temmuz ayında okuyacağım kitaplarım bunlar.
Dördünü de bu ay bitireceğim diye iddia etmiyorum ama uzun sıcak günlerle
dolu Temmuz ayı, 'deniz- güneş- kum' modu biraz uzakta duruyorsa, en güzeli
koca gövdeli, büyük yapraklı bir çınaraltı, püfür püfür bir deniz kenarı çay bahçesi ,hiç yoksa bol çiçekli, gölgelikli bir balkon masası gibi serin köşeler bulup ,en sevdiğinden dondurmasıydı ,limonatasıydı ,çayıydı kahvesiydi eşliğinde kitap okuyup arada da güzel güzel yazılar yazmayı ihmal etmemek.
Her mevsim güzel,
yaz daha bir güzel..
cümlesini, hayatımızın baş köşesine koymamız gerektiğini ,
yine ve yeniden tecrübe ederek geçirdiğim bir Haziran ayı sonrası gelen
Temmuz ayında okuyacağım kitaplarım bunlar.
Dördünü de bu ay bitireceğim diye iddia etmiyorum ama uzun sıcak günlerle
dolu Temmuz ayı, 'deniz- güneş- kum' modu biraz uzakta duruyorsa, en güzeli
koca gövdeli, büyük yapraklı bir çınaraltı, püfür püfür bir deniz kenarı çay bahçesi ,hiç yoksa bol çiçekli, gölgelikli bir balkon masası gibi serin köşeler bulup ,en sevdiğinden dondurmasıydı ,limonatasıydı ,çayıydı kahvesiydi eşliğinde kitap okuyup arada da güzel güzel yazılar yazmayı ihmal etmemek.
Her mevsim güzel,
yaz daha bir güzel..
yeni yılda ilk kitap siparişlerim
2017 de son okuduğum iki kitap da güzel kitaplardı.
Kördüğüm , Ayşe Kulin 'in , günümüz olayları etrafında ördüğü bir macera hikayesi.
Hafızasını kaybeden, Gizem adı verilen Esra adındaki genç doktorun
başına gelen olmadık işler, çözülmesi zor sorularla
onun hayatının içine dahil oluyoruz, onunla beraber sırlarını çözmeye çalışıyoruz.
Yukarıdaki fotografta gördüklerinizde, bu ay okuyacaklarım.
Paulo Coelho 'nun pek çok eserini okudum. On Bir Dakika da onlar arasına katılacak.
Ayşe Kulin 'de romanlarını takip ettiklerimden.
John Verdon ise ilk kez okuyacağım bir yazar. Uzun zamandır polisiye bir roman
okumamıştım. Bu bir seri imiş.Beğenirsem diğerlerini de alacağım
kısmetse..
Bir de söylemeden geçmiyim,içinden kitap ayracı çıkan kitapları çok seviyorum.
Diziler, kitaplar yanında çaylar kahveler, belki biraz da müzik..
Henüz sert yüzünü göstermeyen,
şimdilik güneşli kış mevsimi böyle böyle geçecek artık..
İnsanın Düşünmekten Canı Yanar mı?
Nevşin Mengü haber spikeri iken , her akşam saat 18.00 de onun haberlerini takip
ederdik.Sunumu, yorumları anlatış şeklini beğenerek izlerdik.
Sonra sevgili Nevşin kızımız,bence, zülfi yâre dokunmaya başladı diye , işinden
ayrıldı ya da ayrılmak zorunda kaldı.Niye işi bıraktığını,
belki başka bir kitabında yazar, yine bu kitabında olduğu gibi zevkle okuruz.
''İnsanın Düşünmekten Canı yanar mı?'' adını koymuş kitabına,
belki ironi yapmış,belki bir benzetme.
İran'da 2009 yılında TRT Türk muhabiri iken,İran'da yaşanan seçim,
sonrası,öncesi ve yaşadıklarını anlatıyor kitabında. Bizim
görmediğimiz belki de bir turist olarak bulunsak bile asla göremeyeceğimiz detaylar var.
İşte şöyle kültürü, şöyle sanatı , dili var vesaire tarzında ,değil.
Gerçek İran, gerçek yaşam, gerçek kültür. Öyle ki okurken ,olmaz olsun böyle hayat
diyebilirsiniz.
Benzerlik kurmaya kalktığınız şeylerle,
aklınızdan geçse de ,yok yok deyip,halinize şükredebilirsiniz.
Ve düşünürsünüz ki;
Dünya üzerindeki bir insan için,
Toplumda yaşayan bir birey için,
Ailenin en küçük ferdi için bile
en değerli şey
özgürlük ve bir insan olarak önemsenmek.
Kitap siparişi
İnternetten ilk kez kitap alışverişi yaptım. Herhangi bir şey satın almak için bu yolu pek kullanmam.
Alacağım şeyi bizzat görüp, dokunmak, sağını solunu incelemek,bakmak isterim.
Bir kez kızım için , o zaman lisede kendisi ve ''ergenimergen'' modundaydı, ... marka ayakkabı alacağım diye tutturdu. Baktım bu bizim gençliğimizin espadrili. Yeni sürümü piyasaya çıkmış:)
Bir kaç büyük mağazada bir kaç model ve renk var.Öyle bir model için çok pahalı.
Bizde bir siteden aldık.
Fiyat olarak, dışarıdaki uçuk fiyatlara göre uygun gelmişti.Ayakkabılar gelince, baktım replika mal bu.
Neyse kızımın ergen gönlü oldu, severek giydi, rahat etti ayakkabılarıyla.
Bir daha da denemedim internet alışverişi.
Oturduğumuz sitenin sosyal tesisinde bir kütüphane kuralım dediler, bende evdeki kitapların
hem bir tozunu alayım hem de oraya kitap seçeyim dedim.
Bir de baktım kitaplığıma yeni kitap girmemiş epeydir. En çok per perişan olmuş, sayfaları telef olmuş olan ''Rüya Tabirleri'' kitabı başköşede:) Sıkıntıdan rüyalara sarmışım galiba dedim,
verdim sipariş internetten. Daha doğrusu eşim verdi, benim yerime.
O, bu tip alışverişlere daha yatkın , daha içli dışlı diyelim, o nedenle.
Benim elim ayağıma dolanır.
Kitapları Kitapyurdu'ndan aldım. Hem tam vaktinde, hem çok iyi ambalajlanmış halde
geldi. Sanırım bu yolu hep kullanırım artık, en azından kitap alırken.
Nazan Bekiroğlu çok çok beğenerek okuduğum bir yazar.
Yerli Yersiz Cümleler'i de merak ediyorum.Sanırım
Nar Ağacı , Mimoza Sürgünü ve Mücella kadar severek okuyacağım.
Şermin Yaşar 'ı Facebook 'da çocukları ile ilgili paylaşımlarından tanıdım,
3 tane şekermi şeker çocuk annesi Oyuncu Anne .
Daha çok çocuklara yönelik yazdıkları ama sanırım Hoşça Kal Lokantası
bizlere hitap eden bir öykü kitabı.
Yazarak Hafifleyin de ise Yeşim Cimcöz ,
yazının iyileştirici gücünden , şifa kaynağı olduğundan bahsediyor .
Bu kış hem çok yazıp hem çok okuruz , diye umuyorum...
Güzel bir cuma ve ardından dinlendirip, eğlendiren bir hafta sonu olsun..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


